Bazı sahâbîler, ölmüş yakınlan adına tasaddukta bulunmalarının, onlara fayda verip vermiyeceğini Hz. Peygamber (s.a.)’dan sormuşlar ve müsbet cevap almışlardır. Sâ’d b. Ubâde anası namına yapacağı han...
«Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi yarlığa…» (68) gibi âyetler, diri ve ölü mü’minlere duâ edildiğini, edilmesi gerektiğini ifade eden n...
Geride kalanların ölüleri için yaptığı ibâdet ve hayırların faydasını iki bakımdan ele almak gerekir: Birincisi: Müteveffanın borçtan kurtulup kurtulmaması: Bir kimse üzerinde namaz, oruç, hac, zekât,...
1. Kendi Yaptıkları ve Sebep Oldukları: Kitâb ve sünnet müslümaııları hayatta ve sıhhati yerinde iken ibâdet ve hayır yapmaya teşvik etmiş, bunun hastalık halinde veya vasiyet ile yapılan hayırdan dah...
Muhalifler bu hadisi kabul ediyor, «hayatında Hz. Peygamber ile, gene sağlıklarında ehl-i beyti ile tevessül caizdir, fakat ölümden sonra caiz değildir» diyorlar. 3. Hz. Ömer’in hilâfeti devrinde Mâli...
2. Kul ile Allah arasında vasıtaya lüzum yoktur. Allah kullarına kendilerinden daha yakındır; O’nun izni olmadan kimse kimseye şefaat edemez. Allah’dan başkasına dua edilmez. 3. Hz. Peygamber en yakın...
Kabir ziyaretinden maksad ve faydanın ne olduğuna yukarıda temas etmiştik. Bunlardan biri de «ruhlara inşirah, yüce duygulara bereket sağlaması, yapılan duaların kabulüne vesile olması» idi. «Tevessül...
Bazı müctehidlere göre ziyaretin tek faydası ibret ve hatırlamadan ibarettir. 2 — Adabı: Ziyaretçi, ölünün yüzüne doğru döner, selâm verir, dua eder. Ziyaret esnasında sükûnet içerisinde ağlamakta bir...
Hz. Peygamber Cs.a.) önceleri kabir ziyaretini yasaklamıştı. Bunun sebebi câhiliyye devrinden yeni çıkan müslümanlarm kabir ziyareti sebebiyle birtakım bâtıl inanç ve âdetleri hatırlamalannı, hataya d...
Bundan önceki bahislerde farz, vacib, müstehab, sünnet olarak, ölen din kardeşlerimize karşı vazifelerimizi arzettik. Şüphesiz bunların da ölüye ve onların yakınlarına maddî, manevî faydalan vardır. B...
İslâm ölüme bağlı bir tasarruf olan vasiyete önem vermiş, hem müslümanlan ona teşvik etmiş, hem de geride kalanlara, meşrû vasiyetlerin yerine getirilmesini emretmiştir. Fıkıh kitaplarımızda başlı baş...
Hz. Ca’fer (r.a.) şehid olunca Rasûlullah (s.a.) yakınlarına: «Ca’fer ailesine yemek yapm çünkü onların başına -yeme içmeye bakamayacakları- büyük bir iş geldi,» demiştir. (52) Akraba ve komşuların, ö...
...
Hz. Peygamber (s.a.) definden sonra kabrin başında birmüddet durur ve etrafındakilere şöyle derdi: «Kardeşiniz içinAllah’dan mağfiret dileyin ve sorguyu şaşırmadan cevaplandırmasınıisteyin; çünkü o şu...
İslâm birçok âyet ve hadiste israfı yasaklamıştır. İsrâf malın lüzumsuz yere ve ölçüsüz harcanması, sarfedilmesi demektir. Aç, çıplak, ilâçsız, tahsilsiz, eşsiz, işsiz, muhtaç müslümanlara yardım etme...
Umumî kültürü ve dinî bilgisi zayıf kişilerin aklını çeler, ma’bedle mezarı birbirine karıştırmalarına, mezarda yatanın fevka’l-beşer bir varlık olduğuna inanmalarına sebep olur korkusuyla kabirlerin ...
ya kaderden şikâyet edici sözler yazılmasının memnû olduğun da ittifak etmiş, çoğu bunların haram olduğu neticesine varmışlardır. Bütün bunları nehyeden sahih hadisler mevcuttur. Buna mukabil kabrin y...
Kabrin dış şekli üzerinde titizlikle durulmuş, bununla alâkalı yasaklar konmuştur. Buhâri’deki bir rivâyetten anlaşıldığına göre bunun tek sebebi tevhidi (yalnız Allah’a ibâdet esasını) korumaktır. Hz...
