Home / wiki / ENSÂR

ENSÂR

ENSÂR; Hicretten sonra Peygamberimize ve
Mekke’den gelen Müslümanlara (muhâcirlere) yakın
alâka gösterip, malları, mülkleri, bedenleri ve
diğer varlıklarıyle onlara yardım eden Medîneli
Müslümanlara verilen ad. Ensâr, Arapça bir kelime
olup, lügatta “yardımcılar” mânâsına gelir.
Medîneli Müslümanlar, o zaman Evs ve Hazrec
isimli iki büyük kabile idiler. Bunlardan olmadıkları
hâlde yardım etme hususunda onlara tâbi
olan diğer Müslümanlar da Ensâr sayılıyordu.
Ensâr, Peygamberimize ve onun güzîde arkadaşlarına,
müşriklerin Müslümanları ortadan
kaldırmak için uğraştığı, İslâmın en zor günlerinde
yardım ellerini uzatmış, Resûlullah efendimizi
Medine’ye dâvet etmiş, Müslümanları
Mekkeli müşriklerin işkence ve eziyetlerinden
kurtarmışlardır. Medînelilerden ilk defa 6 kişilik
bir grup Akabe mevkiinde İslâmiyeti kabul edip
biât etmişlerdir. Bu altı kişinin adı: 1) Esad bin
Zürâre, 2) Avf bin Hâris, 3) Râfi bin Mâlik, 4)
Kutbe bin Âmir, 5) Utbe bin Âmir, 6 ) Câbir biri
Abdullah’tır. Bunların hepsi Hazrec kabilesindendir.
Bu altı kişinin, ilk defa Resûlullah efendimizle
tanışmasından sonra onlara; ,f Sîzler, şimdiden
sonra bana yardımcı ve destekleyici olur
musunuz ki, ben de Allahü teâlânm dînini halka
tebliğ edeyim, duyurayım?” buyurdu. Bunlar
da şöyle cevap verdiler: “Ey Allah’ın Resûlü! Sizin
de mâlûmunuz olduğu gibi, Evs kabilesiyle
eski zamandan beri aramızda çok harpler yaptık,
hâlâ bizim aramızdaki düşmanlık devâm etmektedir.
Evs ve Hazrec kabileleri bugün de eskisi
gibi birbirlerine düşmandır. Sen bizim aramıza, bu
hâl dururken geldiğin takdirde biz sana yardım
edemeyiz. Hele bu yıl bize izin ver, gidelim. Kabilelerimiz
arasına varalım. Belki Hak teâlâ aramızda
sulh olmasını sağlar, senin bize yaptığın •
dâveti, gidelim biz de onlara arz edelim. Umarız ki,
Allahü teâlâ hepimizi sana yardımcı eyler. Şöyle
ki, Evs ve Hazrec kabileleri barışıp hep sana tâbi
olurlar. Dünyâda senden başka izzetli hiçbir kimse
olmaz. Hele bu yıl varıp gidelim, nice olur bir
görelim. Gelecek hac mevsiminde de yine seninle
buluşalım.”
Bunları söyledikten sona dönüp Medine’ye
gittiler. Peygamberimizin bu haberini söylemedik
bir ev bırakmadılar. Ertesi yıl olunca yine aynı
yerde Resûlullah efendimiz 12 kişiye rastgeldi.
Beşi, geçen yıl gelenlerdendi. Câbir bin Abdullah
gelememişti. Diğerinin isimleri siyer kitaplarında
yazılıdır. Bu arada Peygamber efendimiz onlara
Kur’ân-ı kerîm’i ve İslâmiyeti öğretmek için
Mus’ab bin Umeyr’i Medine’ye göndermişti. Onun
nasîhât ve dâveti ile çok kişi Müslüman oldu. Kısa
zamanda İslâmiyet her eve girdi.Üçüncü yıldaki Akabe görüşmesinde 70 kişiden
fazla olan Medîneli Müslümanlarla Peygamberimiz
şöyle sözleşip, antlaştılar:
1. Bundan sonra kendi nefslerini, hatunlarını
ve oğullarını her neden korurlarsa, Resûlullah
efendimizi de ondan koruyacaklar.
2. Her kim Resûlullah efendimize düşmanlık
ederse, ona karşı durup, kılıçla müdâfaa edecekler.
3. Resûlullah efendimizin yoluna karşı gelen
Arap ve Acem ile harp edecekler.
Bu antlaşmaya, bundan sonra Müslüman olan
Medînelilerin hepsi sadık kaldı. Böylece Resûlullah’ın
Mekke’den Medine’ye hicretinden sonra
Muhâcir Müslümanlara en büyük yardımı ve desteği
sağladılar. Mekkeli Muhâcirlerle Medîneli
Ensâr kardeşlik bağıyla öyle birbirlerine bağlandılar
ki, Ensâr ellerinde bulunan herşeyin yarısını
Muhâcir kardeşine verdi. Hattâ babalarından kalan
malların taksiminde onları da vâris yapmaya râzı
oldular. Yalnız bu hususa izin verilmedi. Ensârın
bu fedâkârlığını Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîm’de
ve Resûlullah efendimiz hadîs-i şeriflerinde övmektedir.
Âyet-i kerîmede meâlen buyuruldu ki:
Önce Müslüman olanlardan, Muhâcirlerin
ve Ensârm önce gelenlerinden ve bunların yolunda
gidenlerden Allahü teâlâ râzıdır ve bunlar
da Allahü teâlâdan râzıdırlar. Allahü teâlâ
bunlar için, Cennetler hazırladı. Bu Cennetlerin
altından nehirler akmaktadır. Bunlar Cennetlerde
sonsuz olarak kalacaklardır. (Tevbe
sûresi: 1 0 0 )
Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
Ensârı sevmek îmândandır. Onlara buğz
etmek münâfıklık alâmetidir.
Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin
ederim ki, siz Ensâr cemâati bana insanların
en sevimlilerindensiniz.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir