ELVAN CELEBİ; Amasya civârında yetişen
âlim ve evliyânın büyüklerinden. Kırşehir’de doğmuş
olup, doğum târihi belli değildir.
On üçüncü yüzyılın yarısında Moğol istilâsından
kaçarak Orta Anadolu’ya gelip yerleşti.
Zamânın âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsil ettikten
sonra, tasavvufa yöneldi. Babasının halîfelerinden
şeyhülislâm Fahreddîn Efendinin sohbetlerinde
bulunarak tasavvufta yükseldi. 1326
(H. 727)da babasının Mısır’a gitmesi üzerine,
Mecitözü’ne gelip Elvan köyüne yerleşti. Bir câmi,
zaviye, türbe ve hamam yaptırdı. Eratna Beyinin
veziri olan amcazâdesi Alâeddîn Ali Şâhı
Rûmî, bu eserleri besleyecek zengin vakıflar
kurdu. Köyü ve etrâfındaki arâziyi Elvan Çelebi’ye
bağışladı. Sohbetleriyle birçok kimsenin
yetişmesini sağlayan Elvan Çelebi, zamânın ileri
gelşn evliyâsından oldu. O devirde ortaya çıkan
Babaîlik sapık yoluna karşı insanları Ehl-i
sünnet yoluna dâvet etti. Sohbetleri ile birçok
devlet adamı ve şâirin doğru yola kavuşmalarına
sebeb oldu. Çeşitli şiirler de yazan Elvan Çelebi,
atalarının hayat hikâyelerini anlattığı»Menâkibi
Kudsiyye fî Menâsib-il-Ünsiyye adlı 1081 beyitlik
bir eser yazdı. Bu eseri dil bakımından eski
Anadolu Türkçesinin özelliklerini taşımaktadır.
Aynı zamanda 13 ve 14. yüzyıl Türk târihi bakımından
önemli bir kaynaktır. Elvan Çelebi’nin
vefât târihi belli değildir. Kabri Mecitözü ile Çorum
arasında Elvan Çelebi köyünde bulunan zâviyesindeki
türbesindedir. Ziyâret edenlerin çeşitli
hastalıklara şifâ bulduğu rivâyet edilmektedir.






