Kavatake Mokuami japon oyun yazarı (Edo, bugün Tokyo, 1816-Tokyo1893). Rehin karşılığı ödünç para veren bir tefecinin oğluydu; on dokuz yaşında kabuki çevresine girdiyse de, ancak oyuncu İçikava Kodan...

Kavatake Mokuami japon oyun yazarı (Edo, bugün Tokyo, 1816-Tokyo1893). Rehin karşılığı ödünç para veren bir tefecinin oğluydu; on dokuz yaşında kabuki çevresine girdiyse de, ancak oyuncu İçikava Kodan...

Kavata 1. Bot. Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü. -2. Tek parça ağaçtan oyulmuş kap...

Kavata 1. Bot. Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü. -2. Tek parça ağaçtan oyulmuş kap....

Kavat Evlilikdışı ilişkilere aracılık eden kimse; “muhabbet tellalı, pezevemk” anlamında sövgü sözü olarak kullanılır...

Kavasoğlu İbrahim türk pehlivan (Bulgaristan 1830 – Babaeski 1910). Babası vali kavası olduğundan Kavasoğlu sanıyla anılır Güreşe genç yaşta başladı ve kısa sürede ünlendi. 1,90 m boyunda, 150 kg ağır...

Kavasaki Japonya’da kent, Tokyo ile Yokohama arasında, Tokyo körfezinin batı kıyısında; 1 173 606 nüf. (1990). Büyük bir sanayi (ağır metalürji, tersaneler, kimyasal maddeler ve tekstil) merkezi ve ül...

Kavas 1. Elçilik ya da konsolosluklarda çalışan hademe. -2. Eskiden banka, patrikhane vb. yerlerde silahlı koruyuculara verilen ad. -Tar Osmanlı devletinde vezirlerin, elçi ve konsolosların maiyetleri...

Kavari 1. Fırtınalar, tufanlar -2. Ansızın ortaya çıkan büyük belalar -3. Kıyamet gününü andırır felaketler...

Kavanoz   1. İçinde çeşitli maddeleri (reçel, konserve vb.) saklamaya yarayan geniş ağızlı, derin cam kap; bu kabın içeriği: Turşu kavanozu. Bir kavanozu yedi bitirdi. -2. Akvaryum olarak kullanı...

Kavanin (ar. lp5nün, yasanın çoğl. Isavnin). Esk. 1. Yasalar: “O halde münekkidinin bu hususta bir çok kavânın iddia etmeleri abes olmaz mı?” (Baha Tevfik). -2. Kavânin-i askeriye, askeri yasalar. Kav...

Kavança KAVANÇA ya da KAVANÇO a. Denizc. 1. Yelkeni bir bordadan öteki bordaya geçirmek işlemi. -2. Herhangi bir şeyi ya da bir yükü bir taraftan diğer tarafa geçirmek ya da aktarmak işlemi. -3. Kavan...

Kavanagh irlandalı yazar (İnneskeen, Mhuineachain kontluğu, 1905 – Dublin 1967). Kundura tamircisi bir köylünün oğluydu; kendi kendini yetiştirdi, romanlar yazdı (A Green-Fool, 1939; Tarry Flynn, 1948...

Kavan ingiliz kadın edebiyatçı (Fransa’da 1901 – Londra 1968). Ona gözaçtırmayan bir annenin elinde büyüdü. İki mutsuz evliliğin ardından, İkinci Dünya savaşı sırasında oğlunu kaybetti. Birkaç kez tut...

Kavalyelik 1. Bir kadına herhangi bir şeyde, özellikle de dansta eşlik etme. —2. (Bir kadına) kavalyelik etmek, ona eşlik etmek....

Kavalye a. (fr. cavalier). Bir kadına ya da genç kıza bir gezide, bir toplantıda eşlik eden, özellikle de onunla dans eden erkek. —Bür. ger. Alt ucu bir fişe ya da dosyaya takılan ve bir renk, bir rak...

Kavalkemiği ANSIKL. Kavalkemık uzundur ve prızrnamsı biçimdedir; ön yüzü doğrudan doğruya derinin altındadır. Üst ucu şişkindir ve kavalkemik üst düzlüğü denen düz bir yüzey halinde, biri dış, diğeri ...

Kavaleto   Deric. ve Kürkç. 1. Derilerin iç yüzündeki et parçalarını kazıma, temizleme işlemi. —2. Kavaleto bıçağı, deri işçiliğinde kullanılan kalın, körletilmiş, arduvaz ağızlı bıçak. 11 Kavale...

Kavalalı Ayaklanması Kavalalı Ayaklanması Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’nın Osmanlı devletine iki kez başkaldırması olayı (1831-1833; 1839 -1841). Mora seferi Mısır’ın 1 milyon altınıyla 30 bin askerin...