Aşoka, a s h o k a olarak da yazılır (ö. İÖ
238 ?, Hindistan), Hint Maurya hanedanının
son büyük imparatoru. Saltanatı sırasında
(İÖ y. 265-238 ya da İÖ y. 273-232)
Budacılığı büyük bir coşkuyla destekleyerek
bu dinin bütün Hindistan’a yayılmasına
neden oldu. Doğu kıyısındaki Kalinga ülkesini
başanlı, ama kanlı bir biçimde işgal
ettikten sonra, silahlı fethe karşı çıkarak
“doğru yaşam ilkeleri (dharma) yoluyla
fetih” diye adlandırdığı politikayı benimsedi.
Aşoka öğretilerini ve yapıtlannı geniş
kitlelere yaymak için halk önünde konuşmalar
yaptı. Bu konuşmaların metinlerini
uygun yerlerdeki kayalara ve sütunlara
yazdırdı. Aşoka’nın saltanatının değişik dönemlerindeki
düşünce ve eylemlerini yansıtan
bu yazıtlar Kaya Fermanlan ve Sütun
Fermanlan (örn. Samath’da bulunan ve
Hindistan’ın ulusal simgesi haline gelen
aslanlı sütun başı) adıyla anılır ve Aşoka’nm
yaşamına da ışık tutar. Açıksözlü ve içten
üslubu Aşoka’nm sözlerinin gerçek olduğu
izlenimini uyandırmaktadır.
Kendi kayıtlanna göre Aşoka, Kalinga
ülkesini (bugün Orissa Devleti) saltanatının
sekizinci yılında işgal etti. Savaşın yenilen
halkta yarattığı acı ve sıkıntılardan duyduğu
vicdan azabı, onu silahlı fetihlerden vazgeçirecek
kadar büyük oldu. Budacılığa yönelerek
onu benimsedi. Budacıhğın ve kendi
dinamik kişiliğinin etkisiyle dharma’ya uygun
yaşamaya, bu konuda vaaz vermeye,
aynca uyruklanna ve bütün insanlığa hizmet
etmeye karar verdi.
Aşoka dharma’dan dürüstlük, doğruluk,
sevecenlik, iyilikseverlik, kaba kuvvet kullanmama,
herkese saygılı olma, az günah
çok sevap işleme, hayvanlara kötü davranmama
gibi toplumsal ahlak değerlerinin
uygulanmasını anladığını pek çok kez belirtti.
Ortaya ne belli bir dinsel inanç biçimi, ne
de felsefi bir öğreti attı. Dindaşlanndan
başka hiç kimseye Budacıhktan söz etmedi.
Bütün dinsel mezheplere karşı saygı besledi
ve onlara kendi ilkelerine göre tümüyle
özgür yaşama güvencesi verdi, ama “manevi
değerlerini yükseltme”ye çalışmalan konusunda
da diretti. Başkalanmn inançlanna
saygı göstermelerini, iyi yönlerini övmelerini,
başkalanmn görüşlerini şiddetle yermekten
sakınmalannı öğütledi.
Aşoka, dharma’yı etkin olarak uygulamak
amacıyla, köylülere vaaz vermek ve sıkıntılannı
azaltmak için düzenli gezilere çıkardı.
Yüksek dereceli memurlanna da, normal
görevlerine ek olarak, bunu yapmalannı
emreder, sürekli olarak halkın sevinçlerinden
ve üzüntülerinden haberli olmalannı,
adalet dağıtırken çabuk ve tarafsız davranmalannı
isterdi. Dharma’nin halk tarafından
uygulanmasına ön ayak olmak, sıkmtılan
görüldüğü yerde azaltmak; kadınlann,
sınır dışında yaşayan insanlann ve çeşitli
dinsel birliklerin özel gereksinimlerini karşılamak
düşüncesiyle “dharma vaizleri” diye
adlandınlan yüksek memurlar atandı. Halkın
esenliğine ilişkin konulann hemen Aşoka’ya
bildirilmesi emredildi. Aşoka, yalnızca,
halkının dharma yolunda yürümesini
sağlamakla kazanacağı onurun peşinde olduğunu
belirtti.
Yazıtlannı okuyanlar, Aşoka’nm uyruklanna
hizmet etmekteki içtenliğinden hiçbir
kuşku duymazlar, Aşoka, emir vermek
yerine halkla tartışarak işinde daha çok
başan kazandığını söyler. Halk yaranna
çalışmalan arasında, insanlar ve hayvan473
aşure
lar için hastaneler açılması, ilaç sağlanması,
yol kenarlannm ve çevrenin ağaçlandınlması,
kuyular kazılması, sulama yollan ve
konaklama evlerinin yapılması, halkın kaygısızlığını
ve hayvanlara kötü davranmasını
önlemek amacıyla da yönergeler dağıtılması
sayılabilir. Aşoka’nın ölümünden sonra çahşmalan
sürdürülmedi, Maurya İmparatorluğu
parçalandı. Ama başarmaya çalıştığı
yüksek idealler, anısını canlı tutmaktadır.
Çalışmalan arasında en kalıcı olanlan,
Budacılığa yaptığı hizmetlerdir. Aşoka birkaç
stupa (kutsal eşyalann korunduğu tümülüs),
manastır yaptırmış, üstlerine dinsel
öğretilere ilişkin düşüncelerini yazdırdığı
sütunlar diktirmiştir. Mezhep (Budacı dinsel
topluluk) içinde bölünmeleri önlemek
için güçlü önlemler almış, yandaşlanna
yazılı yapıtlannı incelemelerini salık vermiştir.
Bir Seylan vakayinamesi olan M ahavamsa’da
anlatılanlara göre, din adamlan
dışanya, vaaz veren misyon topluluklan
yollamaya karar verdiğinde, Aşoka onlara
coşkuyla yardımcı olmuş ve kendi oğluyla
kızını misyoner olarak Seylan’a göndermiştir.
O zamana değin yalnızca belli yörelerde
yandaş bulmuş küçük bir mezhep olan
Budacılık, Aşoka’nm desteği ile bütün Hindistan’a,
daha sonra da ülke sınırlan dışına
yayılmıştır.






