İŞVEREN (PATRON), genel olarak yanında işçi çalıştıran kimse. Ülke­mizde iş Kanunu’na göre, bir iş söz­leşmesine dayanarak herhangi b işte ücret karşılığı işçi çalıştıran ti zel ya da gerçek kiş...

İŞRAKİYYUN, İslâm’da felsefede bireysel sezgiyle aydınlanmaya da­yalı dinsel – mistik öğreti; ışıkçılık da denir. Kurucusu Şehabettin Süh- reverdi’dir (1153-1191). Sühreverdi, ışık düşünce...

İŞTAR, Mezopotamya’dan tüm Do­ğu – Akdeniz’e çeşitli adlarla geçen aşk, doğurganlık ve savaş tanrıça­sı. Sümerler, onu Irınanas ya da Nana adıyla çağırırdı. Babil’de Art- nimitu, eski İran...

İŞTAH, yemek yeme isteği. Genel­likle vücudun isteğine, zevke ve a- lışkanlığa bağlıdır, iştahı düzenle­yen mekanizma beynin hipotalamus hücreleridir. Kandaki glikoz miktarı düşükse iştah artar. Hipot...

İŞSİZLİK SİGORTASI, işsizlere iş bulana dek yaşama ve geçinme o- lanağı verecek kadar parasal des­tek sağlamayı amaçlayan, bir sos­yal güvenlik kurumu. İşsizlik sigor­tası, uygulandığı ülkelerde, bir ...

İŞSİZLİK, çalışabilecek durumda olan ve geçerli ücret karşılığı ça lışmak istediği halde iş bulamayan insanların varlığı, işgücü düzeyi ile istihdam düzeyi arasındaki fark, iş­sizlik özellikle kapital...

İŞRAKİYYUN, İslâm’da felsefede bireysel sezgiyle aydınlanmaya da­yalı dinsel – mistik öğreti; ışıkçılık da denir. Kurucusu Şehabettin Süh- reverdi’dir (1153-1191). Sühreverdi, ışık düşünce...

İŞLETMECİLİK, işletmeyi yönetme tekniği ve bu konudaki bilgi dalı; iş idaresi ya da sevk ve idare de denir. Bir işletmede üretimin en rasyonel biçimde düzenlenmesi ve yürütülmesi için gerekli teknikle...

İŞLETME, mal ve hizmet üreten ku­ruluş. Bir kuruluşun işletme olabil­mesi için, bir mal ya da hizmet ü- retmesi, kurucu ya da sahiplen dı­şında bir yapıya sahip olması, pa­zara dönük etkinlik gösterme...

İŞLEMCİLİK, bilimlerin kullandı kavramların, nesnel gerçeğin ya sıları olarak içerikleriyle değil d elde edilmelerini ve kullanılmaları sağlayan işlemlerle belirlendikle anlayışına dayalı öğreti. Çağd...

İŞKODRA GÖLÜ, Balkan Yarımadt sı’nda Arnavutluk – Yugoslavya s nırında göl. 370 km2‘lik gölün V km2‘lik bölümü Arnavutluk sınırla içindedir. Kıyıları bataklık olan g< lün en derin...

İŞKENCE, marangozlukta, vidalı sı­kıştırma düzeni ile işlenecek par­çayı sıkmaya yarayan çeşitli el alet­leri. Değişik işlevlere sahip pek çok çeşiti vardır. İŞKENCE, bir insana yapılan mad­di ve mane...

İŞKEMBE, gevişgetiren hayvanlaı midesinin ilk ve en büyük bölürr Hayvanın sol böğründe yer alır. Ci nemeden yutulan otların biriktiği i kembenin hacmi büyükbaş hayva larda 200 litreyi bulur. Soğurucu ...

İŞİTME AYGITI, ağır işitenlerin, k lay işitebilmek için kullandıkları a git. Kulaklık da denir. Ses dalgal rını büyütme, yani sesi şiddetle dirme temeline göre çalışır. Se alarak çok küçük bir elektri...

İŞİTME, canlıların sesleri algılam sı. işitme organı canlıların evrimif göre farklılık gösterir. Böceklerd ki işitme organı olan duyargalar i mi böceklerde bacaklar üzerind balıklarda ise böğürde yana...

İŞİBAŞİ Tanzan (1884-1973) Japon siyaset adamı. 1946-1947 arasında maliye bakanlığı yaptı. 8u görevin­den ABD’nin muhalefeti nedeniyle ayrıldı. 1955-1956’da ticaret ve sı nayi bakanlığı görevinde bulu...

İŞGÜNÜ, işçinin çalıştığı gün. İşye­rinde, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil nedeniyle kapalı olma­yan günler için kullanılır, işgünü u- zunluğu, yüzyıllar boyunca azaldı. Başlangıçta işçiler...

İŞGÜDER, elcilik işlerinde elçiye yardım eden, elçinin yokluğunda el­çilik görevini yürüten kimse, mas­lahatgüzar. Devletlerarası ilişkiler­de işgüderlik iki biçimde görülür. Devlet, ilişki kurduğu de...

İŞGÜCÜ, bir insanın vücudunda, ya­şayan kişiliğinde varolan ve her­hangi bir türden kullanım değerleri üretme sürecinde harekete geçirdi­ği fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin bütünü. İşgücü, emekçini...

İŞCAN Haşim (1898-1968), idareci. Mülkiye’yi (1921) ve Hukuk Mekte- bi’ni bitirdi. Bir süre öğretmenlik ve gazetecilik yaptıktan sonra Tekir­dağ, Erzurum, Antalya, Bursa, Sam­sun valiliklerinde ...