Anasayfa / wiki

wiki

wiki

EĞRELTİOTU blş. i. Yapraklarının iç yüzünde spor ve spor keseleri taşıyan damarlı çiçeksiz bitki. — a nsİkl. Eğreltiötları, çoğunlukla hümüsç. e zengin topraklarda yetişir. Suda yetişenleri de vardır....

EĞ R E LT İLER çoğl. i. Eğreltiotları ile benzeri bitkileri (kibritotları, atkuyrukları, v.b.) kapsayan bitki topluluğu. — Eğreltiler’i birleştiren nitelik sadece üremelerindeki benzerliktir. Bunlarda...

EĞLENMEK geçz. f. {eğlemek’ten eğle-nmek). Hoşça vakit geçirmek: Seviyorum, onunla beraber mesut olacağım, ikimiz bu evin içinde evvelkinden ziyade eğleneceğiz zannediyorum (H.Z. Uşaklıgil). || Alay e...

EĞİTMEN i. (eğitmek’ten eğit-men). Eğitme işiyle uğraşan kimse. Esk. Mürebbı. || Köy eğitmeni, Köylerde öğretmenlik yapan okur yazar kimse. —  Köylerde öğretmen sayısının yetersizliğini karşılamak ama...

Eğitim şûrası (mîllî—), Millî Eğitim bakanlığının çağrısıyle eğitime yön verecek genel ilkeleri tespit etmek için toplanan danışma kuruluşu (ihdası: 22 haziran 1933). Millî Eğitim bakanlığının kuruluş...

Eğitim fakültesi, Ankara üniversitesine bağlı olarak 1965’te kurulan fakülte. Amaçları; başka fakülteler mezunlarından öğretmen olacaklara öğretmenlik formasyonu vermek, eğitim alanında bilimsel incel...

EĞİTİM i. (eğitmekken eğit-i-m).* Bir çocuğu, bir kimseyi eğitmek, okytmak, yetiştirmek eylemi: O, hâlâ eğitim ve öğretim dünyamızın eşini bulamadığı adamdır (Y. Z. Ortaç). Milli Eğitim. II Eğitimli b...

EĞİMÖLÇER blş. i. Antropol. Canlılar veya iskeletler üzerinde açı ölçmeğe yarayan âlet. — Denize. Bir gemi omurgasının yatay üzerindeki eğimini ölçmeğe yarayan cihaz. — Havc. özellikle siste veya bulu...

EĞİM i. (eğmek’ten eğ-i-m). Yeni. Eğilmiş olma durumu. || Eğiklik, bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi: Damın eğimi. Esk. Meyil.Bayınd. Bir yolun yatay düzlemle yaptığı eğilim açısının tanjantı. ...

EĞİLMEZ (Cafer Tayyar), türk generali (Priştine 1877-01. İstanbul 1954). İlk öğrenimini Drama ve Manastır Askerî rüştiye ve idadisinde yaptı. Harp akademicini bitirdi (1904). 1907’de Üşküp’te ittihat ...

EĞİLİM i. (eğilmek’ten eğil-i-m). Yeni. Bir nesneye veya düşünceye yönelmiş fikir veya görüş: Her şiirde, her romanda yazanın da yazıldığı çevrenin, zamanın da eğilimlerini, nelere inandığım görebilir...

Eğil Dağlar, Yahya Kemal Beyath nın istiklâl savaşıyle ilgili yazıları. Yahya Kemal enstitüsünce derlenerek yayımlandı (1966). Kitaptaki 86 yazıdan 61’i ileri gazetesinde (27 ocak 1921-30 haziran 1921...

EĞİKLİK i. (eğik’ten eğik-lik). Eğik durma, eğik, olma hali. Esk. Meyil. — Astron. Bir gezegenin yörünge düzleminin tutulum düzlemiyle yaptığı açı. || Tutulum eğikliği, tutulum düzlemiyle ekvato...

EĞE i. (esk. türk. ige’den). Madenleri, tahtayı v.b. yontmak, düzeltmek ve perdahlamak için kullanılan, sert çelikten yapılmış, üzeri çizgi çizgi, genellikle uzun ve ensiz el âleti: Cebinden bir eğe ç...

EGZOTİZM i. (fr. exotisme). Yabancı ülkelerin törelerini ele alan veya görünüşünü anlatan bir eserin niteliği. || Egzotik şeylere düşkünlük. ■—  Egzotizm sözü ilk olarak XIX.’ yy. da ve uzakL ha...

EGZOSTOZ i. (fr. exostose). Patol. Normalden fazla sayıda bir «kemikleşme noktasından » kökenini almış doğuştan yalancı kemik tümörü. Bk. ansİkl. — Bot. Ağaçların .’saplarında ve dallarında rastlanan ...

EGZOSMOS i. (fr.‘ exosmose). Fiz. Yoğunlukları farklı iki sıvıyı ayıran bir zarın içinden dışına doğru geçen akım. —  Egzosmos, endosmozun ters yönünde gelişen bir olaydır; sıvıların geçişme basıncı f...

EGZOSFER i. (fr. éxosphère).. Meteorol. Yaklaşık olarak 100 km’nin üstünde uzanan atmosfer tabakası. (Bu tabakadaki hafif moleküller yer çekiminin etkisinden kurtularak yavaş yavaş ğezegenlerarası boş...

EGZOS veya EGZOZ i. (ing. exhaust’tàn). Termik. Bir ‘ısı motorunda yakıt gazlarının veya pistonlu bir buhar makinesinde genleşen buharın dışarı atılması. || Bu gaz veya buharın atılmasını sağlay...

EGZOMORFİZM i. (fr. exomorphisme). Taşbilim. Bir iç kayaya değen çevre kayaların değişimi (değme başkalaşımı), [diş BAŞKALAŞIM da denir.]...