Avukatlık mesleğine mensûb olanların, müşterek ihtiyâçlarını karşılamak, meslekî faâliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfâatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan münâsebetlerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kurulan, tüzel kişiliğe sâhip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu. Türkiye’de Tanzimâttan önce avukatlık bir meslek olarak gelişmemiştir. Dâvâ vekili adı verilen kişiler devlet tarafından hiçbir denetime tâbi tutulmayıp, serbestçe mahkemelerde iş gördüklerinden bir baro da söz konusu değildi. Tanzimât sonrası baro kurulmasına doğru bir gelişme olmuştur. İlk Osmanlı barosu 16 Zilhicce 1292 (1876) târihli “Mehakim-i Nizâmiye ve Dâvâ Vekilleri Hakkındaki Nizamnâme”ye dayanılarak 1878 yılında kurulmuştur. Bu târihlerdeki dâvâ vekilleri bir hukuk mektebi mezunu değillerdi. Basit bir imtihanla başarı gösterenlere dâvâ vekilliği ruhsatnâmesi veriliyordu. Baro tarihçesinde önemli bir merhale 3 Nisan 1924 tarihli ve 460 sayılı Muhâkemât Kânunu’dur. Bu kânunla avukatlığın bağımsız bir kamu hizmeti ve avukatın
Related Posts
yunus 46
02 Mayıs 2026
KAMU İHALE YASASININ ELEŞTİREL ANALİZİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
29 Mart 2026



