Anasayfa / wiki

wiki

wiki

DÜZENLEMEK geçi. f. (düzen’den düzenle- mek). Düzenli, muntazam hale koymak: Odayı düzenlemek. Esk. Tanzim,etmek. Tertip etmek. — İşletmec. Belli kurallara göre düzene koymak. (Bir işin bir atelye vey...

ÇAKIRKUŞU (Accipiter gentilis); Alm. Habicht (m), Fr. Acitour (m), İng. Goshawk. Familyası: Kartalgiller (Falconidae), Yaşadığı yerler: Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika’da sık ağaçlı orman kenarl...

ÇAKI; Alm. Taschenmesser (n), Fr. Canif (m), İng. Pocket knife, clasp knife. Bir veya birkaç kesici yüzü gövdesinin içine katlanarak kapanabilen kesici âlet. Çakılar çeşitli şekillerde, çeşitli maksat...

ÇAKALERİGİ (Prunus spinosa); Alm. Pflaume, Fr. Prune, İng. Plum. Familyası: Gülgiller (Rosaceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesi. Nisan-mayıs ayları arasında, bey...

ÇAKAL (Canis auraus); Alm. Schakal (m), Fr. Chacal (m), İng. Jackal. Familyası: Köpekgiller (Canidae), Yaşadığı yerler: Güney Doğu Avrupa, Güney Asya ile Kuzey Afrika’nın bozkırları. Özellikleri...

ÇAKA BEY; İzmir fâtihi ve Anadolu Selçuklu Devletinin müstakil beyi. Oğuzların Çavuldur boyuna mensup olan Çaka Bey, Malazgirt Zaferini tâkiben Anadolu’nun fethi işine girişen Selçuklu kuvvetler...

ÇAĞRI KUVVETİ; NATO’ya dâhil bâzı devletlerin deniz kuvvetlerinden kurulu beş gemilik bir birlik. Akdeniz’de NATO’ya bağlı devletlerin karşılaşacağı âcil ve tehlikeli bir durumda sür...

ÇAĞRI BEY; Büyük Selçuklu Devletinin kurucularından. Selçukluların ilk hükümdârı Tuğrul Beyin kardeşidir. 990 yılında doğdu. Künyesi Ebû Süleymân olan Dâvûd Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emîri idi. Tâ...

ÇAĞLAYAN; Aim. Kaskade (f), kleinerer Wasserfall (m), Fr. Chute d’eau, Cascade (f), İng. Waterfall, Cascade. Coşkun bir hâlde yüksek bir yerden dökülen su kütlesi. Şelâle olarak da bilinir. Çağl...

ÇAĞATAY HANLIĞI; Çağatay ülkesi olarak da anılan Batı ve Doğu Türkistan ile Mâverâünnehr topraklarında Çağatay Hanın kurduğu devlet. Çağatay, Cengiz Hanın eşi Börte Uçin’den olma ikinci oğludur....

ÇADIR; Alm. Zelt (n), Fr. Tente (f), pavillon (m), İng. tent, pavilion. Açık havada kurulup, sökülebilen ve kolayca taşınabilen dokumadan, keçe, bez, deri ve çuldan yapılan seyyâr mesken, barınak. Göç...

CAD DEVLETİN ADI………………….Çad Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ……………. ………… ………… Fort-Lamy NÜFÛS...

ÇAÇABALIĞI (Clupea sprattus); Alm. Sprott (m), Fr. Sprat (m), Ing. Sprat. Familyası: Hamsigiller (Clupeidae). Yaşadığı yerler: Avrupa denizleri ile Karadeniz’de, Özellikleri: 15 cm kadar uzunluk...

Ç; yeni Türk alfâbesinin dördüncü harfi. Ana seslerden olduğu için Yenisey Orhun alfâbesinde ” ” işâreti ile karşılanmıştır. Eski ve yeni Türk lehçelerinde başta, ortada, sonda kullanılır....

DÜZENBAZ blş. sıf. (düzen ve far s. -bâz, oynayan’dan düzen-büz). Hile yapan, kandıran: İki şebeke değil, bir tek şebeke vardır, reisleri de Nihan ismini verdiğin cfüzenbaz kadındır...

DÜZEN i. (düzmek’ten düz-en). Çeşitli , açılardan (zaman, mekân, mantık, estetik, ahlâk v.b.) birçok unsur arasında kurulan ulyumlu bağlantı, düzgünlük: Yeni Mecmua’- da göze çarpan bir düzen […...

DÜZELTMEK geçi. f. (düzelmek’ten düzeltmek). Düzlemek eylemi yaptırmak: Bu adam bir demir parçası üstünde çivi düzeltiyordu (M.Ş. Esendal). Arkadaşlarımla münasebetini biraz düzeltir gibi oldu (A.H. T...

DÜZELTİCİ sıf. ve i. (düzeltmek’ten düzelt- ici). Düzeltmek işini yapan, düz hale getiren. || Düzenleyen, sıraya koyan: Yanlışa ve aşırılığa karşı düzeltici y e düzenleyici vazifemizi görmekten başka ...

DÜZEÇLEME i. (düzeç’ ten düzeç-le-me). Aynı seviyeye getirme; seviye farklarını ölçme; tesviye âletiyle ölçme. || Bir arazinin\ çeşitli noktalardaki yükseltisini, belli bir yatay düzleme (deniz yüzeyi...

DÜZEÇ i. (düz-den düz-e-ç). Yeni. Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamağa yarayan âlet: Su düzeci (Eşaril. t e s v İy e âleti, N İ v o .) I) Kabarcıklı düzeç, içinde hava kabarcığı bırakılmış su dolu ...