Anasayfa / wiki

wiki

wiki

EGLE VS Kİ veya YEGLEVSKİ (Andrey), rus dansçısı (Moskova 1917-NewVork 1977) ABD uyruğuna geçti Î1 9 3 9 ) X>n dört yaşında, aıbay V. Basil bale topluluğuna girdi; 1930’- da, Monte Carlo rus bale t...

EGLE (Joseph von), alman mimarı- (Dell* mensingen Vürtemberg 1818 – Stuttgard 1899). 1842’de Viyana’da çalıştı, 1848’de Stuttgart mimarlık okulu müdürlüğünde bulundu, sonra Polytechnikum’da prof...

EGKELADOS, Yun. mit. Uranos adlı dev ile Gaia’nın oğlu. Tanrılara karşı girişilen ayaklanmaya katıldı. Kardeşi Pallas’m ölümü üzerine dehşete kapılarak kaçtı; peşine düşen Athena Sicilya adasını sırtı...

EGK (Werner), alman bestecisi ve orkestra yöneticisi (Auchsesheinı, \uesDure yaKinlanl90) Münih 1983)„jhranjcfurtMünih’te müzik tğitimi gördü. 1935-1941 Arasında Berlin operasının orkestrasını yönetti...

EGINTON (Francis), İngiliz cam ressamı (Birmingham 1737-ay.y. 1805). önceleri seramik ve emaye üzerinde çalıştı; XVIII. yy. sonlarında Reynolds’un ve öteki çağdaş ressamların taslaklarını cam üzerine ...

DÖVİZ; Aim. Devisen (f), Fr. Devise (f), İng. Foreign Exchange, Foreign Currency. Dar anlamda (çek, poliçe gibi) yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına “döviz...

On-onbeş yıl cincesine kadar Anadolu’da yaygın olarak kullanılan döven, yerini dağlık yerlerde batöze, ovalarda ise biçerdövere bıraktı.

DÖVEN; harman âletlerinden. Tohumlu bitkilerin saplarını saman hâline getirip, tohumlarından ayırmaya yarar. Bâzı bölgelerde “döğen” denir. At veya öküz, nâdiren eşek ve manda ile çekilen dövenler, 30...

DÖRTGENLER; Aim. Viereck (n), Fr. Quadrilatère, quadrangle (m), İng. Quadrangle. Dört kenara sâhip çokgenlerin genel ismi. Toplam dört kenarı ve bu kenarların kesiştikleri köşeleriyle dört iç açısı va...

DÖRT HALİFE; Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefâtından sonra Eshâb-ı kirâm (Peygamberimizin arkadaşları, ilk Müslümanlar) arasından hilâfet makâmına sıra ile seçilerek geçen dört büyük ...

DÖNÜM; Aim. Feldmass (r): 40.467 ar, Fr. di- xares me sure agraire de 1000 metres carres, İng. acre (abaut 940 square metres). Eskiden beri Türkiye’de kullanılan toprak yüzölçümü biriminin adı. Bir ar...

DÖNENCE; Alm. Wendekreis (m), Fr. Tropique (m), Ing. Tropic. Ekvatorun 23° 27′ kuzey ve 23° 27’ güneyinden geçen enlem çizgileri. Kuzeydeki dönenceye Yengeç Dönencesi (Yaz Dönencesi, Medar-ı Ser...

DÖMEKE SAVAŞI; Alm. Schalct (f), von Dö^ meke, Fr. Guerre (f) de Dömeke, İng. Battle of D ö- meke. Osmanlılar ile Yunanlılar arasında vukû bulan savaş. Berlin Muâhedesine dayanarak Türk yağmasından Te...

DÖKÜMCÜLÜK; Aim. Giessen (n), Guss (m), Fr. Fonte (f) Moulage (m), İng. Casting. Sıvı hâldeki metal veya alaşımları önceden hazırlanmış bir kalıba boşaltarak katılaştırma işlemi. İlk olarak altın ve b...

DOVER BOĞAZI; Manş Denizinin en dar yeri. İngiltere kıyısında Dover şehri, Fransa kıyısında Calais şehri vardır. İngilizler Dover, Fran- sızlar Calais Boğazı derler. Bu boğaz Manş Deniziyle Kuzey Deni...

Mihailoviç Dostoyevski

DOSTOYEVSKİ, Mihailoviç; 1821 ve 1881 seneleri arasında yaşayan meşhur Rus romancısı. Psikolojik roman akımının öncülerindendir. İlk senelerini Moskova’da tabiaten çok sert ve askerî bir hekim olan ba...

DORLAR; M.Ö. 1200’lerde Yunanistan’a gelerek Doris bölgesine yerleşen bir kavim. Önceleri Tuna bölgesinde kapalı hayat yaşayan bir kuzey kav- mi olup, Morava ile Vardar vâdilerinde yerleşm...

Andrea Doria

DORİA, Andrea; Ceneviz asilzâdelerinden meşhur Haçlı amiral. 1466 yılında Osmanlı târihinde Ceneviz adıyla anılan Cenova’da doğmuş, gençliği mâcerâ içinde geçmiştir. Andrea Doria zayıf yaradılış...

DOPPLER OLAYI; gözleyici ile bir titreşim kaynağı arasındaki relatif (izâfî) hareket sebebiyle, titreşimin gözlenilen frekansında ortaya çıkan değişiklik. Bu her gün hissedilebilen bir olaydır. Korna ...

DOPİNG; vücûda üstün hareket ve enerji sağlamak için uyarıcı ilâç almak. Spor karşılaşmalarında sporcuların, yarışlarda ise yarış hayvanlarının gücünü ve direncini artırmak için doping yapılır. Uyarıc...

DONMA; Alm. Gefrieren Fr. Se geler, se con- geler İng. Freeze. Bir cismin sıvı hâlden katı hâle geçmesi. Cismin sıvı hâlden katı hâle geçtiği sıcaklık derecesine, o cismin donma veya katılaşma noktası...