Anasayfa / wiki

wiki

wiki

Jeolojik zamanlar boyunca bitkilerin dönüşüme uğraması sonunda oluşan ve yüksek bir ısıl güç kazanan taşıllaşmış, mineral katı yakıt. (Antrasit dışında madenkömürlerinin tümüne “taşkömürü” adı v...

Genellikle erdişi, ayrıtaçyapraklı, normal olarak 5’li tipte çiçekli, erkek organları taç yaprak sayısı kadar ya da iki katı olan, diğer parçalara az ya da çok bitişik üst yumurtalıklı ve iki me...

Asya ve Avrupa’nın büyük bölümünde rastlanan ardıç kuşu. (Göçmendir. Kayalıkları, çıplak dağ yamaçlarını sever. Böcekçildir. Bil. a. Monti- cola saxatilis; karatavukgiller familyası.)...

Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde İstanbul’da yayımlanan bazı gazetelerin adı. —Şinasi’ nin imtiyaz sahibi ve başyazarı olduğu gazete, 27 haziran 1862’de yayın yaşamına atıldı. Başlığını...

Ortalama olarak 20-30 yıl arası yaşarlar; bazı türleri 100 yıla kadar yaşayabilmektedir. Vücutlarının her iki kısmında da 5-7 solungaç yarığı sayesinde nefes alıp vermektedirler. Köpek balıklarının en...

Orkide Salepgiller familyasına ait destansı güzelliğe sahip bir çiçektir. Tropikal iklimleri seven orkide dünyanın her yerinde yetişebilir. Orkidelerin dünya üzerinde 20 000’den fazla çeşidi olduğu bi...

1-Bir işe girişme, başlama: “Bil illeti kıl sonra mü- davata tasaddi” (Ziya Paşa, XIX. yy.) 2-Tasaddi etmek, bir işe girişmek....

Mindanao’nun (Filipin- ler) güneyindeki dağlık bölgelerde yaşayan endonezya dil grubundan bir etni. Toplamacılık; balıkçılık ve avcılıkla beslenen yerleşik bir yaşam sürdüren, doğal mağaralarda barına...

1-Bir kimseyi tedirgin eden, endişelendiren, üzen düşünce; kaygı, dert: Hiçbir tasanız olmasın, ben her şeyi hallederim. Tasayı bırak, neredeyse gelirler. 2- Tasa çekmek, üzülmek, kaygı içinde olmak. ...

1-Bir şeyi, bir kimseyi tarttırmak, onun ağırlığının saptanmasını sağlamak: Bir koliyi tarttırmak Çocuğunu tarttırmak. 2- Bir maldan, bir üründen belli bir miktarı hazırlatmak: Manava üç kilo elma tar...

Basküle çıkarak, kendi kilosunu öğrenmek: Son günlerde hiç tartıldın mı? Bana şişmanladın gibi geliyor. ♦ Tartılmak: 1- Ağırlığı saptanmak: Tartılınca ne kadar eksildiğin ortaya çıkar. 2- Bir s...

Bir şeyi, bir kimseyi (bir şeyle) tartmak, belli bir araç kullanarak ve bir birime oranlayarak ağırlığını saptamak: Bir paketi teraziyle tartmak. Bir yükü kantarla tartmak. Bir bebeği tartıyla tartmak...

Tartmak eylemi, tartmak işi. Binc. Yarışmalardan önce jokeyin ve atın üzerine konulacakların tartı hakemince tartılması. -Ruhbil. Karma bir notun hesaplanmasına giren çeşitli değişkenlere katsayılar v...

(Giuseppe), İtalyan kemancı, besteci ve kuramcı (Pirano, istria, 1692 – Padova 1770). Din adamı olmaktan vazgeçerek Padova Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat okudu (1708). Elisabetta Pre...

Islatma, nemlendirme. 2- Tazelik verme. 3- Hoşlandırma, tat verme. 4- Tartib etmek, ıslatmak; tazelik kazandırmak; tat vermek: “Buy-i gül ü hurşid ile tartib-i dimağ et” (Namık Kemal). 5- ...

Hiçbir tartışmaya yol açmayacak kadar kesin bir şey için kullanılır: Bir karşılaşmanın, bir yarışmanın tartışmasız galibi....