DİZANTERİ; Alm. Dysenterie, Fr. Dysenterie ,İng. Dysentery. Şiddetli ishal ile karakterize bir kalın barsak hastalığı. İki ana şekli vardır: Basilli dizanteri ve amipli dizanteri. Dizanteri eskiden be...

DİZ MAFSALI; Aim. Knie Gelenk (n), Fr. Joint dugenou (m), articulation dugenou, İng. Knee- Joint. Vücudumuzdaki en büyük mafsal. Baldır kemiği (tibia) ve uyluk kemiği (femur) arasında yer alır. Bu maf...

DİYOT; Alm. Diode (f), Fr. Diode, (f), İng. Di- ode. Genel olarak elektron tüpleri adı verilen vakumlu elektronik devre elemanlarından ilki olan iki elektrotlu bir düzen. Elektronların boşluktaki hare...

ABALIOĞLU (Yunus Nadi), türk gazetecisi, Cumhuriyet gazetesi kurucusu (Fethiye 1880 -İsviçre 1945). Abalızade Halil Efendinin oğlu, ilk öğrenimini Fethiye’de gördü. Sonra Rodos adasında Süleymaniye me...

ABAKÜS i. (yun. abax’dan lat. abacus, tablet, başlık tablası v.b.). Mim. Bir sütun başlığının yukarı kısmını meydana getiren tablet, başlık tablası. (Bk. a n s İk l .) — Esk. çağ. Üzerine şekiller çiz...

ABAKAN, Rusya’da yaşamakta olan türk kavimlerinden bir grubun adı. Güneyde, Sayan dağları ve Tayga ormanlarıyle çevrilen Abakan-Yenisey kıyılarında yaşayan bu Türkler, şimdiye kadar değişik adlarla an...

DİYET; Alm. Blutgeld, Wert, Fr. Prix de sang, Valeur, İng. Diet, Value. Kâtilin vereceği para cezası. Bir milletin kamu ile ilgili meselelerinin tartışıldığı siyâsî meclislerin adına da diyet denilmiş...

DİYATOMİT; Alm. Diatomeen (f), Fr. Diato- mite, İng. Diatomite. Diatom adı verilen tek hücreli alglerin silisli iskeletlerinden meydana gelen tortul kütle. İzolasyon malzemesi sahasında en fazla kulla...

ABAKA HAN, Cengiz Hanın torunu Hulâgu Hanın oğlu (Moğolistan 1234-1282). Babası Hulâgu Han ile birlikte Bağdat’ın zaptına katıldı. Hulâgu Hanın ölümü üzerine (1265) ilhanlı tahtına oturdu. Aynı yıl iç...

DİYATOM (Diatomeae); Alm. Diatomee (f), Fr. Diatomee (f), Ing. Diatom. Tatlı, acı veya tuzlu sularda yaşayan kabuklu ve hareketli, mikroskobik tek hücreli alg (yosun) türlerinin genel adı. Dikdörtgen,...

tagal dilinden alınmıştır). Filipinler’de (Luzon, Manila) yetişen ve Manila keneviri adlı elyafı veren bir muz türü (İlmî adı: Musa textilis; familyası: Musaceae). — a n s İk l . 8 m.’ye kadar yüksele...

ABAJUR i. (fr. abattre, kırmak ve jour, gün kelimelerinden Abat-Jour.) Genellikle huni biçiminde, kâğıttan, madenden, kumaştan, porselenden veya buzlu camdan yapılmış, ışığı kırmak ve yumuşatmak için ...

ABAİNDİ. Esk. coğ. Van gölü kıyısında bir şehir. Asur kralı Sargon I, Abaindi’yi sekizinci seferinde ele geçirebilmiştir (M.ö. 714)....

ABAENİ. Esk. coğ. Urartu devletini teşkil eden Nairi ülkelerinden biri (Van bölgesi; M.ö. XII. yy.)...

ABADYOT veya ABADİYUN, eski Sarasin korsanları, ispanya islâmlarındandır. IX. yy.’dan itibaren Girit’te İda dağının güneyine yerleşerek, çiftçiliğe başlamışlardır....

DİYARBAKIR; karpuzu ve kalesiyle meşhur Güneydoğu Anadolu’da yer alan bir ilimiz. Doğuda Batman, kuzeydoğuda Muş, kuzeyde Bingöl ve Elazığ, batıda Malatya ve Adıyaman, güneyde Şanlıurfa ve Mardin ille...

ABADLA, Güney Cezayir’de bir yer (Satıra bölgesi, Kolomb-Beşar çevresi). Gir vâdisinin sağ kıyısında, Kolomb-Beşar’ı Ucda’ya bağlayan Akdeniz-Nijer yolunun bitimine rastlar. Burada, Kenadza-Kolomb- Be...

ABÂDİYYE veya İBÂDİYYE i. Adını VII. yy. sonunda yaşamış âlim Abdullah bin İbâd veya Abâd’dan alan «Haricîler» mezhebine verilen ad. Bu mezhep, VIII. yy.’da Kuzey Afrika’da yayıldı, Tiaret’te bir sülâ...

ABÂDÎ MEHMED ÇELEBİ, osmanlı hukuku âlimi (Amasya, ?-?, 1554). Tahsilini İstanbul’da yaptı, Kemalpaşazade’den ders okudu. Fetva eminliğine kadar yükseldi. Mecmua-i Fetâvâ (Fetvalar Derlemesi) adlı bas...

makbul bir hint kâğıdı. Adını, imal merkezlerinden olan Devletâbâd (Hindistan) şehrinden aldığı söylenir. El yazması kitapların çoğu âbâdî üzerine yazılmıştır. Mürekkebi emmesi ve yazıyı göstermesi ba...