Âsaf Derviş Paşa (d. 1868, İstanbul – ö. 6
Haziran 1928, İstanbul), Türkiye’de modern
kadın hekimliğinin kurucusu olarak
tanınan cerrah.
1893’te Askeri Tıbbiye’yi (Mekteb-i Tıbbiye-
i Şahane) yüzbaşı rütbesiyle bitirdi. Haydarpaşa
ve Beylerbeyi hastanelerinde staj
yaptıktan sonra Trablusgarp’taki Süvari
Alayı tabibliğine getirildi. On ay sonra
İstanbul’a dönerek adli tıp müderris muavini
oldu. 1894’te Abdülhamid’in iradesiyle
Tophane Müşiri ve Mektepler Nazırı Zeki
Paşa’nın seçtiği beş kişilik bir grupla Berlin’e
gönderildi. Orada Tıp Fakültesini
bitirdi. Prof. V. Olshausen’in kliniğinde
asistan olarak çalışıp kadın doğum uzmanlığına
yükseldi. Beş yıl sonra, Aralık 1899’da
Türkiye’ye döndü ve Gülhane Askeri Tababet
Tatbikat Mektebi ve Hastanesi’nde
açılan kadın-doğum kliniğinin ilk muallimi
oldu. 1900’de Kadırga’daki Mekteb-i Tıbbiye-
i Mülkiye’nin kadın-doğum muallimliğini
de üstlendi. Manken üzerinde dersler veren
Âsaf Derviş Paşa, koğuşları da septik ve
aseptik olmak üzere ikiye ayırarak, hekimlere
asepsi ve antisepsiyi çağdaş bir biçimde
öğretti. 1902’de fahri olarak Askeri Tıbbiye
ve Şişli Etfal Hastanesi kadın hastalıkları
şefliklerine getirildi. 1909’da Haydarpaşa’
daki askeri ve sivil tıbbiyelerin birleştirilmesiyle
kurulan Tıp Fakültesi muallimliğine
atandı ve askerlikten muaf sayıldı. Balkan
ve I. Dünya savaşlanna katıldı. Şark Ordulan
müşterek sıhhiye müfettişliği, Sıhhiye
Dairesi müşavirliği ve İstanbul hastaneleri
müfettişliği yaptı. Mütareke yıllannda, sonradan
Türk Hekimleri Dostluk ve Yardım
Cemiyeti adını alan Etibba Muhadenet ve
Teavün Cemiyeti’nin kurucuları arasında
yer aldı ve ilk başkanı seçildi. Savaştan
sonra, ölünceye değin Tıp Fakültesindeki
görevini sürdürdü.
Âsaf Derviş Paşa, Türkiye’de kadın sağlığı
alanında sağlıksız koşullarda yapılan düşüklere
ve ihmal edilen doğumlara karşı başanlı
bir mücadele vermiştir. Üç cilt olarak
hazırladığı Kadın Hastalıkları adlı yapıtının
ancak birinci cildi basılabildi (1926).






