Familyası:
Zambakgiller (Liliaceae). Türkiye’de yetiştiği
yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nın sulak
çayırlarında bol miktarda yetişir.
Boyu 10-30 cm yüksekliğe ulaşan, otsu ve
yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe
renkli, 6 parçalı çiçekler açar. Yaprak ve meyvaları
ise ilkbaharda ortaya çıkar. Sonbaharda çiçek
açtığından dolayı halk arasında “güz çiğdemi”
olarak da bilinir.
Kullanıldığı yerler: Tıbbî önemi hâiz bir bitkidir.
Kullanılan kısmı yumru ve tohumlarıdır. Bileşiminde;
sâbit yağ, şekerler, tanen ve kolşisin ile
demekolsin alkaloitleri mevcuttur.
Tohum ve yumruların idrar arttırıcı, terletici,
müshil ve romatizma ağrılarını dindirici etkisi
vardır. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelliği
olduğundan, bu droglar, dâhilen ancak hekim
kontrolünde kullanılabilir. Eskiden halk arasında
romatizma ağrılarını dindirmek için hâricen kullanılırdı.
Bunun için bir tutam acı çiğdem tohumu,
2-3 diş sarımsak ile havanda iyice dövülür. Elde
edilen sulu kısım da bir tülbente emdirilip, ağrıyan
kısma sarılır. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya
tekrarlanır.
Acı çiğdemin başka zehirsiz çiğdem türleri, yemeklerde
de kullanılır. Yumruları çiğ olarak, külde
pişirilerek veya yemeğe katılarak (çiğdem pilavı)
yenir. Çiğdem yumrusu yerine, yanlışlıkla acı
çiğdem yumrusu yenirse tehlikeli zehirlenmelere sebep olur.
Çiğdem yumrusunu acı çiğdem yumrusundan
ayırmak için, gövdenin yumrudan çıkışına dikkat
etmek gerekir. Çiğdem türlerinde gövde, yumrunun
tam ortasından çıkar. Acı çiğdemde ise gövde,
yumrunun yan tarafından çıkmaktadır.






