Anasayfa / wiki / A N K A

A N K A

edebiyât ve tasavvufta yer alan efsânevî kuş. Arapların anka, İranlIların sîmurg adını verdikleri kuş, Türkçede her iki şekliyle birlikte zümrüdüanka ve hümâ yahud umay olarak adlandırılır. Efsânelere göre Kafdağı’mn tepesinde direkleri abanoz, sandal ve öd ağacından yapılmış köşke benzer bir yuvada yaşar. Başı, yassı burunlu yırtıcı bir hayvan başı gibidir. Cüssesi çok büyük olup, uçtuğu zaman hava kararır. Uçarken sel sesine veya gök gürültüsüne benzer sesler çıkarır. Göz kamaştırıcı bir parlaklığa sahiptir. İnsan gibi konuşur ve düşünür. Bilgisi ve hünerleri çok fazladır. Tüyleri ile yaraları iyi eder. Efsânelerde merhametli oluşuyla bilinen iyi kalpli an- kanın yanısıra, canavar tabiatlı ikinci bir anka da vardır. Anka, tasavvuf ve edebiyâtta değişik mânâlarda kullanılmıştır. Tasavvufta, ankanın efsânevî özelliklerinden istifâde edilerek bâzı tasavvufî görüşler temsîlî olarak onunla anlatılmıştır. Anka tâbirinin tasavvufa yerleşmesini Mantık-ut-Tayr adlı eserinde geniş olarak ele alan Ferîdüddîn-i Atâr sağlamıştır. Ona göre anka birlik-çokluk gibi iki zıt kavramı ifâde eder. İbn-i Arabî ise anka- yı bir toz yığını ve zerrecikleri olarak düşünmektedir. Arap, Fars ve Türk edebiyâtlarında anka, efsânevî özellikleri ve değişik adlarıyla çeşitli teşbih, mecaz ve mazmunlar hâlinde geniş kullanma sâhasına sâhiptir. Özellikle dîvân edebiyâtı- nın manzum ve mensur metinlerinde iyi özellikleri ile zikredilir. Renkli tüyleriyle bir cennet kuşu kabûl edilerek zümrüdüanka diye bahsedilmiştir. Yükseklerde uçması ve kolay avlana- mayışı yüzünden ulaşılması çok zor durumları ifâde etmek için kullanılmıştır. Sevgili, adı herkes tarafından iyi bilindiği hâlde, kendisini görenin olmaması, gözle görülm eyişi veya ona ulaşma zorluğu sebepleriyle ankaya benzetilmiştir. Onun âşığa iltifat etmesi ve yakınlık göstermesi ise âşığın başına “devlet kuşu” konması olarak kabûl edilmiştir. Ankanın en meşhur özelliği, kimseye muhtaç olmadan kendi başına yaşadığı için kanaati temsil etmesidir. Bu yüzden kanâat sahiplerine “anka- meşreb” veya “ankatabiat” denir. Yine bu özelliği sebebiyle kimseden birşey beklemeden darda kalan herkese yardım eden bir varlık hüviyeti kazanmıştır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir