Home / wiki / DAMARLAR

DAMARLAR

DAMARLAR; Alm. Ader (f), Fr. Vaisseau (f),
İng. Vesselî. Kalp ile dokular arasında kan iletimini
sağlayan boru şeklindeki yapılar. Damarlar canlı
yapılar olup, ihtivâ ettikleri bağdokusu, kas ve bu
kasları harekete geçiren sinirleri ile birbirini tamamlar
şekilde çalışırlar. Böylece dokulara gidecek
kan miktarını ayarlamada kalbe yardımcı olurlar.
Damar denildiği zaman genellikle bu isim altında
kan damarları, yâni atar ve toplardamarlar anlaşılır.
Fakat bundan başka beyazkan denilen sıvıyı
toplayarak toplardamarlara aktaran lympha (lenf,
akkan) damarları da vardır.
Kan damarlarını, ilettiği kanın gidiş yönüne göre
iki kısma ayırmak mümkündür. Bunlardan birisi,
kalpten kanı alıp dokulara doğru götüren bölümdür.
Bu bölüme dâhil olan damarların içinde oksijeni
fazla olan kan bulunur. Bu tip damarlara atardamar
veya “arteria” denir. Bunlar kalpten kalın bir oluk şeklinde
aorta çıktıktan sonra organizmanın genel prensiplerine
göre dallanma gösterirler. Her dal sayı bakımından
çok, çap bakımından ise bir öncekinden daha
küçük olmak üzere, devâm eden dallanmalarla dokulara
girer. Atardamarlar çaplarına göre büyük, orta,
küçük, ön kılcal ve kılcal atardamar olmak üzere
beş tipte incelenebilir. Arterlerin kesitini incelersek
karşımıza yine beş tabaka çıkar. Bunlar:1. Dış tabaka (kas dokusundan fakir, bağ dokusundan
zengindir).
2. Dış elastik bağ dokusu.
3. Orta tabaka (elastik lifler ve düz kaslardan
meydana gelmiştir).
4. İç elastik bağ dokusu.
5. İç tabaka (endotel denilen yassı hücreli zardan
yapılıdır).
Atardamarların bazıları ise gittikleri dokuya
göre özellik gösterebilirler. Bunlara özellikli arterler
denir.
Kan damarlarının, ilettiği kanın gidiş yönüne
göre tasnifinde diğer grup da toplardamarlar, diğer
adıyla “venae”dır. Bunlar atardamarların organlara
ve dokulara getirdikleri kanın dokuyla kan arasında
madde ve gaz alışverişinin yapılmasından
sonra toplayarak kalbe götüren damarlardır.
Atardamarların son bölümünü kılcal atardamarlar
teşkil ederken, toplardamarların ise başlangıcını
kılcal damarlar yapar. Bunlar birleşerek
çapları gittikçe artan ve sayıları azalan toplardamarları
meydana getirirler. Bu damarlarda bağdokusu
lifleri ile kasdokusu birbirine karışmıştır.
Fakat üzerlerine binen yük sebebiyle kaslar daha
belirgindir. Toplardamar duvarları atardamara nazaran
ince olup, kesitleri atardamarlarınkinin tersine
büzülmüş durumdadır. Toplardamarlar birçok
yardımcı unsurlara rağmen kanı kalbe iletmekte
yetersiz kalabilirler. Böylece kan damarda
göllenir. Bu göllenme ile damarlarda genişleme,
kıvrılma, düğümlenmeler olur. Bu hâdise bacakta
meydana gelirse varis’ten, anüs bölgesinde meydana
gelirse basur (hemoroit)dan söz edilir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir