EPİKTEZ i. (fr. epictese). Bazı bitkisel hücrelerin, geçişme olayının genel kurallarına uymama özelliği. — Epiktez, elektropozitif iyonların (meselâ potasyum) kökler tarafından soğurulmasına dayanır. ...

EPİKTETOS, stoacı yunan filozofu (Hierapolis, Frigya M.S. 50’ye dpğr.-Nikopolis, Epir 125 – 130). Hayatı üstüne az şey biliyoruz. Roma’da, Neron’un azatlı kölesi Epaphroditos’ıin yanında köleydi...

EPİKMAN (Refik), türk r.essamı i İstanbul 1902 Ankara 1974). Sanayii. NefiseVi bitirdi (1925). Paris’e gönderilerek Jıılian akademisinde üç yıl öğrenim gördü. Güzel Sanatlar akademisinde bir süre asis...

EPİKLEROS i/ (yun. k.). Yun. huk. Babanın,’ erkek evlâdı olmaması halinde, mirasını bıraktığı kızlara verilen ad. —  Bu kızlar, bir yedek mirasçı durumunda idiler. Eğer baba sağlığında onları ev...

EPİKHARMOS, yunanlı komedi yazarı (M. ö. 525’e doğr. – Syrakusai M. ö . 450’ye doğr.). Genç yaşında Syrakusai’ye gitti ve bütün hayatını, muhtemelen Gelon ve Hieron adlarındaki tirari’lann himay...

EPİGRAM i. (yun. epigraphein, yazmak’tan fr. épigramme). Eski çağlarda, bir, anıtın üzerine yazılmış olan *kısa ve nesir veya çoğunlukla manzüm yazıt. |j Herhangi bir şeyin üstüne yazılmış olan manzum...

EPİGRAFİ i. (yun., epi, üzerinde ve graphein, yazmak’tan fr. épigraphie). Taş veya maden gibi dayanıklı maddeler üzerine yazılmış kayıtları inceleyen ve tarihe yardımcı olan eski yazıtlar bilimi. (Bu ...

EPİGONOS’LAR, Polynike’nin öcünü almak için Thebai’ye karşı savaşmış olan yedi önderin oğy 11 arı. On yıl sonra, şehri ele geçirdiler. Başarıları destan temalarından. biri oldu; — İskender’in Asya’da ...

EPİGONİZM (yun. epígonos, döl’den fr. épigonisme). Biyol. ileriki döllerde ortaya çıkacak bir değişikliğin, yaşayan tiplerdeki belirlisi. — Tek parmaklı memelilerin (atgiller ve proerotheridae) ortaya...

EPİFORA i. (yun. epi, üzerinde ve phorein taşımak’tan). Göz yaşı noktalarının kapanması yüzünden göz yaşının yanaklara doğru akması. (Çok zaman bir yüz felci ve dakriyosistitten ileri gelir, soğuktan ...

EPİFİT sıf. ve i. (yun. epi, üst ve phyton, bitki’den fr. ‘ epiphyte). Bot. Başka bir bitkiye tutunmuş, fakat asalak olmayan bitkiler için kullanılır: Birçok orkide türü epifittir. — Epifit bitkiler (...

EPİDÜRAL sıf. (fr. epidüral). Anat. Omurga kanalının kemik , duvarı ile sert zar arasındaki kısmına denir: Epidüral enjeksiyon. || Epidüral aralık, dura mater kılıfının kemikten en uzak olduğu ve hatt...

EPİDOT i. (fr. epidote). Miner. Billûrsu kayaçlarda bulunan, hidratlı tabiî alüminyum, kalsiyum ve demir silikat. > — Ca2 (Al, Fe)3 (SiOı)o (OH), . formülündeki epidot veya eşerit, rengi sarıdan ye...

EPİDİDİMO – DEFERANSİYEL sıf. (fr. epididymo-deferentiel’den). Hem epididimle, hem de sperma götüren kanalla ilgili. || Epididimo – deferansiyel anastomoz, epididim kuyruğu hizasında epidi...

EPİDERMOFİTİ i. (fr. épidermophytie). Bir mantardan, ileri gelen ve epidermanın eklentilerini (kıllar, tırnaklar v.b.) genellikle sağlam bırakan kjzartılı, kabuklu deri hastalığı. —  EpidermofitV 1er ...

EPİDAUROS, Eski Yunanistan’da şehir. Kuzeydoğu Peloponnesos’ta, Argolıs’in doğu kıyısında, Arakhnaion. Tithion ve Koryphaion dağları ile çevrili büyük bir ticaret merkeziydi; şehir, ününü hem ticarete...

EPİCADUS i. Açık renkli garip bir örümcek. Amerika’da genellikle çiçekler üzerinde yaşar. (Thomisidae familyasından.) — a n s İk l . Epicadus’larda, d i ş i l e r e r k e k l e r d e n 4 -5 k a t b ü ...

EPİBOLİ (yun! epibole, üzerine koymak’- tan fr. epibolie). Embriyoloji. Gastrulanın, bölütlenme boşluğu olmayan bir blastuladan oluşması. — Epiboli, kutuplarından birinde vitellüsü daha çok olan heter...

EPİBLAST i. (yun. epi, üzerinde ve blastos, tohum filizi’nden fr. epiblaste). Bot. Buğdaygillerin embriyonlarında, kalkancık’ın (scutellum) simetriği olan küçük lop. ikinci bir çenek sayılır. — Embriy...

EPİBDELLA i. Yaprak biçimli -yassı solucan. (Arka tarafında pençemsi vantuz ^ lan, yani çengelli büyük çekmenleri var-” dır. Epibdella’lar çeşitli balıkların üzerinde yaşar: Epibdellahippoglossi...