Anasayfa / wiki

wiki

wiki

1. Acı, pişmanlık, suçluluk duyup kendi kendine vurmak; dövünmek: Olan olmuş, ar.ık şimdi vurunman yersiz —2. Giyinmek, örtünmek, koymak: Yaşmak vurunmak....

1. Bir kimsenin, bir hayvanın, bir şeyin üzerine darbeler indirilmek: Çocuğun başına taşla vurulunca beyin kanaması geçirdi. Tenis topuna raketle vurulur. —2. Bir kimse sözkonusuysa, silahla öldürülme...

1. Vurmasına yol açmak, vurmaya yöneltmek ya da vurmasına izin vermek: Futbolda topa elle vurdurmuyorlar. —2. Bir kimseyi vurdurmak. onu silahla öldürtmek. Düşmanını kiralık katillere vurdurdu. —3. Bi...

. 1. (Bir kimseye, bir hayvana, bir şeye) [bir şeyle] vurmak, elini ya da elinde tuttuğu bir şeyi üzerlerine hızla indirmek: Bana vuramazsınız. Çocuğun başına vurmayın. Kamçıyla ata vurmak. Hırsırıdşn...

Vurmak eylemi. —Balıkç. Dipte duran bir oltaya balığın dokunması. —Camc. Cam eşyanın tabanında bir aletle yapılan hafif ya da derin içbükey bölümlere verilen ad. —Denize Baş-kıç vurma, bir geminin boy...

Vurup kaçmak eylemi. —Ask. Vurkaç taktiği, küçük çaplı bir birliğin düşmana kayıplar verdirmek, gecikmesini sağlamak vb. amaçlara kesin sonuçlu bir muharebeye girmeden, baskın biçiminde geliştirdiği s...

Vurgu ile söylenmeyen, vurgulu olmayan bir hece ya da sözcük vb. için kullanılır....

azeri şair, yazar (Yukarı Salahlı köyü, Gence, 1906 – Ba- kü 1956). Öğretmen okulu’nu bitirdi (1924). Küba’da öğretmenlik yaptıktan sonra (1926-1927), öğrenimini Moskova Üniversitesi...

Çin’de (Sıçuan) kent, Min Ciang kıyısında Kızıl Havza’da, Çıngdu’nun G.’inde; 140 000 nüf. Tuz çıkarımı. Yün sanayisi....

Çin’de yaşlı kütle, Şanşi’nin kuzey -doğu’sunda, Pekin bölgesinin G.-B.’sında, G.-B’sından K.-D’ya doğru uzanır. En yüksek noktası 3 000 m’ye yaklaşır. Buddha...

(Zahirüddevle ebu Talip) [öl. 967], Ziyari hanedanının ikinci hükümdarı (935-967). Türk askerleri tarafından öldürülen kardeşi Merdavic bin Ziyar’ın yerine tahta geçti. Ülkenin Hazar denizi eyaletleri...

1. Erişme, varma. —2. Vusul bulmak, kavuşmak, ulaşmak: “Şemsin ziyası havada intişâr ile cevv-i nesimde mün atıf ve münkesir olarak bize vusûl bulur” (Cevdet Paşa, XIX. yy.)...

1. Beton ya da dökme demirle önüretimli olarak hazırlanan ve basınç uygulanarak birleştirildiğinde bir tünelin kaplamasını oluşturan eğrisel öğe. —2. Birbirine yakın iki enlemesine düzlem arasında yer...

Esk. Orta, iç: “Dağlık ve yüksek yerleri çam ağaçlarıyla Avrupa’nın vustâ kısmını andırdığı halde…” (Mehmet Tevfik). Asya-yt vusta (Orta Asya). Kurum vusta -* KURUN. Salat-ı vusta (i...