İslâm, prensip olarak ticaret, sanâyi ve ziraat sektörlerinin yaptıklannı, onların yerine bizzat devletin yapmasını benimsemiyor. İslâm’a göre devletin vazifesi, ülkede dirlik ve düzeni sağlamak, eğitim ve öğretim yoluyla halka doğru ve hayırlı yolu göstermek, adâleti tesis etmek, bozukluk ve gayr-i meşrûluk lara son vermek, âmme hizmetlerini yerine getirmektir. Siyasi güç yanında arâzi mülkiyetini, sanâyi ve ticareti devletin tekeline almasından doğan kötülükler ve problemler, az olan faydasına nisbetle o kadar büyüktür ki, İslâm buna tahammül edemez. Devletin yürütmesine İslâm’ın cevaz verebileceği sanâyi kolları ve büyük işler ancak, toplum hayatı için zarurî olduğu halde ferdlerin (özel sektörün) yapamayacağı veya ferdlerin elinde bulunması, gerçekten âmme menfaatine aykırı ve zararlı olan işlerdir. Eğer devlet, diğer ticari ve smâî işlere el atarsa kurup yürüttükten ve başarı sağladıktan sonra bunlan ilk fırsatta fertlere devretmelidir. İşte bu kâideler, sınırlamalar ve ıslahât teklifleri —yukarıda zikri geçen— yedi tabiî prensip (4) ile birleştirilince toplum, feodalite ve kapitalizmin bütün kötülüklerinden kurtulacak, dengeli bir ekonomik düzen kurulacak ve bu düzen içinde, ferdî hürriyet ile sosyal huzur ve denge —smâî inkılâbın gelişmesi yolunda hiçbir engel meydana getirmeden, adâlet ve düzen içinde— yanyana yürüyebilecektir.
Devletin sınırlı müdahalesi:
Tarafından kozlu
Yorum yapılmamış
13 Aralık 2018 20:54
Related Posts
iphone 17 promax
19 Ekim 2025
İnsanlarla iletişimi Kestikten Sonra Zihnin Berraklaşır
05 Ekim 2025



