Home / wiki / Arthur Efsanesi

Arthur Efsanesi

Arthur efsanesi, efsanevi kral Arthur
üzerine söylenip yazılmış öykü ve romanslar
toplamı.
Ortaçağda, özellikle Fransız yazarlar, Arthur’un
doğumunu, Şövalyelerin serüvenlerini,
kansı Guinevere ile şövalye Sir Lancelot
arasındaki aşkı işleyen birçok öykü kaleme
aldılar. Bu öykülerde, Guinevere ile Lancelot
arasındaki yasak aşkın ve Kutsal Kâse’
yi(*) arama serüveninin, Arthur’un şövalyeleri
arasındaki birliği bozduğu, Arthur’un
ölümüne ve krallığının yıkılmasına yol açtığı,
birbirinden değişik biçimlerde anlatılıyordu.
Arthur’u ve sarayını konu alan öyküler,
Galler’de 11. yüzyıldan önce halk arasında
yaygınlaşmıştı. Ortaçağ İngiliz vakanüvisi
Monmouthlu Geoffrey’nin Historia regum
Britanniae (1135-39) adlı yapıtıyla bu öyküler
Avrupa çapında ün kazandı. Bu yapıt,
Fransa’nın doğusunda bir Roma ordusunu
yenen, ama sonra kendi ülkesinde, yeğeni
Mordred’in başlattığı ayaklanmada ağır yaralanan
görkemli kralın anısına yazılmış bir
övgüydü. Geoffrey’nin yapıtındaki kimi aynntılar
şaşılacak ölçüde uydurmaydı; Kelt
öykülerindeki bazı öğeleri feodal döneme
uyarlamıştı. Arthur’un bir cihan fatihi olarak
sunuluşu, çok açık biçimde, Büyük
İskender ve Charlemagne gibi büyük önderlerin
adı çevresinde oluşmuş efsanelerden
esinlenmişti. Başta Jerseyli Anglonorman
yazar Wace ve şair Layamon olmak üzere
sonraki yazarlar, Arthur efsanesini, özellikle
Arthur’un şövalyeleriyle ilgili başka aynntılarla
bütünlediler.
Kelt kaynaklarından yararlanan Chretien
de Troyes(*), 12. yüzyıl sonlarında yazdığı
beş serüven romansında, Arthur’u bir harikalar
ülkesi kralı olarak anlattı; Arthur
efsanesine Kutsal Kâse temasım ekleyen de
oydu. 13. yüzyıl düzyazı romanslannda,
Kutsal Kâse’nin ele geçirilmesi ve Lancelot
ile Guinevere’in aşkı başlıca temalar olarak
işlenmeye başladı. Olayları, Lancelot’yu
temel olarak işleyen eski bir romans, Vulgata
ya da Lancelot (y. 1225) zinciri olarak
bilinen dizinin ilk halkasını oluşturdu. Lancelot
teması, Lancelot’nun oğlu ve katışıksız
şövalyeliğin temsilcisi Sir Gallahad aracılığıyla
Kutsal Kâse öyküsüne bağlandı. Bu
öyküde, Sir Gallahad’ın, Kâse’nin yardımıyla
Tann’yı bu dünyada görülebileceği kadar
açıkça görebildiği, ama Sir Lancelot’nun bu
gizemli yolda ilerlemesinin Guinevere’le
yaşadığı yasak aşk yüzünden engellendiği
anlatılıyordu. Lancelot öykülerinden bir
başkası, Arthur’un doğumu, çocukluğu ve
taşa saplı büyülü kılıcı çıkararak kral oluşunu
anlatan, Robert de Borron’un Merlin
adlı manzum öyküsüne dayanıyordu. Vulgata
zincirinin yazan, 13. yüzyılda yazılmış bu
öyküye, Arthur’un savaştaki kahramanlıklannı
anlatan sözde tarihsel bölümler ekleyerek
bunu düzyazıya dönüştürdü. Vulgata
öykülerinin sonuncusunda, Arthur’un Roma
seferi ve Mordred ile savaşı anlatılıyordu.
Bu bölüme, Lancelot ile Guinevere
arasında yeniden alevlenen aşk ve bunun
ardından Lancelot ile Sir Gawain arasında
çıkan savaş da eklenmişti. Daha sonra
yazılan ve Vulgata sonrası Kutsal Kâse
romansı (y. 1240) adıyla bilinen düzyazı
357 artıdeğer
öyküde, Arthur efsanesine, Tristan romansından^)
alınan kimi öğeler katıldı.
Vulgata zincirinde ve Vulgata sonrası öykülerde
anlatılan efsane, Thomas Malory’
nin 15. yüzyıl sonlannda yazdığı Le Morte
Darthur (Arthur’un Ölümü) adh yapıtla
İngilizce konuşan okurlara ulaştı. Bu arada
Monmouthlu Geoffrey’nin Historia’sına yönelik
ilgi de yeniden canlandı ve düş ürünü
İngiliz krallan, şu ya da bu oranda resmî
ulusal mitolojinin parçası haline geldi. Arthur
efsanesi, 17. yüzyılda da canlılığını
korumakla birlikte, uyandırdığı ilgi İngiltere’yle
sınırlı kaldı. 18. yüzyılda yalnızca eski
kitap meraklılarının ilgisini çeken efsane,
Victoria döneminde, başta Tennyson’un
îdylls o f the King (Kral Manzumeleri) adlı
yapıtı olmak üzere yeniden edebiyat yapıtlannda
işlenmeye başladı. 20. yüzyılda, Amerikalı
ozan Edwin Arlington Robinson, bir
Arthur üçlemesi yazdı. Ingiltere’de ise T.
H. White The Once and Future King (1958;
Bir zamanların ve Geleceğin Kralı) adı
altında derlenen bir dizi romanında bu
öyküleri yeni bir bakışla aktardı. Alan
Lerner ile Frederick Loewe’nin Camelot.
(1960) adh müzikali White’ın bu yapıtına
dayanır.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir