EMS, Kuzey Almanya’da ırmak, Hollanda sının boyunca akar, 320 km. Teutoburger Wald’dan doğar, Münster havzasının büyük kısmını akaçlar, sonra Kuzey denizine yönelir ve Dollart körfezinde denize dökülü...

Kış ve soğuk iklim şartlarının virüs ve mikropları kırdığı inancı artık tarih oluyor. Prof. Dr. Yonca Tabak “İddia edilenin aksine soğuk mikrobu kırmıyor. Yapılan çalışmalar soğuk ve kuru havanı...

EMRETMEK geçi. blş. f, (ar. emr ve türk. etmek*ten). Emir vermek, buyurmak: Hızır Fasa, bunun üzerine Pir Sultan*ın asılmasını emrediyor (A. Gölpmarlı). —  Emretti patrik efendi (veya emretti kadı), y...

EMRE (Ahmet Cevat), türk dil bilgini (Resmo, Girit 1887 – Ankara 1961). Mektebi Harbiyede öğrenim yaptığı sırada meşrutiyet taraftarı olduğu için tutuklanarak Fizan’a sürüldü. Trablusgarp’ta Yus...

EMRAH Erzurumlu, saz şairi (Erzurum ?- Niksar 1854-1855). öğrenimini Erzurum’da gördü. Divan edebiyatını ve eski saz şairlerinin eserlerini iyi bilen Emrah’ın şiirlerinin Fuzuli, Nedim, Baki, Şah İsma...

EMRAH Ercişli, türk saz şairi. Van’ın Erciş kazasından yetiştiği, XVII. yy.ın ilk yarısında yaşadığı bilinir. Şiirleri uzun süre Erzurumlu Emrah’ın sanılmıştır. Emrah ile Selvi Han adlı halk hik...

EMPSON (William), İngiliz şair ve eleştirmeci (Howden, Yorkshire 1906-Londr» 1984). Cambridge’de okudu. Seven types of ambiguity (Anlam belirsizliğinin yedi türü) [1930] adlı kitabiyle genç yaşta Ün y...

EMPREVİZYON i. (fr. imprévision). Huk. iki tarafa borç yükleyen sürekli borç ilişkilerinde, önceden görülmesi ve düşünülmesi mümkün olmayan hallerin meydana gelmesi sonucu, taraflardan birinin edimini...

EMPLANTASYON i. (fr. implantation). Ted. Küçük bir cerrahı müdahale ile deri altına yavaş yavaş soğurulmağa elverişli bir implantm sokulması. Bk. a n sİkl. — Ted. Deri altı komprime emplantasyonları ö...

EMPİRİOKRİTİSİZM i. (fr. empiriocriticisme* den). Mant. Bilimin değerini ağır bir şekilde eleştiren doktrin. —  XIX. yy. sonunda Almanya’da ortaya çıkan bu doktrine göre bilim, ancak özel ve bağıntılı...

Emperyalizm: Kapitalizmin Son Aşaması. Lenin’in eseri. 19i7’de yayımlandı, bir bakıma Marx’in Kapital’inin bir «devamı» sayılır. Lenin «emperyalizm»!, sosyalizme dönüşmenin eşiğine gelen ve iç çelişki...

EMPEDOKLES, yunan filozofu (Agkritzento [bugün Agrigento], Sicilya M.ö. 490’a doğr.). Nüfuzlu, zengin, üyeleri arasında olimpiyat oyunlarında birincilik kazananlar bulunan bir ailedendi; kendisinin de...

EMPATi i. Sosyal ben hakkında edinilen bilginin özel şekli. (Empati Üç biçimde ortaya çıkar: kendini başkalarının gözüyle , görme yatkınlığı [oto-empati], başkalarını başka insanların gözüyle görme ya...

EMFAtN (Edouard, baron), belçikalt mühendis, maliyeci ve. sanayici (Beloeil 1852- Brüksel 1929). Léopold Il’nin, sömürgecilikle ilgili’ çalışmalarına katıldı. Paris metrosunun yapılışında görev ...

EMNİYET i. (ar. emniyyet). Kuşkulanacak hiç bir şey olmama, eminlik, korkusuzluk: Ruhumda gurur ve emniyet rüzgârları esiyordu (Ş. S. Aydemir). || Güvenlik: Bunları yapamayan adam bu devletin emniyeti...

EMNİYE i. (ar. emniyye). Esk. Emniyet, eminlik, korkusuzluk. —  Emniye resmi, osmanlılar devrinde Yemen’de toplanan vergi. (Terekeden toplanan gelirlerdendir. Miktarı belirli olmadığı için düzenli büt...

EMMET. (Robert), irlandalı ihtilâlci (Dublin 1778-ay. y. 1803). Aşırı milliyetçi idi. «Birleşik r irlandalılar»ın hayatta kalanları ile ilgi kürdü ve 1802’de,fransız hükümetiyle temasa geçti. 1803’te ...

EMMER (Lucianö), İtalyan filim yönetmeni (Milano 1918). Enrico Gras ile. birlikte resim sanatının şaheserlerini kısa filimlerle perdede canlandırdı: Hyrenimus Bosch’- un Yeryüzü Cenneti adlı tablosund...

EMMENTAL veya EMMENTHAL, İsviçre’de vâdi. ön Alpler’de, Büyük Emme tarafından akaçlanır. Vâdideki taraçalaıda yemlik bitki tarımı yapılır. Buzultaşlı ve molaslı yamaçlardaki otlaklarda büyük ölçüde sü...

EMMENDİNGEN, Almanya’da (Batı Almanya, Baden-Württemberg) şehir, Kara Orman’ın! batı kenarında; 99.4Qû nüf. Kenevir iplikçiliği. Deri sanayii. Makine yapımı. Eski Hochburg markgraf’lığımn başkenti. 11...