Home / wiki / EBÛ ABDULLAH ESBA’ BİN FEREC MÂLİKİ

EBÛ ABDULLAH ESBA’ BİN FEREC MÂLİKİ

Hadîs ve Mâlikî fıkıh âlimi. Hadîs ilminde hâfiz (yüzbinden fazla hadîs-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilen) idi. Künyesi Ebû Abdullah, ismi Esba’ bin Ferec bin Sa’îd bin Nâfi’dir. Dedelerinden Nâfi’nin Emevî halifelerinden birinin azâtlı kölesi olması dolayısıyle el-Emevî, Kahire yakmlanndaki Fustât kasabasında oturduğu için el-Mısrî, Mâlikî mezhebi mensubu olduğu için de el-Mâlikî nisbet edildi. el-Fakîh ve el-Hâfiz lakâblan verildi. 150 (m. 767) senesinde doğduğu söylenen Esba’ bin Ferec, 225 (m. 840) senesinde vefât etti. Meşhûr Mâlikî fakîhi ve Mısır kadısı Abdullah bin Vehb’in kâtipliğini yapan Esba’ bin Ferec, başta jtbni Vehb olmak üzere Abdurrahmân bin Zeyd bin Eşlem, Abdülazîz Darâverdî, Abdurrahmân bin Kâsım, Alî bin Âbis el-Kûfi, îsâ bin Yûnus, Yahyâ bin Sellâm, Hâtem bin Ismâil ve İbn-i Vehb’in rhuasırı olan âlimlerden hadîs-i şerîf işitti ve ilim öğrendi. Aynca İbn-i Vehb ve İbn-i Kâsım’dan fıkıh öğrendi. Bilhassa fikıh ilminin mes’elelerinde derin bilgiye sâhip oldu. Mâlik bin Enes’den hadîs-i şerîf dinlemek için Medine’ye gittiğinde, onu vefât etmiş buldu. Orada Eşheb’le sohbet etti. Mısır’da kadılık yaptığı da rivâyet edilen Esba’ bin Ferec, birçok değerli âlimin yetişmesine emek sarf etti. İmâm-ı Zehebî, İmâm-ı Buhârî, Ebû Hâtem Râzî, Muhammed bin Esed el-Huşerî, İbn-i Vaddah, Sa’îd bin Haşan ve daha birçok âlim kendisinden ilim tahsil edip, hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hadis ve fıkıhta âlim, mes’eleleri çözmede mâhir, görüş belirtme ve kıyasta keskin, dili tatlı, dünyâdan uzak, âbid ve zâhid olan Esba’ bin Ferec hakkında âlimlerden birçoğu görüşlerini belirtmişlerdir. Bunlardan Eşheb’e “Senden sonra ilimde kim vardır?” denilince “Esba’ bin Ferec daha âlimdir” diye cevap verdi. İbn-i Lübâd “Fıkhın usûlünü Esba’ bin Ferec’in usûlünden öğrendim” İbn-i Maîn “İmâm-ı Mâlik’in içtihadına göre hüküm verenlerin en üstünü idi. O, insanlann sorduklan sorulana tek tek cevap verir, onlara mes’ eleleri öğretirdi” Abdülaziz Mâceşûn “Ben Mısır’da O’nun gibi âlim görmedim. Bir de O’nun hocası İbn-i Kâsım vardı” diyerek O’nun ilimdeki üstünlüklerini dile getirdiler. Aynca O’nun ilmî derecesi hakkında, hocası büyük âlim İbn-i Kâsım’m “Bana artık halk içinde sorma, ikimizin ilmi eşitlendi. Bundan sonra meselelerimizi kendi aramızda halledelim” sözü güzel bir delildir. Hadîs-i şerîf ilminde “hâfiz” olan, rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden, bir kısmı Kütüb-i sitte’den; Tirmizî, Nesâî, Buhârî ve Ebû Dâvûd’un (r. aleyhim) hadîs kitaplarında nakledilen Esba ‘bin Ferec’den, hadîs âlimleri sika (güvenilir) olarak bahsederler. Iclî “O’nun hadîslerini almakta mahzur yoktur, O sikadır” derken, Ebû Hâtem “Sadûk” demiş, Ibn-i Hibbân, Ibn-i Mevâz, Ibn-i Habîb, Ebû Zeyd Kurtubî, Ibn-i Müzeyyen ve Ebû Ali bin Seken gibi hadîs âlimleri de “sika” olduğunu sözbirliği ile bildirmişlerdir. ilmini talebelerine ve soranlara öğrettiği gibi kitaplara da yazan Esba’ bin Ferec’in meşhûr olan eserleri arasında; onbeş cüzden ibâret olan “Kitâbül-usûl”, “Tefsîr-i garîbü’l-M uvattâ,” Kitâbü âdâbi’üs-sıyâm”, “Kitâbü’l-muzâraa”, Kitâbü’l-âdâbül-kazâ”, “Kitabü’r-reddi alâ ehlil-ehvâ ve gayrihâ” adlı kitapları vardır. Bunlardan başka, hocası Abdurrahmân bin Kâsım’dan duyduğu fıkıh meselelerini de kitap hâline getirmiştir. Abdullah bin Vehb’in; “insanların başında olanların affetmekte hatâ yapmaları, cezâlandırmakta hatâ etmelerinden daha iyidir” buyurduğunu söyler, kadı iken insanları cezâlandırmakta hatâ yapmamaya gayret ederdi.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir