Home / wiki / MANİSA

MANİSA

MANİSA; Ege bölgesinde, târihi, ovası ve üzümü
ile tanınan bir ilimiz. 27°08′ ve 29°05′ doğu
boylamları ile 38°04′ ve 39°58′ kuzey enlemleri
arasında yer alır. İl toprakları doğudan Uşak ve Kütahya;
kuzeyden Balıkesir; güneyden Aydın; güneydoğudan
Denizli; güneybatı ve batıdan İzmir illeri
ile çevrilidir. Osmanlı devrinde “Şehzâdeler
şehri” olarak tanınan, üzümün anavatanı olarak
bilinen, yeşili, mesir mâcunu ve üzümü ile meşhur
bir ildir. Trafik numarası 45’tir.
İsminin Menşei
Yunan târihçilerinin iddiâsına göre Tesalya’dan
gelen ve Truva Savaşına katılan Magnetler
M.Ö. 1450’de “Magnesia Kalesi”ni Spil Dağı
eteklerinde inşâ etmişler ve buraya yerleşmişlerdir.
Anadolu’daki eski her şehrin ismini
Yunanca bir kelimeye bağlamak Yunan târihçilerinin
değişmeyen taktiğidir. Bu iddiâlarının
doğruluğu şüphelidir.
Türkler Magnesia ismini Manisa olarak değiştirmişlerdir.
Başka bir rivâyete göre Manisa civarında
mıknatıslı demir olduğundan Manisa ismi
mıknatıstan gelmektedir. Manisa’nın târihi, Truva
Savaşlarından çok önceye, M.Ö. 3000 senelerine
dayanır.
Târihi
Manisa’nın bilinen târihi, Anadolu’da ilk siyâsî
birliği kuran Hititlerle başlar (M.Ö. 1450-
1200). Hititlerin hâkimiyeti alındaki topraklarda
yaşayan İyonlar, bu bölgede İyon medeniyetini
kurdular. Hititlerin iç savaş ve bölücü faaliyetlerle
yıkılmasından sonra, Frikyalılar, kısa bir müddet
bu bölgeye hâkim oldular. M.Ö. 670 senesinde
bu bölge Lidyalıların eline geçti. Lidyalılar
Kızılırmak’in batısında kalan bütün Anadolu’ya
hâkim oldular. Lidyalıların başşehri Sardis (Sard),
o devrin en önemli ticâret yolu sayılan “Kral Yolu”
nun Efes’ten sonra ikinci büyük ve gelişmiş
şehri idi. Lidya Kralı Kroisos (Krezüs) zenginliği
ile isim yapmıştır.
M.Ö. 547’de, Pers Kralı Kiros Lidya Devletini
ortadan kaldırınca Persler bu bölgeyi de ele
geçirdiler. Sard şehrini genel vâlilik (straplık)
yaptılar. M.Ö. 333’te Makedonya Kralı İskender,
Persleri yenerek Anadolu ve İran’ı ele geçirdi.
Pers Devleti sona erdi. İskender’in ölümünden
sonra, kurduğu imparatorluk komutanları arasında
taksim edildi. Bu bölge Anadolu’nun diğer
kısımları gibi Seleukoslar Devletinin payına düştü.
M.Ö. 190 senesinde Romalılar Seleukos Devletine
son verdiler. Manisa ve civarını müttefikleri
olan Bergama Krallığına verdiler. Bergama Krallığını
M.Ö. 130’da Roma Devletine ilhak ettiler.
Böylece bu bölge, Roma’nm hâkimiyetine geçti.
M.S. 395’te Roma ikiye bölününce bütün Anadolu gibi Manisa ve civârı, Doğu Roma (Bizans)nın
payına düştü. Bu devirde de, Sard birinci derecede
büyük bir şehir olup, Manisa, ikinci derecede bir
şehirdi.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu Fâtihi
Süleymân Şah, 1076’da Türkiye Selçukluları
Devletini kurdu ve Manisa’yı İzmir Fâtihi Çaka
Bey fethetti. Birinci Haçlı Seferinde Bizanslılar
Manisa’yı geri aldılar. 1313’te Manisa’yı ikinci defâ
Saruhan Bey fethetti. Selçuklu uç beylerinden
olan Saruhan Bey, Manisa’yı başşehir yaparak Saruhan
Beyliğini kurdu.
1390 senesinde Osmanlı Sultanı Yıldırım Bâyezîd
Manisa’yı Osmanlı topraklarına kattı. Tîmûr
ile yapılan Ankara Savaşından sonra kısa bir müddet
Saruhan Beyliği yeniden kuruldu ise de; 1410
senesinde Sultan Çelebi Mehmed Han, Manisa ve
çevresini kesin şekilde Osmanlı Devleti sınırları
içine kattı. Osmanlı devrinde Manisa çok önemli
bir şehirdi.
“Taht-ı Saruhan Sancağı” (Vilâyeti) 1451’e
kadar merkezi Ankara ve 1451’den sonra da
merkezi Kütahya olan Anadolu beylerbeyliğine
bağlı 14 sancaktan biriydi. Manisa Sancağında
160 sene 16 veliaht ve şehzâde vâlilik yaptı ve
bunlardan beşi pâdişâh oldu. Yıldırım Bâyezid’in
oğlu Ertuğrul Çelebi (1390-1392) şehirde
OsmanlIların ilk vâlisi olmuştur. Fâtih Sultan
Mehmed, babası Sultan İkinci Murâd, Kânûnî
Sultan Süleyman, Üçüncü Murâd ve Üçüncü
Mehmed de Manisa sancakbeyliğinde bulunmuştur.
Bu şehzâdeler Manisa’yı îmâr etiler ve
pekçok eser yaptılar.
On yedinci asır başına kadar sâkin olan Manisa,
dış güçlerin teşvik ve tahriki ile 1600’lü yıllarda
eşkıyaların yatağı oldu ve sık sık ayaklanmalar
ve eşkıya hareketleri meydana geldi. Manisa
bu celâli eşkıyaları sebebiyle tam iki asır gelişemedi
hattâ bâzı sahalarda gerilemek zorunda
kaldı. Bölgede Kalenderoğlu, Yusuf Paşa ve Cennetoğlu
gibi derebeyler yaşamıştır. On sekizinci asrın
sonunda eşkiyalar tamâmen temizlenince, Manisa
halkı rahat etti. Demiryolu ile İzmir’e bağlanınca
on dokuzuncu asır başında Anadolu’nun büyük
merkezlerinden gelişmiş ve kalabalık bir şehri
hâline geldi.
Tanzimattan sonra Manisa “Saruhan” adı ile
merkezi İzmir olan (Aydın) vilâyetinin 5 sancağından
biri olmuştur. 1833’te Mısır vâlisi Mehmed
Ali Paşanın oğlu Kavalalı İbrahim Paşa, kısa bir
müddet Manisa’yı* işgâl etmiştir.
Birinci Dünyâ Harbinden sonra Avrupalı ülkelerin
teşviki ile Anadolu’ya çıkan Yunan birlikleri,
Manisa’yı işgal etmişler ve Manisa, 3 yıl 3
ay 12 gün (26 Mayıs 1919-8 Eylül 1922) Yunan işgalinde
kalmıştır. Türklerin çoğu Manisa’yı terk etmiştir.
Yunan ordusu bozguna uğrayıp geri çekilirken,
Manisa’da bulunan 12 bin binânın 8 binini
yakıp yıkmıştır.
Cumhûriyetin îlânından sonra sancaklara (vilâyet)
il ismi verilince Saruhan da il olmuş,
1927’de şehrin adı Manisa olarak değiştirilmiştir.
Türkiye Cumhûriyetinin yedinci cumhurbaşkanı
Kenan Evren 1918 senesinde Manisa’nın Alaşehir
ilçesinde doğmuştur.Fizikî Yapı
Manisa il topraklarının % 54.3 ’ü dağlardan, %
27.8’i platolardan ve % 17.8’i ovalardan ibârettir.
Manisa’nın doğusu volkanik bir arâzidir. Kula
çevresinde küçük volkanik koniler görülür. Bu
bazalt konilere “Devlit” denir. En yüksek olan
volkanik tepeye Divlit adı verilmektedir.
Dağları: Manisa ilinin kuzey ve güneyi dağlarla
kaplıdır. Kuzeydeki dağlar, Şaphane Dağlarının
devamıdır. Kuzeybatı-güneydoğu istikâmetinde
uzanırlar. Güneydeki dağlar Bozdağlar ismini
alır. Doğu-batı istikâmetinde ve Gediz Vâdisine paralel
olarak Çeşme Yarımadasına kadar devam
eder. Başlıca dağları şunlardır: Manisa Dağı (Spil
Dağı 1517 m), Demirci Dağları (1423 m), Kocadağ,
Uzunca Yayla Dağları, Yund Dağları, Çamlıca
Tepe (1201 m), Çakşır Tepe (831 m), Dede Dağı
(1333 m), Görenez Dağı (1295 m), Çal Dağı (1034
m), Sana Dağı (1116 m) ve Köseki Dağı (1445
m). En yüksek yeri Kumpınar Tepesi (2070 m)dir.
Demirci Dağlarının güneyinde plato ve yaylalar geniş
bir yer tutar. Volkanik kütlelerle örtülüdür.
Kula ve Gördes başlıca yaylalardır.
Ovaları: İlin doğu-batı istikâmetinde uzanan
verimli çöküntü ovalar vardır. Soma-Kırkağaç ve
Akhisar düzlüğü başlıcasıdır. İlin en büyük ve
önemli ovası Gediz Vâdisi boyunca uzanan Manisa,
Turgutlu, Salihli ve Alaşehir ovalarını içine
alan 120 km uzunluğunda verimli ovadır.
Akarsuları: Manisa ili akarsu bakımından
oldukça zengin sayılır. Başlıcaları şunlardır: Gediz
Nehri: Murad Dağından doğar. Gediz kasabası
güneyinden geçer. Selendi ve Demirci Suyunu
alır. Foça yakınında Ege Denizine dökülür. Uzunluğu
350 km’dir.
Bakır Çayı: Soma’nın kuzeydoğusundaki
dağlardan çıkar. Sık sık taşar, akışı düzensizdir.
Soma Ovasını sular. Uzunluğu 104 km’dir. İzmir
il sınırına girer. Alaşehir (Derbent) Çayı: Çal
Dağından çıkar. Salihli Ovasında Gediz ile birleşir.
Uzunluğu 115 km’dir. Kum Çayı: Türkmen
Dağından çıkar. Nif Çayı: Kemalpaşa yakınlarından
doğar. Ayrıca Dernek Çayı, Deliniş Çayı
ve Gördes Çayı vardır. Manisa Dağından inen
Akbal, Haydar ve Tabakhane dereleri önemli
olanlarıdır.
Gölleri: Manisa ilinde büyük tabiî göller yoktur.
En önemlisi Marmara Gölüdür. Göl Marmara
ilçesi yakınında olup, yüzölçümü 45 km2 derinliği
30 m’dir. Gölde bol miktarda sazan balığı vardır.
Demirköprü Baraj Gölü: Toprak dolgulu ve 77
m yükseklikteki bu baraj gölünden sulama, su taşkınlarının
önlenmesinde kullanıldığı gibi senede
200 milyon kw/saat elektrik enerjisi üretilir. Depoladığı
su miktarı 1 milyar 600 milyon m3tür.
İklim ve Bitki Örtüsü
İklimi: Ege kıyılarına nazaran iklimi daha
serttir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıgeçer. Dağlık olan kuzey ve kuzeydoğu bölgesinde
yazlar serin ve kışlar soğuk geçer. En soğuk aylar
ocak ve şubattır. En çok yağış aralıkta ve en az
yağış temmuz ve ağustos aylarındadır. Senelik ortalama
yağış miktarı 750 mm’dir. Bâzı seneler hiç
kar yağmaz. Sıfır derecenin altında gün sayısı 25’i
geçmez. Sıcaklık -17,5°C ile +44,2°C arasında
seyreder.
Bitki örtüsü: Manisa il topraklarının % 46’sı
orman ve makilerle kaplıdır. Geniş bir alanı kaplayan
makiler dağların kuzey ve batı yamaçlarında
yer alır. Ormanlar meşe, dişbudak, karaağaç, karaçam,
kızılçam, ardıç, ahlat ve çınardan ibârettir.
Bağlar ve zeytinlikler de geniş bir yer kaplar.
İl topraklarının % 39.1 ’i ekili ve dikili arâzi, %
6.6 ’sı çayır ve mer’alardan, % 8’i tarıma elverişsiz
alanlardan ibârettir.
Manisa il sınırları içinde 4.3 milyon civârmda
zeytin ağacı ile 56.000 hektara yakın bağlık alan
mevcuttur. Manisa bitki örtüsü bakımından Akdeniz’in
karalara has bitkilerinin özelliğini gösterir.
Ekonomi
Manisa ilinin ekonomisi tarım ve sanâyiye
dayanır. Gayri sâfî hâsılanın % 35’i tarımdan, %
30’u sanâyiden elde edilir. Faal nüfûsun % 75’i tarım
ve ormancılıkla uğraşır. % 10 ’u sanâyi sektöründe
çalışır.
Manisa sanâyi bakımından ileri, mâdencilikte
zengin, tarımda ise Türkiye’de en çok üzüm, pamuk,
tütün ve zeytin yetiştiren bir ildir. Tarımda zirveye
çıkan Manisa, sanâyi ve turizmde de zirveye doğru
tırmanmaktadır. Kehribar renkli çekirdeksiz üzümü
dünyâca meşhurdur. Kırkağaç kavunu ile Kula,
Demirci ve Gördes halıları isim yapmıştır.
Tarım: İl topraklarının % 91.7’si tarıma elverişlidir.
Bu toprakların ise % 46’sı orman ve
makilerle kaplıdır.
Arâzi ve mevsim şartları sebebiyle, tarım
ürünleri çeşit ve miktar bakımından fazladır. Tahıl,
baklagiller, sanâyi ürünleri, sebze ve meyvenin en çok istihsal edildiği illerden biridir.
Başlıca ürünleri buğday, arpa, mısır, pirinç, nohut,
bakla, tütün, pamuk, susam, karnabahar, kereviz
(Türkiye’de kereviz ve karnabahar en çok
Manisa’da yetişir), domates, patlıcan, pırasa, kabak,
biber, fasülye, ıspanak ve bol miktarda lahanadır.
Meyvecilik Manisa ilinde çok gelişmiştir. Türkiye’de
kurutmalık çekirdeksiz üzümün en çok
yetiştiği yer Manisa’dır. Üzümün ana vatanı kabul
edilen bu ilde, Türkiye üretiminin % 85’i yetişir.
Üzüm en önemli tarım ürünüdür. Manisa’da yetişen
diğer meyvelerse zeytin, şeftali, kiraz, kayısı,
badem, armut, ceviz, nar ve kestânedir.
Türkiye’de yetişen tütünün % 75’i Manisa’da
yetişir. Meşhur kavun ve karpuzlarıyla Türkiye’de
dördüncü gelir. Manisa Türkiye’de bütün üzüm, tütün
ve pamuk üretiminin dörtte birine, zeytin üretiminin
sekizde birine, zeytinyağı üretiminin onda
birine sâhiptir. Türkiye’de en çok traktör Adana
ve Konya’dan sonra Manisa’dadır.
Hayvancılık: Çayır ve mer’aların gittikçe
azaldığı Manisa ilinde hayvancılık üçüncü derecede
bir gelir kaynağıdır. At, öküz, katır ve deve
ile kıl keçisi sayısı azalırken diğer hayvan sayısı
artmaktadır.
Ormancılık: Manisa, Ege bölgesinin orman
kuşağı üzerindedir. Dağları ve platoları ormanlarla
kaplıdır. 650.000 hektara yakın orman sahası
ve 250 bin hektar fundalık sahası ile orman bakımından
oldukça zengindir. Senede 80 bin m3 sanâyi
odunu ile 250 bin stere yakın yakacak odunu
üretilir.
Mâdenleri: Manisa mâden bakımından oldukça
zengindir. Soma ilçesinde Çamlıca Dağı
yamaçlarından çıkarılan linyit, Soma Termik Santralinde
kullanılarak, elektrik enerjisi elde edilir.
Rahmanlar köyü yakınında 1975’te kurşun, altın,
antimon karışımı bir mâden yatağı bulunmuştur.
Manisa ilinde linyitten başka kurşun, civa, zımpara,
mermer ve perlit mâdenleri de işletilmektedir.Üç bin tonluk uranyum rezervi tespit edilmiştir.
Bu dünyâ standartlarına göre zengin bir
kaynak sayılır.
Enerji: Soma Termik A.B. Santralleri Türkiye’nin
büyük ve önemli enerji istihsal merkezlerinden
biridir. Senede 4,4 milyar kwh elektrik üretilmektedir.
Sanâyi: Manisa, Ege bölgesinin İzmir’den
sonra ikinci sanâyi ve ticâret merkezidir. 10 işçiden
fazla işçi çalıştıran işyeri 400 ve 10 kişiden az
işçi çalıştıran iş yeri miktarı 3000’dir. 1970 senesine
kadar sanâyi tarıma dayalı idi. 1970’ten sonra
çeşitli sanâyi kollarıyla ilgili fabrikalar kurulmuştur.
Geniş bir sanâyi bölgesi vardır. Sanâyi
her geçen gün hızla gelişmektedir. Çok sayıda
yağ, sabun, dokuma, çırçır, un, kiremit, tuğla fabrikaları
ve bıçkı-hızar atölyelerinden başka, büyük
sanâyi kuruluşları Termik Santrali, kömür işletmeleri,
dokuma, un, yem, yağ, beton direk, giyim,
elektrik motorları, alüminyum radyatör, seramik,
sıhhî tesisât gereçleri, ayakkabı, mobilya,
elektronik eşyâ, tarım makinalan, konserve, süttozu,
yonga ve levha, kola fabrikalarıdır.
Manisa organize sanâyi bölgesi Bursa’dan
sonra iç kaynaklarla gerçekleştirilen ikinci bölgedir.
70’e yakın fabrika bulunmaktadır.
Ulaşım: Manisa, ulaşım imkânları çok zengin
olan bir ildir. İzmir’i; Ege, Akdeniz kıyıları ile İstanbul,
Ankara, İç Anadolu’ya bağlayan karayolları
Manisa’dan geçer. Çeşitli yolların kavşak noktasıdır.
İl dâhilinde 600 km devlet ve 600 km il yolları
vardır. Manisa İzmir’e çok yakındır. İzmir’in deniz
ve hava ulaşımından da istifâde etmektedir.
Manisa demiryolu ağının kavşak noktalarından biridir.
Bandırma-Balıkesir istikâmetinden ve Eskişehir-
Uşak istikâmetinden gelen demiryolu hattı
Manisa’da birleşir ve tek hat olarak İzmir’e bağlanır.
Küçük uçakların indiği bir havaalanı vardır.
Nüfus ve Sosyal Hayat
Nüfus: 1990 sayımına göre toplam nüfus
1.154.418 olup, 590.374’ü il ve ilçe merkezlerinde 564.044’ü köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü
13.810 km2 ve nüfus yoğunluğu 84’tür.
Örf ve âdetler: Manisa; Hitit, Frigya, Lidya,
Pers, Makedonya (İskender), Bergama, Roma ve
BizanslIlardan sonra 1076’da Selçuklu Türkleri
tarafından fethedilmiş, bu bölgeye Türkmen boyları
yerleştirilmiş, Hıristiyanlar Ege adalarına
çekilerek Ege bölgesi gibi Manisa da Türkleşmiş
ve bu bölgede 1076’dan bu yana Türk-İslâm kültürü
yerleşmiş ve kökleşmiştir. Türklerden önceki
kültürler unutulmuş sâdece şehir, saray ve heykel
kalıntıları kalmıştır. Manisa bölgesinde sâdece
Türk-İslâm kültürü hâkimdir.
Halk oyunları ve Türküleri: Manisa ili halk
oyunları müzik ve türküler bakımından çok zengindir.
Her türkünün bir hikâyesi vardır. Başlıca
oyunları Zeybek cinsi olup, Aydın ve Bergama
Zeybeği en çok oynanır. Kadın ve erkekler oyunları
ayrı ayrı oynarlar. Erkekler Güvendi, Güneydoğu,
Korucu, Değirmenci, Karşılama, Horon,
Harmandalı Zeybeği, Sakarya, Kabadayı, Abdal
Bastı ve Sarı Çiçek gibi oyunları; kadınlar ise,
Mermerimin Yolları, Minna, Ördek Suya Dalda
Gel, Oldu mu Aman Oldu mu, oyunlarını oynarlar.
Mahallî kıyâfet: Erkekler başa kırmızı fes
ve çelep sarığı, bedenlerine pamuklu alacadan dikilmiş
yakasız önden tek düğmeli entari giyerler.
Bele kuşak sarılır. Ayaklara kalçın veya kara yemeni;
köylerde çarık ve nalın da giyilir. Kadınların
mahallî kıyâfeti ise: Ayakta kısa konçlu, burnu
püsküllü sarı çizme, el örgüsü kısa kırmızı çorap,
çok renkli el dokuması pamuklu bir çitare, canfesten
yapılmış beli uçkurlu bol şalvar, aynı renkli
uzun kollu entaridir. Başta çeşitli renkte işlemeli
fes, fesin üzerinde boncuklu oyalı yazma, uçları çene
altından dolaştırılarak başın üzerine bağlanır.Alna iki dizi altın, kollara aynalı bilezik takılır. Boyunda
da altın vardır.
Mahallî yemekler: Tahin yemeği, Demirci
kebabı, Sura, Elbasan, odun köfte, Manisa kebabı
kapama, girik helva, tavatır ve günbak tatlısıdır.
El sanatları: Manisa’nın Gördes, Kula ve
Demirci’de dokunan halıları çok meşhurdur. Güreş
ve cirit köylere kadar yayılmıştır. Dağcılık,
okçuluk ve diğer sporlar gelişmektedir.
Şâir Abdî (on altıncı asır), Şeyhülislâm Vassaf
Efendi (1662-1755), Sultan İkinci Selim Hanın
Hocası Derûnî meşhur matematikçi Gelenbevî İsmail
Efendi, Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Manisa’dan
yetişen meşhurlardan bâzılarıdır.
Eğitim: Manisa Osmanlılar zamanında önde
gelen bir kültür ve eğitim merkezi idi. Osmanlı şehzadeleri
burada vâlilik yaparak devlet İdâresinin
stajını yaparlardı. Okur-yazar nisbeti % 85’e ulaşmıştır.
İlde 84 anaokulu, 1043 ilkokul, 140 ortaokul,
24 lise, 5 Anadolu lisesi, 10 Endüstri Meslek
Lisesi, 7 Teknik Anadolu Lisesi, 10 Kız Meslek Lisesi,
8 Ticâret Lisesi, 11 İmâm-Hatip Lisesi, 8 Çıraklık
Eğitim Merkezi, 7 Kız Sanat Okulu vardır
(1993).
Manisa’da 9 Eylül Üniversitesine bağlı Manisa
Gençlik ve Spor Akademisi, Manisa Mâliye ve
Muhâsebe Yüksek Okulu ve Demirci Eğitim Yüksek
Okulu vardır. Celal Bay ar Üniversitesi kurulmaktadır.
652 köyden ancak 30’a yakınında okul
yoktur.
İlçeleri
Manisa’nın biri merkez olmak üzere on altı ilçesi
vardır.
Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
221.694 olup, 158.928’i ilçe merkezinde, 62.766’sı
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
30, Karaoğlanlı bucağına bağlı 5, Munadiye bucağına
bağlı 11, Osmancalı bucağına bağlı 29,
Üçpınar bucağına bağlı 19 köyü vardır. Yüzölçümü 2125 km2 olup, nüfus yoğunluğu 104’tür. İlçe
toprakları genelde hafif dalgalı düzlüklerden meydana
gelmiştir. Güneyinde Manisa Dağı yer alır.
Manisa Ovasını Gediz Nehri sular.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri çekirdeksiz üzüm, pamuk zeytin ve meyvedir.
Hayvancılık ikinci derecede gelir kaynağıdır.
Pamuklu dokuma, alüminyum, radyatör, sıhhî
tesisat gereçleri, un, yem, bitkisel yağ, çırçır,
tuğla ve kiremit fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi, Manisa Dağı eteğinde kurulmuştur.
İzmir-Balıkesir karayolu ilçeden geçer.
Denizden yüksekliği ortalama 70 metredir. Kışları
ılık, yazları ise bunaltıcı sıcak geçer. Türkiye’de
îmâr plânı hazırlanıp tatbik edilen ilk şehirdir.
Târihî eserlerle dolu olan Manisa, modern
bir şehirdir. Yunanlılar kaçarken Manisa’nın dörtte
üçünü yakmışlar ve bu harâbeler üzerine modem
bir Manisa kurulmuştur. Manisa Dağı eteklerindeki
şehir; Tabakhâne, Akhal ve Haydar dereleri ile
bölünmüştür. Bu derelerin hepsinin üzeri örtülmüş
olup, günümüzde böyle dereler yoktur. İrili
ufaklı 30 köprü ile birbirine bağlanan şehrin her
mahallesinde eskiden kalma köprüye rastlanır. Yeni
Manisa ovaya doğru inmiştir.
Ahmetli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
19.554 olup, 10.190’ı ilçe merkezinde, 9364’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 15
köyü vardır. İlçe toprakları hafif dalgalı düzlüklerden
meydana gelir. Güneyinde Boz Dağlar yer
alır. Başlıca akarsuyu Gediz Nehridir.Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri çekirdeksiz üzüm, pamuk ve meyvedir. İlçe
merkezi İzmir-Ankara karayolu ve İzmir-Afyon
demiryolu üzerinde yer alır. Ulaşım rahatlığı ve
anayol üzerinde olması sebebiyle gelişmiş bir yerleşim
merkezidir. Turgutlu’ya bağlı bir bucakken
19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kânunla ilçe oldu.
Belediyesi 1951 yılında kurulmuştur.
Akhisar: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
152.397 olup, 73.944’ü ilçe merkezinde, 78.453’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
73, Mecidiye bucağına bağlı 16 köyü vardır. İlçe
toprakları Akhisar Ovası ve etrâfındaki dağlardan
meydana gelir. Kuzeyinde Demirci ve Gölcük
dağları, batısında Yund Dağları güneyinde Çal
Dağı doğusunda Göldağ yer alır. Bu dağlar arasında
kalan ova akarsuların getirdiği alüvyonlu
topraklardan teşekkül etmiştir. Başlıca akarsuları
Kum Çayı, Gördes Çayı ve Kayacık Deresidir.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri pamuk, zeytin, tütün, çekirdeksiz üzüm,
buğday, arpa, kavun, karpuz ve turfanda sebzedir.
Dünyâca meşhur şark tütününün en kaliteli türleri
Akhisar’da yetişir. Otu bol olan platolarda hayvancılık
yapılır. İlçede küçük sanâyi gelişmiştir.
İlçe merkezi, İzmir-Balıkesir demiryolu ve
İzmir-Bursa karayolu üzerinde yer alır. İl merkezine
52 km mesâfededir. Manisa’nın en zengin ve
en kalabalık ilçesidir. Denizden yüksekliği 106
metredir. Belediyesi 1923’te kurulmuştur.
Alaşehir: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
91.362 olup, 36.649’u ilçe merkezinde, 54.713’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
57, Yeşilyurt bucağına bağlı 4 köyü vardır. Yüzölçümü
977 km2 olup, nüfus yoğunluğu 77’dir. İlçe
toprakları iki yanı dağlarla çevrili ovadan meydana
gelir. Batısında Bozdağlar, kuzeydoğusunda
Uysal Dağı yer alır. Alaşehir Ovasını, Alaşehir
Çayı sular.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri arpa, pamuk, buğday, tütün, armut, zeytinve üzümdür. Hayvancılık ikinci dercede gelir kaynağıdır.
En çok sığır beslenir. Yağ, çırçır, fabrikaları
başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi İzmir-Uşak-Afyon demiryolu
üzerinde yer alır. Denizden yüksekliği 109 metredir.
İl merkezine 108 km mesâfededir. İlçe belediyesi
1884’te kurulmuştur. Eski ismi Philadelpheia
olup, Bergama Kralı Birinci Attalos Pliladelphus’tan
gelir. Yedinci ve onuncu asırlarda İslâm
orduları buraya kadar gelmişlerdir. 1075’te
Anadolu Fâtihi Birinci Sultan Süleyman Şah tarafından
fethedilmiştir. Alaşehir eski çağların
önemli ve büyük bir şehri ve askerî üssü idi.
1176’da Miryokefalon Meydan Savaşında Sultan
İkinci Kılıç Arslan’a fecî şekilde yenilen Bizans
İmparatoru Manuel Kommenos, Alaşehir’e çekilip
yaralarını tedâvi ettirmiştir.
Üçüncü Haçlı Seferinde Almanya İmparatoru
Friedrich Barbarossa, Alaşehir önlerine gelmiştir.
1255’te İznik Bizans İmparatorluğu ile Selçuklu
Türkleri arasındaki muâhede (antlaşma) Alaşehir’de
yenilenmiştir. Yakup Bey Alaşehir’e saldırmış
şehri Katalonyalı paralı askerler savunmuştur.
1307’de Alaşehir Germiyanoğullarına vergi ödemeye
mecbur kalmış, bu para ile Kütahya’da medrese
yapılmıştır. 1335’te Aydmoğlu Umur Bey, Alaşehir’i
yeniden fethetmiştir. Bizanslılar tekrar ele geçirince
1391’de Yıldırım Bâyezîd Han, Alaşehir’i
fethetmiştir. Türkler tarafından en son fethedilen
Anadolu şehirlerinden biridir.
Demirci: 1990 sayımına göre toplam nüfusu
60.184 olup, 20.576’sı ilçe merkezinde 39.608’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
56, Borlu bucağına bağlı 17, Yarbasan bucağına
bağlı 18 köyü vardır. Yüzölçümü 1233 km2 olup
nüfus yoğunluğu 49’dur. İlçe toprakları dağlarla
kaplı olup, Demirci Dağlan engebelidir. Ovalar çok
az yer tutar. Dağlar ormanlarla kaplıdır.
Ekonomisi halı dokumacılığına dayanır. İlçede
çok sayıda yün, pamuk ipliği ve halı fabrikası
vardır. Halılar yurt dışına ihraç edilir. Toprakların
çok engebeli olması yüzünden tarım gelişmemiştir.
Ayva ve erik başta olmak üzere az miktarda
meyve yetiştirilir. Eriği kabızlığı önleyici ilâç yapımında
hammadde olarak kullanılmak üzere ihraç
edilir. Ormancılık ve hayvancılık gelişmiştir.
İlçe merkezi Simav Dağları, eteklerinde kurulmuştur.
Denizden yüksekliği 850 metredir. İl
merkezine 171 km mesâfededir. Çok eski bir târihe
sahiptir. Belediyesi 1884’te kurulmuştur.
Gölmarmara: 1990 sayımına göre toplam
nüfûsu 16.729 olup, 10.976’sı ilçe merkezinde,
5753’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına
bağlı 9 köyü vardır. İlçe toprakları hafif engebeli
düzlüklerden meydana gelir. Doğusunda Demirci
Dağları, güneyinde Marmara Gölü yer alır.Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri, tütün, çekirdeksiz üzüm, buğday, arpa, kavun,
karpuzdur. Gölde başta sazan balığı olmak
üzere çeşitli su ürünleri avlanır. İlçe merkezi, Demirci
Dağları eteklerinde düz bir arâzide kurulmuştur.
Akhisar’a bağlı bucak merkeziyken, 19
Haziran 1987’de 3392 sayılı kânunla ilçe oldu.
Belediyesi 1923’te kurulmuştur.
Gördes: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
38.853 olup, 9767’si ilçe merkezinde 29.086’sı
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
59 köyü vardır. İlçe toprakları dağlıktır. Kuzeyinde
Kepez Dağı, kuzeydoğu ve doğusunda
Demirci- Simav Dağları, güneydoğuda Çomak –
lı Dağı, orta kısımda Gördes Çayı Vâdisi yer
alır. Gördes Çayı Vâdisinde Gediz Ovasının bir
bölümü sayılan Gördes Ovası vardır. Dağlar iğne
yapraklı ağaçlardan meydana gelen ormanlarla
kaplıdır.
Ekonomisi tanma dayalıdır.Başlıca tanm ürünleri,
buğday, arpa, ayva, zeytin, kiraz, susam, tütün
ve baklagillerdir. Hayvancılık ekonomik açıdan
önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve sığır
beslenir. Kızılçam ormanlarında reçine üretimi
yapılır. Halı dokumacılığı gelişmiştir. İlçe topraklarında
feldispat, mika, linyit ve uranyum yatakları
vardır.
İlçe merkezi Gördes Çayı kıyısında yer alır.
1940’taki toprak kayması neticesinde oturulamıyacak
hâle gelen ilçe, sağlam bir arâzide yeniden
kurulmuştur. İl merkezine 108 km mesâfededir. Belediyesi
Cumhûriyetten önce kurulmuştur.
Kırkağaç: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
45.608 olup, 21.421 ’i ilçe merkezinde, 24.187’si
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
10, Gelenbe bucağına bağlı 21 köyü vardır. Yüzölçümü
543 km2 olup, nüfus yoğunluğu 84’tür. İlçe
topraklarının büyük bölümü ovalarla kaplıdır.
Güneybatısında Soma Dağı yer alır. Başlıca akarsuyu
Bakırçay’dır.Ekonomisi, tarım ve mâdenciliktir. Başlıca
tarım ürünleri kavun, karpuz, buğday, zeytin,
üzüm, arpa baklagiller olup ayrıca az miktarda
tütün, mısır, pamuk ve susam yetiştirilir. Kavunu
ülke çapında meşhurdur. İlçe toprakları linyit, yatakları
TKİ’ye bağlı Garp Linyitleri Müessesesi tarafından
işletilir. Zeytinyağı, çırçır ve tarım araçları
üreten atölyeler vardır.
İlçe merkezi Soma-Akhisar karayolu üzerinde
yer alır. Doğusundan Bandırma- İzmir demiryolu
geçer. İl merkezine 73 km mesâfededir. Eski bir târihe
sâhib olan ilçe, çok sayıdaki câmi ve minâreleriyle
dikkat çekicidir. Balıkesir’e bağlı iken
1880’de Manisa’ya bağlanmıştır. Belediyesi
1888’de kurulmuştur.
Köprübaşı: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
15.847 olup, 5816’sı ilçe merkezinde, 10.031’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 18
köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli
arâziden meydana gelir. Kuzeyinde Demirci
Dağları yer alır. Demirköprü Barajının bir
kısmı ilçe sınırları içinde kalır.
Ekonomisi, ormancılık ve hayvancılığa dayalıdır.
Kızılçam ormanlarında reçine üretimi yapılır.
Halı dokumacılığı gelişmiştir. Hayvancılık
ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Tarıma
müsâit yerlerde buğday, üzüm, zeytin, kiraz yetiştirilir.
İlçe merkezi Demirköprü Barajı kıyısında yer
alır. Demirci-Sâlihli Karayolu ilçeden geçer. Gördes,
ilçesine bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da
3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Belediyesi 1968’de
kurulmuştur.
Kula: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
48.132 olup, 17.208’i ilçe merkezinde, 30.924’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
39, Gökçeören bucağına bağlı 10 köyü vardır. Yüzölçümü
960 km2 olup, nüfus yoğunluğu 50’dir. İlçe
toprakları Gördes-Uşak Platosunda yer alır.
Başlıca akarsuyu Gediz Irmağıdır.
Ekonomisi tarım ve dokumacılığa dayanır.
Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa ve üzüm olup,
ayrıca az miktarda tütün, mısır, susam, zeytin ve kiraz
yetiştirilir. Hayvancılık ve halı dokumacılığı
gelişmiştir. Meşhur Kula halıları ev tezgahlarında
ve iş yerlerinde dokunur.
İlçe merkezi, Ankara-İzmir karayolu kıyısında
kurulmuştur. İl merkezine 118 km mesâfededir.
İlçedeki 18 ve 19. asırlardan kalma 300’den çok
Kula evi 1979’da sit alanı olarak ilân edilmiş ve
korunmaktadır. Belediyesi 1877’de kurulmuştur.
Salihli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
132.735 olup, 70.861 ’i ilçe merkezinde, 61.874’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
83, Karataş bucağına bağlı 43 köyü vardır. Yüzölçümü
1302 km2 olup, nüfus yoğunluğu 10 2 ’dir.İlçe toprakları etrâfı dağlarla çevrili ovadan meydana
gelir. Kuzey ve kuzeydoğusunda Dibek Dağı
güneyinde Bozdağlar yer alır. Dağlardan kaynaklanan
suları Gediz Irmağı toplar.
Ekonomisi, tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri üzüm, buğday, pamuk, çiğit, tütün ve
meyvedir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli
gelir kaynağıdır. Tarıma bağlı sanâyi gelişmiştir.
Salihli Palamut ve Valeks Fabrikası, pamuk ipliği,
dokuma, salça, çırçır, nebâtî yağ fabrikaları, başlıca
sanâyi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında altın
ve uranyum yatakları vardır.
İlçe merkezi İzmir-Ankara karayolu ve kenarında
yer alır. İl merkezine 72 km mesâfededir. İlçe
belediyesi 1899’da kurulmuştur.
Sarıgöl: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
34.682 olup, 10.677’si ilçe merkezinde, 24.005’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 28
köyü vardır. Yüzölçümü 423 km2 olup, nüfus yoğunluğu
82’dir. İlçe toprakları genelde düzdür.
Orta ve batısında Alaşehir Ovası, kuzey ve doğusunda
Uysal Dağı, güneyinde ise Bozdağlar yer
alır. Dağlardan kaynaklanan suları Kocaçay toplar.
Sulama gâyeli Afşar Barajı Gölünün bir bölümü ilçe
sınırları içinde kalır. Ekonomisi tarıma dayalıdır.
Başlıca tarım ürünleri üzüm, arpa, buğday,
mısır ve pamuk olup ayrıca az miktarda susam,
zeytin ve kiraz üretimi yapılır. İlçe merkezi, topraklarının
orta kesiminde yer alan ovada kurulmuştur.
Manisa- Afyonkarahisar demiryolu kuzeyinden,
Salihli-Denizli karayolu ilçe merkezinden
geçer. İl merkezine 140 km mesâfededir. Alaşehir’e
bağlı Bucak iken 1957’de ilçe oldu. Belediyesi
1942’de kurulmuştur.
Saruhanlı: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
73.888 olup, 12.977’si ilçe merkezinde, 60.911’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
37, Halitpaşa bucağına bağlı 8 köyü vardır. Yüzölçümü
898 km2 olup, nüfus yoğunluğu 82’dir. İlçe
toprakları genelde düzdür. GüneydoğusundaÇal Dağı, kuzeybatısında Yunt Dağı, doğu, güney
ve batısında Gediz Ovası yer alır. Başlıca
akarsuyu Kum Çayıdır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri, buğday, üzüm, pamuk, zeytin, tütün, arpa,
mısır ve susamdır. Ayrıca çeşitli sebze ve meyve
yetiştirilir. Çırçır, nebâtî yağ, pamuk ipliği ve
dokuma fabrikaları ve atölyeleri başlıca sanâyi
kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında magnezit yatakları
vardır.
İlçe merkezi, Manisa-Balıkesir karayolu ve
demiryolunun kenarında kurulmuştur.
İl merkezine 18 km mesâfededir. 1945’te bucak,
1959’da ilçe oldu. İl merkezine yakınlığı yüzünden
fazla gelişmemiştir. Belediyesi 1953’te
kurulmuştur.
Selendi: 1990 nüfus sayımına göre toplam nüfûsu
25.415 olup 6773’ü ilçe merkezinde, 18.642’si
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 38
köyü vardır. Yüzölçümü 791 km2 olup nüfus yoğunluğu
34’tür. İlçe toprakları Gördes- Uşak Platosunun
hafif dalgalı düzlüklerinden meydana gelir.
Başlıca akarsuları Eynes ve Selendi çaylarıdır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri,
buğday, arpa ve baklagiller olup, ayrıca az
miktarda mısır, üzüm, susam, kiraz ve zeytin yetiştirilir.
Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. İlçe
topraklarında bakır- kurşun-çinko yatakları vardır.
İlçe merkezi, Selendi Çayı Vâdisinde kurulmuştur.
Gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezidir.
İl merkezine 158 km mesâfededir. Osmanlı
Devleti zamânında ilçe merkezi günümüzde Karaselendi
diye anılan köyde idi. 1954’te ilçe olan
Selendi’nin belediyesi aynı sene kurulmuştur.
Soma: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
76.641 olup, 49.977’si ilçe merkezinde, 26.664’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 59
köyü vardır. Yüzölçümü 826 km2 olup, nüfus yoğunluğu
90’dır. İlçe toprakları, orta yükseklikteki
engebeli arâziden meydana gelmiştir. Güneyinde
Soma Dağı, batı ve iç kesimlerinde Soma Ovası yer
alır. Başlıca akarsuyu Bakırçay’dır. Yağcılar Deresi
üzerinde sulama gâyeli Sevişler Barajı yer alır.
Ekonomisi tarım sanâyi ve mâdenciliğe dayalıdır.
İlçe topraklarındaki linyit yatakları 1910’dan
beri işletilmektedir. Çıkarılan kömürün bir bölümü
Soma Termik Santralinde kullanılır. Un ve nebâtî
yağ fabrikaları, başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
Ovalarda yetiştirilen başlıca tarım ürünleri buğday,
arpa, zeytin, nohut ve mısır olup, ayrıca az
miktarda pamuk, susam, kiraz ve üzüm yetiştirilir.
İlçe merkezi İzmir-Balıkesir demiryolu kıyısında
yer alır. Bergama’yı Akhisar’a bağlayan karayolu
ilçeden geçer. İl merkezine 86 km mesâfededir.
Eski ismi Germe’dir. Belediyesi Cumhûriyetten
önce kurulmuştur.Turgutlu: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
100.697 olup, 73.634’ü ilçe merkezinde, 27.063’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 35
köyü vardır. İlçe toprakları genelde düzdür. Kuzeyinde
Çal Dağı, güneyinde ise Bozdağlar yer alır.
Gediz Ovasının bir bölümü ise ilçe sınırları içinde
kalır. Başlıca akarsuları Gediz Irmağı ve Irlamaz Çayıdır.
Dağlık kesimlerde kızıl çam ormanları vardır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri, üzüm, buğday, çiğit, pamuk, tütün, arpa,
mısır, zeytin ve susamdır. Sebze ve meyve yetiştiriciliği
gelişmiştir. Ovalık kesimde sığır, dağlarda
koyun besiciliği yapılır. Un, nebâtî yağ, konserve,
çırçır, beton direk, tarım aracı, tuğla ve kiremit
fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşları olup ilçe
topraklarında demir, nikel yatakları vardır.
İlçe merkezi Irlamaz Çayı kenarında kurulmuştur.
İzmir-Uşak demir ve karayolu ilçeden geçer.
İl merkezine 30 km mesâfededir. Eski ismi Kasaba’dır.
Denizden yüksekliği 70 metredir. İlin en
gelişmiş ilçelerinden biridir. Belediyesi 1872’de
kurulmuştur.
Târihî Eserler ve Turistik Yerleri
Manisa ili tabiî güzellikleri ve târihî eserleri
çok olan bir ilimizdir. Eski devirlerle Selçuklu ve
Osmanlı devirlerinden kalan pekçok eser vardır. İstanbul,
Edirne ve Bursa’dan sonra Osmanlılar tarafından
en çok îmâr edilen Manisa, Osmanlı mîmârîsinin
en zengin örneklerini taşıyan dördüncü
şehirdir. Yunan işgâli sırasında birçok târihî eser
yakılıp yıkılmıştır. Zamânımıza ulaşanlarından
önemlileri şunlardır:
Hâtuniye Külliyesi: Sultan İkinci Bâyezid’in
hanımı Hüsnü Şah Hâtûn 1490’da yaptırmıştır.
Külliye; câmi, sıbyan mektebi, Kurşunlu Han,
medrese ve hamamdan meydana gelmiştir. Medresesi
yıkılmıştır. Kurşunlu Han gördüğü tâmirler
yüzünden, orijinal yapısını kaybetmiştir. Minâresinin
gövdesi zikzaklı burmalarla bezenmiştir. Geometrik
oymalarla süslü minberi orijinaldir. Külliye
ilk dönem Osmanlı mîmârîsinin en güzel örneklerindendir.
Câminin yanındaki türbe 1881’de
ölen Sadrazam Rüştü Paşaya âittir.
Sultan Külliyesi: Yavuz Sultan Selim Hanın
Hanımı Ayşe Hafsa Sultan yaptırmıştır. Külliye;câmi, sıbyan mektebi, sultan hamamı, Dârüşşifâ,
medreseden meydana gelmiştir. Mesir macunu bu
külliyede bulunan câmiden halka atıldığı için Mesir
Câmii adı ile de bilinir. Câminin mihrab ve
minberi Osmanlı sanatının üstün yapılarındandır.
Dış medrese yıkılmış olup, iç medrese günümüzde
müftülük olarak kullanılmaktadır. Dârüşşifâ
kısmı ise günümüzde sağlık müzesidir.
Murâdiye Külliyesi: 1582-1585 seneleri arasında
yapılmış olup Mîmar Sinan’ın eseridir. Külliye;
câmi, medrese, imârethâne, sıbyan mektebinden
meydana gelmektedir. Sıbyan mektebi yıkılmıştır.
Külliyeyi Sultan Üçüncü Murâd Han
yaptırmıştır. Câmisi Manisa’daki Osmanlı devri câmilerinin
en değerlisidir. Kesme taştan yapılan
câminin sağ ve solunda iki ince minâre bulunmaktadır.
Giriş kapısı ağaç oymacılığının bir şâheseridir.
Sütun kapı, duvar ve kubbede yer alan
oymalı mermerler, çiçek motifli ve âyet-i kerîmelerle
süslü çiniler ve diğer çeşitli süslemelerle
Türk süsleme sanatının en güzel örneklerindendir.
Medresesi, Etnografya Müzesi; imârethâne kısmı
ise Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Sultan
İkinci Abdülhamid Han zamanında külliye
esaslı bir şekilde tâmir edilmiştir.
Ulu Câmi: Manisa’nın en eski câmisidir. Saruhan
Beyin torunu İshak Bey tarafından 1366’da
yaptırılmıştır. 14 sütun üzerine üç yönde revakla
çevrilmiştir. Sütunlarının bâzıları Bizans kilisesine
âittir. Câminin yanında bir medrese vardır. Medrese
kapısı yanında tek şerefeli kilim desenini andıran
ve yeşil, mavi, sarı ve mor renkli çini tuğlalarla
süslü kısa gövdeli minâresi vardır. Minber abanoz
ağacından yapılmış olup, âyet-i kerîme yazılarıyla
süslüdür. Minber Türk ağaç oymacılığının güzel
örneklerinden olup, Manisa Etnografya Müzesindedir.
Medrese, Bizans kilise harâbeleri üzerine
yapılmıştır. Boyu 36,55 m, eni 32,55 metredir.Çeşnigir Câmii: Çeşnigir Sinan Bey tarafından
1474’te yaptırılmıştır. Mihrabı geometrik oymalarla
bezelidir. Yanında Karamanoğullarmm
yaptırdığı kitaplık bulunmaktadır.
İvaz Paşa Câmii: İvaz Paşa bin Abdülmümin
tarafından 1488’de Mutlu Mahallesinde yaptırılmıştır.
Yanında medrese odaları vardır. Ağaç
minberinin oymaları Türk el sanatının en ince görüntülerini
sergiler.
Yıldırım Câmii: Yıldırım Bâyezîd Han, Alaşehir
ilçesini aldığı zaman yaptırmıştır. Ankara
Savaşı çıkınca kubbeleri tamamlanamamıştır. Daha
sonra yanma bir minâre ve üzerine ahşap çatı
yaptırılmıştır.
Şeyh Sinan Câmii: Alaşehir ilçesinde Şeyh
Sinan bin Mahmûd Faik tarafından 1465’te yaptırılmıştır.
Selçuklu mîmârî tarzındadır. Câminin
yanında bir zâviye ve Şeyh Sinan’ın türbesi vardır.
Kula Evleri: On sekiz ve on dokuzuncu asır yapısı
olan bu evler Osmanlı mîmârîsinin özelliklerini
taşır. Türk gelenek ve çevre şartlarına uygun
olarak yaptırılmıştır. Evlerin tavan ve kapı oymaları
çok güzeldir. Târihî eser olarak koruma altına alınan
Kula evlerinden Beyoğlu evi, Büyük Göldeliler
ve Küçük Göldeliler evi en önemlileridir.
Eski Eserler: Manisa’da Türk hâkimiyetinden
önceki Bizans, Roma, Bergama Lidya, Frigya veHitit devirlerine âit çok sayıda târihî eser bulunmaktadır.
Kybele (Kibele); Spil (Manisa) Dağı
eteklerinde bulunan bu anıt, Hititlerin tapınaklarmdandır.
10 m boyundadır. Üzerinde Hitit Hiyeroglifi
ile yazılmış yazılar vardır. Kibele eski Arabistan’daki
Hübel putunun aynısı olduğu söylenir.
Sard (Sardis) Harâbeleri: Salihli ilçesi Mustafa
Bey köyünde bulunan bu harâbeler, Lidya başşehri
Sard şehrine âittir. M.Ö. 2000 yılında kurulan
bu şehrin büyük kısmı toprak altındadır. Ancak
bir kısmı ortaya çıkarılmıştır. M.Ö. 547’den sonra
Pers Krallığına başşehirlik de yapmıştır. Romalılar
devrinde Hıristiyanlık dünyâsının en tanınmış
yedi kilisesinden biri de buraya yapılmıştır.
Bizanslılar burayı piskoposluk merkezi yapmıştır.
Tîmûr’un Anadolu’ya gelişi sırasında yıkılan
şehir, bir daha inşâ edilmemiştir. Kazılarda
çıkarılanlar İstanbul Arkeoloji Müzesindedir.
Üçüncü asra âit dünyânın en büyük sinagogu ortaya
çıkarılmıştır. Kazılarda Artemiz Tapmağı,
Pazar yeri, tiyatro, piramit mezar, Akropol, Birtepe
mezarlığı, Sard (Sardes)m Lidyalılardan önceki ismi
“Asya” (Asuva) idi. M.Ö. sekizinci ve yedinci
asırda İtalya ve Sardinya’ya göç ederek Roma
Medeniyetini kuran Etrüskler Lidya asıllıdırlar.
Lidya Devletinde 42 kral gelip, geçmiştir. Giges en
meşhurudur.
Altın (kral-ipek) Yolu Efes-Sart-Adala-Sıdas-
Gordion-Hatuşaş-Ninova olarak devam ediyordu.
Krezüs zamanında Lidya çok zenginleşmiş
ve Sard şehri dünyâca ünlü altın yatağı durumunda
idi. Ayrıca bu devirde Sard kültür ve sanat
merkezi olmuştur. Lidyalılarla Etiler aynı dîne
mensuptular.
Sidas: Demirci sınırları içinde bulunan bu
harâbeler, İyon ve Lidya çağının önemli şehri Sidas’in
harâbelerinin bir kısmıdır.
Niobe (Ağlayan Kaya): Yarıkkaya mevkiindeki
bu kaya, 14 çocuğu öldürülen bir ananın taş
oluşu olarak mitolojiye konu olmuştur. İnsana
benzeyen bu kayadan devamlı su sızar.
Aigai (Neınrutkale) Harâbesi: Manisa’nın
batısında Köseler köyü yakınındadır. Bergama
Krallığı zamânmın meşhur Aigai şehrinin kalesidir.
Sarp ve yalçın bir tepe üzerinde kurulan bu şehirde
henüz kazı yapılmamıştır.
Lidya Kral Mezarları: Salihli ilçesinin Tekelioğlu
köyü yakınında 90 höyüğü bulunan bir
kral mezarlığıdır. En büyüğü Lidya Kralı Krezüs’ün
babası Kral Allates’e âittir. Bu mezarların
hepsi ilk ve orta çağlarda açılarak soyulmuştur.
Standos (Selendi); eski şehir kalıntılarıdır. Kara Selendik
köyünde bulunur. Roma devrine âittir.
Manisa Kalesi: Manisa’nın 1 km güneyinde,
450 m yükseklikte kurulmuştur. İlk kaleyi Magnetler,
sonra Bizans İmparatoru Üçüncü İonnesDukas Batatles 1222’de yaptırmıştır. Kale iç ve dış
kale olarak ayrılır. Kaledeki câmiyi, Fâtih Sultan
Mehmed Han yaptırmıştır. Fâtih, İstanbul’un fethi
fikri plânlarını Manisa’da hazırlamıştır. Kale yıkık
durumdadır. Kale duvarları kat kat yükselir.
Karabel Kaya Kabartması: Hititlere âittir.
Menye (Meonia) Harabeleri: Kula ilçesinin Gökçeören
kasabası yakınında Lidya Krallığının önemli
bir şehrinin harâbeleridir. Philadelphia Harâbesi:
Alaşehir ilçesi eski Philadelphia şehrinin üzerinde
kurulmuştur. Şehri çevreleyen surun son kalıntıları
mevcuttur. Daldis Harâbesi: Salihli kemer
köyündedir. Gördes (Gordos Harâbesi): Roma
devrine ulaşan eski Gordos şehrine âittir. Tepe
Mezarlığı Harâbesi: Akhisar’dadır. Yoğurtçu Kalesi:
Manisa-Menemen yolu üzerindedir. Roma
Devrinden kalmadır.
Târih Öncesi Mağaralar: Demirci ve civarında
çok eski devirlere âit mağaralar vardır. Alağaç
köyü yakınında Gürneyt, Fadıllı, Uzunyayla
mağaraları ile Çatalhöyük köyü civarında Delikyar
en önemlileridir. Fadıllı beş katlı binâ şeklinde
bir kaya oyularak hazırlanmıştır. Dördüncü
katta üç mumya mezar vardır. Kralın taht odası taban
seviyesine yakındır. Cellat kuyusunun dibi
görünmez. Son katta inilmesi mümkün olmayan
dehliz vardır. Delikyarda kralsarayı ve Midas’ın
mezarı bulunmaktadır. Âsî Tepe (Azı Tepe) mevkiinde
Lidyalılarca işlenmiş demir yatakları bulunduğu
iddia edilir. Gördes Oğuldurak köyü yakınındaki
vâdide taş oyma odalar vardır. Artemis
Tapmağı: İon tarzındaki yapıların en büyüklerinden
biridir. Sütunların herbiri 17,31 m ve ağırlığı
20 tondur. Gimnazyum: Roma İmparatorluğunun
en önemli anıtlarından olan Gimnezyum ve hamam,
Sard Harâbeleri içindedir. Alaşehir Surları:
Oldukça büyük surlardır. Alaşehir eski çağlarda askerî
bir üs idi.Mesire yerleri:
Yeşilliği, ormanları, soğuk suları, kaplıcaları,
serin yaylaları ile meşhur olan Manisa ilinde çok
sayıda mesire yeri vardır. Başlıcaları şunlardır:
Spil (Manisa Dağı) Millî Parkı: Gediz Vâdisi
güneyinde yer alan Spil Dağı üzerindedir. Yüksekliği
1517 m olan bölge ovaya nazaran 7°C serin,
ormanla kaplı, bol ve soğuk su kaynaklarına sâhiptir.
Yedi bin hektara yakın millî parkın 5227
hektarı ormanlarla kaplıdır. Târihî eserler ve mitolojiye
konu olan yeryüzü şekilleri ve Gediz Vâdisine
kuşbakışı bakan güzel manzarası vardır.
Çınarlı Çeşme: İl merkezine 26 km uzaklıkta
orman içi dinlenme yeridir. Manisa-Osmancalı
karayolu üzerindedir. Zengin orman örtüsü ve ilginç
manzaraları bulunur.
Seyrangâh: Kırkağaç’a 4 km mesâfede bir
dinlenme yeridir. Kızılçam ağaçları ile kaplıdır.
Süleymanlı: Manisa-Aksihar karayolunun
üzerindedir. Orman içi dinlenme yeridir.
Sultan Yaylası: İl merkezine 14 km uzaklıktadır.
Kiraz Yaylası adıyla da bilinir. Kiraz ve çam
ağaçları ve soğuk suları ile meşhur bir dinlenme
yeridir.
Marmara Gölü: İl merkezine 63 km uzaklıkta,
Gölmarmara ilçesi yanındadır. Göl kıyısında
piknik ve kamp yapma imkânı vardır. Akhisar-
Gölmarmara yolu veya Sâlihli üzerinden ulaşım
sağlanır.
Kaplıca ve içmeler: Manisa ili şifalı su kaynakları
bakımından çok zengindir. Birçoğunda yeterli
tesis vardır.
Kurşunlu Kaplıca: Sâlihli ilçesine 6 km uzaklıkta
Sâlihli-Ödemiş yolu üzerinde Allahdiyen köyü
yakınındadır. Konaklama tesisleri mevcut olan
kaplıcanın suyu içme ile mîde, barsak, karaciğer,
safrakesesi ile metabolizma hastalıklarına; banyo
ile romatizma, nevralji, nefrit, cilt ve kadın hastalıklarına,
teneffüs yolu hastalıklarına faydalıdır.
Sakız Mâden Suyu: Alaşehir ilçe merkezindedir.
Yemeklerden önce içilirse mîde, barsak,
hastalıklarına, böbrek ve mesâne iltihap ve küçük
taşların düşürülmesine faydalıdır.
Kula-Ceren Ilıcası ve Çamuru: Kula’nın
Şehitoğlu ilçesindedir. Konaklama tesisleri yetersiz
olan kaplıcanın, suyu içme ite mîde, barsak, karaciğer
ve safrakesesi hastalıklarına; su ve çamur
banyosu ile, romatizma, nevralji, nefrit, polinefrit,
kırık ve çıkıklardan sonraki hareket noksanlıklarına
iyi gelir.
Selendi Emir Kaplıcası: Kula ilçesine 18 km
uzaklıkta, Şehitoğlu köyündedir. Konaklama tesisleri
yeterlidir. Kaplıcanın suyu içme ile mîde,
barsak, karaciğer ve safra yollan hastalıkları ile sanlık
geçirenlere, metabolizma hastalıklarına; banyo olarak da romatizma, nevralji, nefrit ile hareket
noksanlığına faydalı olur.
Sard Kaplıca ve Çamuru: Salihli ilçesine 11
km uzaklıkta Sardmahmud köyündedir. Soğuk içilmek
sûretiyle mîde, barsak, karaciğer, hastalıklan ile
safrakesesi yetersizliklerinde; banyo ile romatizma,
nevralji, nefrit, cilt ve kadın hastalıklarına, solunum
yollarının kronik iltihaplarına faydalı olur.
Urganlı Kaplıcası: Turgutlu ilçesine 24 km
uzaklıkta Urganlı köyünün 7 km kuzeyindedir.
Konaklama tesisleri mevcuttur. Soğutularak içilmek
sûretiyle safrakesesi ve rahatsızlıklarına, karaciğer
ve metabolizma hastalıklanna; banyosu, romatizma,
kadın hastalıkları, egzama, siyatik, hemoroit,
cilt ve nefrit hastalıklarına faydalıdır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir