Anasayfa / wiki

wiki

wiki

DYK (Viktor), çek yazarı (Melnik yakıninda Psovka 1877- Ragusa yakınında Adriya denizi sularında 1931). A Porta inferí (Cehennem Kapısı) [1897] adlı ilk şiir kitabından sonra, kendisine ülkesinin yaza...

DWtNGER (Edwin Erich), alman yazarı rak bugün kaybolmuş olan lirik vc zama- (Kiel 1898). Birinci Dünya savaşma katılan birer şaheser sayılan parçalar ve ağıt- Dwinger Ruslara esir düştü, daha sonra Si...

DÜZTABAN blş. sıf. ve i. Tabanı kemerli olmayan. (Genellikle ayak bileği ve ayak tarağı metatars kemiklerinin gerilimini sağlayan kasların yetersizliğinden ileri gelir....

DÜZMEK geçi. f. (esk. türk. t üzmek’ten). Birçok şeyi birbirini tamamlayacak şekilde sıralamak, biraraya getirerek bütün yapmak: Arif olan düzer türlü bohçayı (Pir Sultan Abdal). Meriç nehri için çocu...

DÜZME i. (düzmek’ten düz-me). Düzmek işi,-tertip etme: Hanginiz bilir benim kadar / Beyit düzmesini (O.V. Kanık). || Sıf. Gerçek olmayan, benzetilerek uydurulan, sahte: Düzme söz. Düzme senet. Düzme v...

DÜZLEŞTİRİCİ sıf. ve i. (düzleştirme k’ten düzle ştir-ici). Düzleştirme işini yapan. [{ Yüzeyi düzgün hale sokan makinelere verilen genel ad. (Pratikte bu makinelerin her birinin özel ismi vardır.)...

DÜZLEŞME i. (düzleşmekten düzleş-me). Düzleşmek eylemi. — Deniz bil. Bir kıyının düzleşmesi, denizin, kıyı çıkıntılarını gidererek boy derinliklerin azaltılması. Bk...

DÜZLEMSELLİK i. (düzlem’den düzlemsel- lik). Mat. Belli bir anda veya bir gelişme sırasında, bir şeklin veya bir mekanik sistemin bütün elemanlarının bk düzlem üzerinde bulunması....

DÜZLEMLİK i. (düzlem’den düzlem-lik). Düzlem olma hali. — Opt. Alan düzlemliği, bir optik sistemin veya fotoğraf objektifinin, görüş alanı içinde, düzlem bir nesneyi düzlem görüntü olarak vermesi özel...

DÜZLEMKÜRE blş. i. Coğ. Gök veya yer yuvarlağının iki yarısını aynı düzlem üzerinde göstereıf harita: Gök diizlemküreşi. Yer düzlemküresi....

DÜZLEMEK geçi. f. (düz’den düz-le-mek). Düz hale getirmek: Tepeyi nerdeyse uçak alanı gibi düzleyecek (K. Tahir). Esk. Tesviye etmek. — Mekan. Kesici bir âlet yardımıyle (raspa, rende) bir tahtanın ve...

DÜZLEME i. (ditzlemek’ten düz-le-me). Düzlemek işi. -r- Jeol. Engebenin başlıca çıkıntılarını yok eden yıprandırma. — Metal. Bir madenî levhayı düzgün hale getirmek için yapılan mekanik işlem. — Tekno...

DÜZLEM sıf. (düztemek’ten düz-lem). Yeni. üzerinde girinti ve çıkıntı, seviye farkı olmayan. — Mat. Düzlem açı, düzlem şekil, bir düzlem yüzeye çizilen açı, şekil. || Düzlem’geometri, konusu, dü...

DÜZKÖY, Karadeniz bölgesinde (Doğu Karadeniz bölümünde; ‘Irabzon iline Dağlı ilçe, s 20 947 nüf. (1990); 12 köy. — Üçe merkezi, 4 793 nüf. (1990); Akçaabat’ın 21 km güneyinde; yüksl. 750 m....

DÜZKANATLILAR çoğl. blş. i. Dört Kanatlı böcekler takımı. —  Az çok sert ve dar olan üst kanatlar, uzunlamasına katlı ve geniş olan alt kanatları örter. Ağız parçaları çiğneyici, arka bacaklar sıçrama...

DÜZİNE veya DÜZÜNE i. (ital. dozzina’- dan). Aynı cinsten olan şeylerden on iki ta* nesinin meydana getirdiği takım: İki düzine kalem. Yarım düzine çorap,...

DÜZİKO i. (islavca duz*dan). Esk. Anasonlu üzüm rakısı. (Bk. düz.) Bir koltuk meyhanesine girer, tezgâh baştnda erkenci Rum balıkçılara karı şırak bir kadeh düziko atar....

DÜZGÜNLÜK i. (düzgün’den düzgün-lük). Düzgün ve muntazam olma. || Esk. Düzgün için kullanılan malzeme ve kutusu. — Mat. Düzgün olan bir şeklin, bir işlemin v.b. temel özelliği,...

DÜZGÜN sıf. (düzmek’ten düz-gün). Pürüzü, girintisi çıkıntısı olmayan: Düzgün bir cetvel. ¡1 Kusursuz, iyi düzenlenmiş: Buranın düzgün, kara sokaklarımdan oranın beyaz, mavi kaldırımlı iğri yolları, d...

DÜZGIDİŞ blş. i. Geod. Yeryüzünde iki noktayı birbirine bağlayan en kısa çizgi. — ansİkl. Harita hazırlanmasında temel, olan meridyen ve paralel çizgilerinden” meridyen düzgidiş, paraleller ise ...