Anasayfa / wiki / MASONLUK

MASONLUK

MASONLUK; insanlar arasında din, dil ve ırk
farkı gözetmeden kardeşlik, hürriyet, eşitlik ve
adâlet ilkelerini savunduğunu iddiâ eden daha çok
Yahûdilik temelleri üzerine dayalı millî ve mânevî
değerleri bozmak gâyesi ile kurulmuş kısmen
gizli bir cemiyet. Eski Mısır’dan alınmış bâzı sembollerle
birlikte; Yahûdi târih, din ve sembolleriyle
çok yakın bir bağlantısı olan gizli masonluk yolunun
resmen kuruluş târihi 16. asrın sonudur.
Teşkilât bilhassa 18. asrın başından îtibâren gelişme
göstermeye başladı. Bu asrın başlarında İngiltere’de
6 mason locası vardı. 24 Haziran 1717’de
ilk büyük locası kuruldu.
1721 senesinde Montagu Dükünün masonluğu
kabul etmesinden sonra, İngiliz Kraliyet Âilesi tamâmen
mason oldu ve bu durumu devâm ettirdi. İskoç
Büyük Locası ise 30 Kasım 1736’da kuruldu.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, ilk mason locası
1730 senesinde kurulmuş ve süratle yayılmıştır. Bugün
Amerika Birleşik Devletleri’nde 49 büyük loca,
15.770 loca ve 4 milyonun üstünde üye mevcuttur.
1877 Mason Locaları Genel Toplantısında
üyelerin yeminlerini kutsal kitaplar üzerine değil,
nâmus üzerine yapmaları kararlaştırıldı. Masonların
1900 senesinde bir toplantıda aldıklarıkararla ilgili zabıtların 102. sayfasında “Dindârlara
ve mâbetlere galebe çalmak (gâlib gelmek) kâfi değildir,
asıl maksadımız dinleri yok etmektir.” yazılıdır.
Papalık da Katoliklerin mason olmalarını
yasaklamıştır.
Masonlar, İslâmiyeti mason localarının direktiflerine
uygun olarak anlatan din kitapları,
Kur’ân-ı kerîm tefsirleri, ilmihaller yazdırdıkları gibi,
bu kimselere “büyük İslâm âlimi, müctehid,
müceddid” gibi isimleri yakıştırarak Müslümanları
gerçek İslâmiyetten uzaklaştırmaya çalışmışlardı.
Cemâleddîn Efgânî, Muhammed Abduh, Reşit
Rızâ gibi kimseler bunun önemli misâlini teşkil
ederler.
Fransa’da basılan Les Franco-Macons kitabında
bunlar övülerek 127. sayfasında “Mısır’da
kurulan mason localarının başına Cemâleddîn Efgânî
ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi.
Bunlar Müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına
çok yardım ettiler.” denilmektedir.
Bugün dünyâda en yaygın olan mason kulüpleri
Rotary ve Lions’tur. Asil, zengin, devlet adamı,
ilim adamı gibi şöhret ve îtibâr sâhibi veya ileride
mevki ve makam kazanabilecek kimseleri
tercihen cemiyetlerine üye kaydederler.
Üyeler arasında kabaca çıraklık, kalfalık ve ustalık
gibi bir derecelendirme mevcuttur. Üye olmayanlara
merâsimleri hakkında bilgi vermedikleri
gibi, üyeler arasında sıkı bir bağlılık ve gizlilik
isterler. Birbirlerini muhtelif işâret ve amblemlerle
tanırlar. Masonluğun gizlilikle ilgili genel
prensibini şu şekilde ifâde etmek mümkündür:
“Masonluk kendini her yerde hissettirmeli
fakat hiç bir yerde görünmemelidir.”
Masonluğa kabul edilen şahıs, önce kendi örf
ve âdetleri dikkate alınarak eğitilir. Daha sonra
mason prensiplerine ağırlık verilerek, masonluk bir
doktrin olarak şahsın kafasına yerleştirilir.Masonların insan kazanmak ve cemiyetlerini
yüceltmek için yaptıkları propaganda ile icraatları
arasında büyük uçurumlar mevcuttur:
1. Masonluk, insanlık, dünyâ vatandaşlığı, enternasyonalizm
gibi ülküleri benimsediğini ileri sürer.
Uygulamada ise masonlar sadece aynı teşkilât
mensuplarını kardeş görür ve ancak aynı teşkilâta
bağlananlara yardımcı olurlar.
2 . îmân ve vicdan hürriyeti mücâdelesi yaptıklarını
savunurlarken, asıl olarak gâyeleri başta
İslâmiyet olmak üzere semâvî dinleri yok etmek ve
masonluk inancını bir din gibi benimsetmektir.
3. Kişide ehliyet ve liyakat vasıflarını esas
kabul ettiğini iddiâ etmekle birlikte locaya mensubiyeti
ilk plânda tutmaktadırlar.
4. Dil ve ırk ayırımı yoktur sözlerine karşılık mason
localarında bilhassa Yahûdîlerin ve dönmelerin
en önemli mevkilerde bulunduğu görülmektedir.
Nitekim zaman zaman masonluk, üyelerince, Yahûdî
emellerine, ülkülerine vâsıta olduğu, İsrâil Devletinin
kurulması için bir araç olarak kullanıldığı ve
Yahûdîliğin beynelmilel himâyesinin ardında bulunduğu
ileri sürülerek tenkit edilmiştir.
Türkiye’de masonluk: On sekizinci asrın
başlarında Halep ve İzmir’de locaların açılması
ile faâliyete geçen masonluk; Hama, Humus ve İstanbul
localarını açarak genişledi. 1820’den sonra
İstanbul, Makedonya, Trakya, İzmir ve Suriye’de
muhtelif büyük localara bağlı localar kuruldu. O târihlerde
bu localara kaydolan Müslümanlar yok denecek
kadar azdı. İngiltere Büyük Locasına bağlı
olarak 1856-1860-186l’de İstanbul’da açılan localara
ise, başta Mısırlı Prens Mustafa Fâzıl Paşa
olmak üzere, devlet ileri gelenlerinden girenler
oldu. 1861 yılında Mısırlı Prens Halîm Paşa mason
Osmanlı Şurâ-yı Âlisini kurunca, Reşid Paşa, Fuat
Paşa, Süleymân Paşa, Mithad Paşa gibi ileri
gelen devlet adamları da mason locasına girdiler.
Sultan İkinci Abdülhamîd Han bunların çalışmalarını,
gâyelerini, din ve devlet aleyhine bulunduğundan
sıkı takibat altına aldı. Bunun için, İkinci
Meşrûtiyetin ilânına kadar Türk masonlarının gelişmesi
durdu. Bu devirde sâdece Selânik ve civârındaki
mason locaları hummalı bir faâliyet ve
canlılık içerisinde çalışmasını sürdürdüler. İkinci
Meşrûtiyetin ilânından sonra çoğunluğu mason
olan Jön Türkler ve İttihatçılar (Talat Paşa, Enver
Paşa, Mahmûd Şevket Paşa, Cemâl Paşa, Süleyman
Paşa, Hüseyin Câhid Yalçın, Emanuel Karasu, vs.)
Hareket Ordusu ile İstanbul’a gelip iktidarda söz
sâhibi olunca, Osmanlı Devletinde masonlar için
yeni bir dönem başladı. 25 Haziran 1909’da Türkiye
Büyük Locası kuruldu. O zaman faâliyette bulunan
değişik adlardaki localar, bu kuruluşa katıldılar.
Yapılan seçimde Talat Paşa büyük üstatlığa,
, Filozof Rıza Tevfik kâtipliğe, Albay Gâlib Bey büyük
üstat yardımcılığına getirildiler. Çalışmalarına
büyük bir hızla devâm eden masonlar, bütün OsmanlI
ülkesinde 32 loca açtılar. Birinci Dünyâ Savaşı
sırasında Bahriye Nâzın Cemâl Paşa, Şeyhülislâm
Mûsâ Kâzım ve Hayri Ürgüplü, Polis Müdürü
Bedreddîn bey gibi tanınmış şahıslar da mason
oldu. Birinci Dünyâ Savaşı bitip, Osmanlı
Devleti işgâl edilmeye başlayınca, İttihat ve Terakkiye
mensup masonlar milletin gözünden düştükleri
için, masonluktan çıkarıldılar. Cumhûriyetin
ilânından sonra da çalışmalarına devâm eden
masonların faâliyetleri, 1935 yılında çıkarılan bir
kânunla yasaklandı. 1948 yılma kadar pasif kalan
masonlar, Tıp Profesörü Mim Kemal Öke’nin başkanlığında
Türkiye Mason Derneğini kurdular.
Türkiye Büyük Locası (Türk Yükseltme Cemiyeti)
1964’te İskoçya Büyük Locası ve 197l’de İngiltere
Büyük Locası tarafından tanındı. Bugün
İstanbul’da 26, Ankara’da 14, İzmir’de 18 loca bulunmaktadır
(1993). Türkiye’de aralarında çeşitli
anlaşmazlıklar bulunan genelde dört mason demeği
vardır. Bunlar Türkiye Mason Demeği, Türk Yükseltme
Cemiyeti, Türkiye Kültür ve Fikir Demeği
ile Türkiye Büyük Mason Mahfili Derneğidir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir