Home / wiki / ACEMİ OCAĞI

ACEMİ OCAĞI

Kapıkulu ocaklarına ve özellikle yeniçeri ocağına
asker yetiştirmek için kurulan teşkilât. Rumeli’de
arka arkaya elde edilen zaferler sonucu sınırlan genişleyen
Osmanlı Devleti daha fazla askere ihtiyaç
duyuyordu. Mevcut kuvvetler ihtiyâca yetmiyor ve
elde devamlı bir ordu bulunması gerekiyordu. Bu
îtibârla esirlerden faydalanmak gâyesi ile 1362
senesinde kâdıasker Çandarlı Kara Halil ile ulemâdan
Karamanlı Molla Rüstem’in gayretleriyle,
Sultan Birinci Murad devrinde Pençik Kânunu
gereğince Acemi Ocağı Gelibolu’da kuruldu. Daha
önceleri savaşta esir alınanlar, kısa bir eğitimden
sonra yeniçeri yazılıp savaşa gönderilirdi.
Sultan Birinci Murâd zamanında esirler önce Lapseki,
Çardak ve Gelibolu arasında süvâri askerlerini
taşıyan gemilerde beş-on sene acemi oğlanı
olarak çalıştıktan ve uzun bir eğitimden geçtikten
sonra Yeniçeri ocağına kaydedilmeye başlandı.
Acemi teşkilâtına, acemi oğlanı iki şekilde
alınırdı. Biri harpte esir edilen esirlerin beşte birinden,
diğeri ise Osmanlı sınırları içinde yaşayan hıristiyan

çocuklarından ki buna “devşirme” denirdi.
Devşirme kânunu ile Hıristiyan tebea evlâdından
asker toplanarak, gayri müslim olan Rumeli
halkı yavaş yavaş Müslüman olacak ve bu askerlerle
de Türk ordusu biraz daha kuvvetlenecekti.
Kuruluşunda Gelibolu’da bulunan acemi ocağının
merkezi fetihten sonra İstanbul’a taşınmıştır.
Gelibolu ocağının başında Gelibolu ağası vardı.
Gelibolu acemi ocağının mevcudu önceleri dört
yüz idi; daha sonra beş yüz olmuştur. İstanbul
acemi ocağının mevcudu ise önceleri üç bin kadardı.
On altıncı asırda bu sayı dört bine çıktı.
Yeniçeri mevcudu arttıkça acemilerin miktarı da artıyordu.
On altıncı asır sonlannda Bostancılarla birlikte
sekiz-dokuz bine çıkan acemilerin 17. asır
başlarındaki adedi 9406 idi.
Acemi ocağı on yedinci asır ortalarından sonra
ehemmiyetini kaybetti. Yeniçeri ocağı 1826 yılında
Sultan ikinci Mahmûd tarafından kaldırılınca
bu oCak da kapanmış oldu.
Acemi oğlanı: Osmanlı Devleti zamânında
esirlerden yâhut devşirme ile hıristiyanlardan toplanan
çocuklar meslek îtibâriyle Türk-İslâm unsuruna
ve milletine yabancı oldukları için acemi
tâbiri kullanılmıştır. Bu acemi neferler, asker ocağına
yeni gelmiş, askerî tâlim ve terbiyeyi henüz
öğrenmeye başlamış olanlardır.
Acemi oğlanları kırk evden bir hesâbıyla devşirilirdi.
Alman oğlanların yaşlan 10-20 arasında
olurdu. Zeki ve kibâr olanları saraya iç oğlanı olarak,
kuvvetli olanları da bostancı ocağına alınırlardı.
Acemi oğlanı alman bölgenin halkı bâzı
vergilerden muaf tutulurdu.
Savaşlarda esir alman veya devşirme usûlüyle
reâyâdan toplanan bu çocuklar, önce Türkçe ile
İslâmi esaslar öğretilmek üzere 4-5 yıl Anadolu ve
Rum eli’deki Türk çiftçi âilelerine verilirlerdi.
Çiftçilik yapmayanlar acemi oğlanı olamazlardı.
Çifti çubuğu olan köylüye verilen acemi oğlanlarının
yoklamalarım yapmak için ikisi Rumeli’de
ikisi Anadolu’da olmak üzere dört kişi görevlendirilirdi.
Bunlara “Kethüdâ” denilirdi. Kethüdâlar
me’mur oldukları yerlere giderler; oradaki oğlanların
verilen yerde çalışıp çalışmadıklannı kontrol
eder ve yıllık vergilerini de bunları hizmetinde
kullanan köylüden alırlardı.
Acemi oğlanlar, bulundukları çiftçinin yanındaki
hizmetleri bitirdikten sonra İstanbul’a getirilirlerdi.
Mensub olduklan yerlere göre Rumeli veya
Anadolu Ağası’nın tezkeresi ile bunlara birer
akçe ulûfe tâyin edilip yeniçeri yazılırlardı. Ulûfeye
yazılanlar, Yeniçeri ocağının malı olurdu.
Acemi oğlanları, pâdişâh ve vezirlerin saray
hizmetinde, ağa ve yeniçeri kâtipliklerinde, gemi
ve oda hizmetlerinde, inşâat ve nakliye hizmetlerinde
de çalıştırılırlardı.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir