EPODOS i. (yun. epi, üstünde ve ode, şarkı’dan). Esk. ed. Eşit olmayan iki mısradan meydana gelen lirik kıta. [| Bu kıtalardan meydana gelen lirik eser. j| Bir lirik Koro eserinin üçüncü bölümü. —  Ke...

EPİZYOTOMİ i. (yun. epeision, edep yeri vé tome, kesme’den fr. cpisiotomie). Bazı doğumlar sırasında cinsiyet organı .ve apış arası1 kaslarım kesme ameliyatı. —  Epizyotomi, cinsiyet organının ağzını ...

EPİZOM i. (yun. epi, üzerinde ve soma, vücut’tari fr. épisome). Biyol. Bir hücreye girebilecek ve orada bir kromozomla gevşek bir bağ kurabilecek güçte kromozon parçası veya canlı cisimcik. (Epizom iç...

EPÍTOME i. (Yunancadan alınma lat. k.). Bir kitabın kısaltılmış biçimi ve özellikle kısa tarih kitabı. — Uzun tarih eserlerinin kısaltmalarına ilkçağ latin ülkelerinde bu ad verilirdi ve bunların en ö...

EPİTOKİ i. (yun. epi,’ üst ünde ve tokos, doğurma’dan, fr. épitoquie). Biyol. Deniz dibinde yaşayan halkalı solucanlar gibi bazı hayvanlarda, üreme sırasında ortaya çıkan değişikliklerin tümü. E...

EPİTERMİK sıf. (fr. épithermique). Nükl. Enerjileri, termik nötronların enerjisinden (0,025 eV) az olmamak şartıyle, 100 elektron -volt’u n . altına düşürülen yavaşlatılmış nötronlar için kullanılır,...

EPİTERMAL sıf. (fr. epi t her mal). Jeol. Epitermal damar, dolgusu sığ yerde ve orta sıcaklıkta oluşan damar. —  Epitermal damarlara, faaliyet halindeki’a nispeten genç volkanik bölgelerde rastl...

Epitelyumşu sıf. Tüberküllerin orta bölgelerinde oiduğu gibi, bazı patolojik oluşumlarda rastlanan hücrelere denir. (Görünüşlerinde sahici epitelyum hücrelerine çok yaklaşık iseler de katılgan doku kö...

Epitelyumlaşma i. Epitel dokusunun oluşumu ve özellikle yaraların nedbeleşmesi sırasında katılgan dokunun bir epitel tabakası ile örtülmesi....

EPİTELYUM i. (yun, epi, üzerinde ve t hele, meme başı’ndan). Histol. Bir veya birkaç kat halinde vücudun bütün dış (epidermis) ve iç (mukozalar) yüzeylerini kaplayan doku. —Epitelyum, yassı veya, sili...

EPİTALAM i. (yun. epithalamion, gerdek şarkısından fr. epithalame). Lirik şiir; önceleri, gelin ve güveyi övmek üzere yazılır ve düğün sırasında ezgiyle söylenirdi: CatuU lus, Thetis ile Peleus*un epi...

EPİTAKSt i. (fr. epitaxie). Değişik madde biliûriannın, bu iki maddenin ortak yüzündeki atom düzeninin yakın benzerliği sebebiyle birbirlerine doğru dönmesi. — Elektron. Bir germanyum veya silisyum bi...

Epistolae (Manzum Mektuplar), Horatius’- un eseri. Yirmi tanedir. Genellikle Ar s Poetica (Şiir Sanatı) başlığı altında yayımlanan Pison’lara Mektup da bunlardan biridir. Bunların Yergiler*den farkı, ...

EPİSTAZİ i. (yun. epistasis, baskın olma’- dàn fr. épistasie; W. Bateson tarafından kullanılan k.). Genet. Bir genin allël olmayan diğer genlere baskın olması. ‘ —  Başat bir gen, allel olmayan ...

EPİSTATESi. («görevli» anlamında yun. k.). Çeşitli siyasî ve teknik görevlilerin unvanı. — Atina’da bayındırlık görevlilerine, oyun idarecilerine, tapmak mutemetlerine v.b. epistates adı verilirdi. Ke...

EPİSKOPOS i. (yun. epi, üzerinde ve skopein, incelemek’t en). Esk. yun. Atina’nın kendisine bağımlı şehirlere bu şehirleri denetlemek, buralarda adalet dağıtmak ve hâkimiyet otoritesini temsil etmek ü...

EPİSKOPALtZM i. (fr. épiscopalisme). Piskoposlar topluluğunun papalıktan üstün olduğunu ileri süren kuram. (Ortaçağda tutulan bu kuram, XI., XII., XIII. yy. larda, özellikle Avignon papalığı döneminde...

EPİSKOP i. (yun. epi, üzerinde ve skopein, görmek’ten fr. ipiscope). Görüntüleri yansıma yoluyle veren (saydamsız maddeler tilerindeki görüntüler, küçük cisimler) ve genellikle okullarda öğretim aracı...

EPİ SEM i. (fr. epi seme). Müz. IX. yy. dan itibaren Sankt-Gallen elyazmalarında bazı notaların ses perdelerini, vurgularını, ritmini belirtmek için bazı nomalara eklenen çizgiler i....

EPİSCİA i. Tüylü ot; bazıları sürüngen gövdelidir; çiçekleri ortak bir sap üzerinde yarı ayrı veya bileşik olur; beyaz veya erguvanî renktedir. (Episciaların bazıları limonluklarda süs bitkisi olarak ...