Tartılmış olan. —2. Ölçülü, dengeli; yerinde: Tartılı bir tutum, davranış, söz....

ti a. (ar. tarSvet). Esk. Tazelik, canlılık: “Otuz beş yaşına rağmen kalbinin ve vücudunun on sene evvelki taravet ve şebabile parlıyordu” (H. E. Adı- var)....

Tar. coğ. Anadolu’da, Muş ovası ve çevresinin Antikçağ’daki adı. Ortaçağ’da Tarann, İslamlıktan sonra da Tarun olarak anıldı....

a. (fars. tere, sebze ve duğ, kesilmiş süt’ten). Ceviz, ekmek içi, zeytinyağı, limon ya da sirke ve sarmısakla yapılan bir tür meze ve sos. (Sos olarak haşlanmış balık, karides, ıstakoz, midye t...

g f. Ürün kaldırıldıktan sonra tarlada kalan artıkları toplamak. (Bu şekilde buğday, arpa, fasulye vb. toplamak hemen hemen her ülkede yoksullara tanınan geleneksel bir haktır.)...

Konya’nın Seydişehir ilçesi merkez bucağına bağlı belde; 3 521 nüf. (1990). Beledive....

(ar. raşad’dan taraşşud). Esk. 1. Dikkatle bakma, inceleme. —2. Gözleme. —3. Tarassut etmek, gözetlemek; gözlemek: “Onların hususiyetlerini tarassud ediniz” (Baha Tevfik)....

-tı çoğl. a. (ar. taraşşud’ un çoğl. taraşşudst). Esk. Gözlemlemeler, gözetlemeler....

İsviçre’de (Graubünden kantonu) köy, Aşağı Engadin’de, inn’in sol kıyısında; 300 nüf. Soğuk madensuyu kaynakları (karaciğer ve sindirim yolları iltihaplarına karşı). Turizm merkezi. Şato (...

(730’a doğr. – 806), İstanbul patriği (784-806). imparatoriçe Eirene ile birlikte, ikonalarla tapınma törenlerinin geri getirilmesine çalıştı ve bu yoldaki karar İznik konsili’nde alındı (...

(les Aventures prodigieuses de Tartarin de Tarascon), A. Daudet’nin romanı (1872). Taşra küçük burjuvazisinin hicvi. Yapıtın, Tarascon surları içinde ün kazanmış olan kahramanı Cezayir’e a...

Fransa’da kanton (Bou- ches-du-Rhöne) merkezi, Rhöne kıyısında, Beaucaire’in karşısında; 11 158 nüf. (1992). Ticaret merkezi. Kâğıt hamuru. Kumaşlar. —Güz. san. Beaucaire’in karşısın...

(Cahit Sıtkı), türk şair (Diyarbakır 1910 – Viyana 1956). Galatasaray li- sesi’ni bitirdikten (1931) sonra İstanbul’da Mülkiye (1931-1935) ve Yüksek ticaret okullarında (1935-1938) okudu; ...

Yeni-Zelanda’da istatistik alanı, North Island’ın batı bölümünde; 9 720 km2; 108 400 nüf. (1990). Merkezi New Plymouth....

Taraması olana denir. —Elektron. Elektron taramalı mikroskop, gözlemlenen cismin yapısı tarafından kip- lenen ve ardışık algılama satırları oluşturacak biçimde yer değiştiren bir elektron demetinin ya...

Kendisinin ya da bir kimsenin saçını, sakalını, bıyığını, bir hayvanın tüylerini ya da yünleri taramak, bir tarakla tellerini birbirinden ayırmak, düzeltmek; saça, sakala vb. tarakla biçim vermek. —2....

(yun. taramas, tuzlanmış balık yumurtası). Balık yumurtasıyla yapılan bir tür meze. —Mutf. Başta alabalık olmak üzere turna, kefal, göl balığı gibi balıkların yumurtalarıyla yapılır. Zarı çıkarılıp ez...

Solungaçları yapracıklardan oluşan kıkırdak 11241 taraklı çırçır (Ctenolabrus rupestris) orman tarakotu (Dipsacus silvestris) • Yün tarama makinesi. Bu makine, üzerine yün şerit bobinlerinin yerleştir...