Anasayfa / wiki

wiki

wiki

ENTOPTİK sıf. (yun. entos, içinde, optikos, optik>fr. entoptique’den). Oftalmoloji. Kökenleri gözün içinde; olan ışık duyumlarına verilen ad. —  Bu duyumlar ya iç ya da^ dış sebeplerden ileri gelir...

ENTOMOSPORYOZ i. (fr. entomosporiose’- dan). Ayva ağacında görülen bir hastalık; bunu Fabraea maculata mantarı meydana getirir. Yaprak ve meyveler üzerinde birbirine karışabilen ve çoğunlukla çok sayı...

ENTİMUS i. üzeri yaldızlı, yeşil veya bakır rengi pulcuklarla kaplı büyük bitki böceği. Güney Amerika’nın sıcak ülkelerinde yaygındır. (Entimus imperialis bazen Brezilya’da mimozalarda o kadar çok olu...

ENTHYMEMA i. (yun. en, içinde ve thymos, zihin’den). Mant. öncüllerinden birinin örtük olduğu tasım. — Aristoteles, enthymema’dan, belâgat sanatında olduğu gibi, ihtimale dayanan öncüller üzerine kuru...

ENTERÜPTÖR i. (lat. interruptor’dan fr. interrupteur, kesen). Elektr. Bir devreyi gerektiği zaman açıp kapamağa yarayan ci- ‘ haz. (anahtar veya devre kesîcİ de denir.) j| Bıçaklı enterüptör, ha...

ENTEROMORPHA i. Yeşil deniz yosunu. Bir ucuyle kayalara tutunan bu yosunlar 5-10 sm boyunda bir sürü tüp görünüşündedir...

ENTEROKONYOZ i. (fr. entêroconiose’d&vï). Bağırsakta toz birikmesinden ileri gelen meslek hastalığı. —  Enterokonyoz kömür tozu yutmaları dolayısıyle daha çok maden, işçilerinde görülür. Fak...

ENTERFERON i. (fr. interféron). Siyokim. Virüslü enfeksiyonlarda hücrelerde meydana gelen ve başka çeşit virüslerin üremesine engel olan protein. —  Enterferon 1957’de İngiliz biyoloji bilginleri A. t...

ENTERFERANS i. (lat. inter, arasında’ ve ferens, taşıyan’dan fr. interférence). İki veya daha çok sayıda ses veya ışık dalgasının üst üste binmesi olayı. (Bk. gİrişim.) || Biyolojik enterferans,...

ENTELEKTİK i,’ (fr. intellectique). Elverişli ve uygun bir örgütlenme sayesinde çeşitli sistemlerin birbiri üstünde yapabilecekleri bütün e&ileri inceleyen bilim dalı. (Bu etkiler üç türlüdü...

ENTELEKHEİA i. («olgunluk» veya, «yetkinlik » anlamında yun. k.). Fels. Yetkinlik durumuna ulaşmış gerçek varlık. || Teşm. yol. Kendiliğinden yetkinliğe yönelen ve yetkinliğini gerçekleştirecek etkin ...

ENTANDROPHRAGMA i. Afrika’da yetişen, çok güzel görünüşlü .büyük ağaç. (Tespihağacıgillerden.) — Bazı türlerinden, İktisadî değeri büyük olan tahtalar elde edilir. Bunlar Entandrophragma Angolense (t ...

ENT ALPI i. (yun, en, içinde ve thalpein, ısıtmak’tan fr’. enthalpie). Termodinamik. Bir akışkanı niteleyen durum fonksiyonu. — . U iç enerji, p basınç ve v hacim olmak üzere, H = U + pv ifadesi...

ENSÜLİN, i. (lat. insula, ada’dan fr. ‘insuline). Biyokim. Pankreas’taki Langerhans adacıklarında oluşan ve kan şekerini azaltıcı nitelik taşıyan protein yapısında _ hormon. — Tıp. Ensülin tedav...

ENSTİTÜ i. (fr. institut), Bilimsel araştırma, inceleme ve yayım yapan bağımsız kuruluş: Folklor enstitüsü. || Bazı eğitim kurumlarına verilen genel ad. — Estetik. Güzellik enstitüsü’, yüz, vücu...

ENSTATİT i. (yun. enstates, dayanıklı’dan fr. enstatite). Miner. Mg Si Os formülünde, ortorombik piroksenler grubundan tabiî magnezyum silikat. —  Enstatit, içinde bulunan maddelere göre rengi grimsi ...

ENSOR (James), belçikalı ressam (Ostende 1860-ay.y. 1949). Bir İngiliz baba, ile bir flartıan ananın oğlu olan Ensor, on yedi yaşında Güzel Sanatlar akademisinde çalışmak için Brüksel’e gitti, önceler...

ENSOLATÖR i. (fr. insolateur). Isıtmada, güneş ışınlarından yararlanmayı, sağlayan cihaz. . ‘ —  Doğrudan doğruya güneş ısısından yararlanmak konusunda ilk deney, 1880 yılında A. Pifre’nin geliş...

ENSERUNE dağı, Aşağı Languedoc’ta kalkerli yaylalar, Orb ile Aude’un aşağı kolunda. — Bu tepeciği (118 m) saran, Enserune oppidum’û, Fransa’nın Roma öncesi en zengin yerlerinden biridir. M.ö. VI.-I. y...

ENSARÎ PIR RUŞEN (Bayezidî), afganistanlı ilâhiyatçı (Calanjar, Pencap 1525-1580/ 15.85). Babür karşısında Afgan hanedanının ortadan kalkmasından sonra ailesi ile birlikte Kandahar yakınında bir dağa ...