Home / wiki / MALATYA

MALATYA

MALATYA; Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat
bölümünde yer alan bir ilimiz 37° 54’ ve 39° 03’
kuzey enlemleri ile 38° 45’ ve 39° 08’ doğu boylamları
arasında yer alır. Doğudan Elazığ; kuzeyden
Erzincan ve Sivas; batıdan Kahramanmaraş;
güneyden Adıyaman; güneydoğudan Diyarbakır illeri
ile çevrilidir. Türkiye’nin en güzel kayısılarının
yetiştiği, kayısı bahçesi olarak tanınan şirin bir
ildir. Trafik numarası 44’tür.
İsminin Menşei
Üç bin sene önce Hititler Malatya şehrini kurduklarında
buraya “Meyve Bahçesi”, “Bal” mânâsına
gelen “Maldiya” ismini vermişlerdir. Asurlular
bu şehre “Milidia” Romalılar ise “Melita” ve
“Melitene” demişlerdir. Müslüman Araplar “Malatiye”
ismi ile anmışlardır. Türkler Malatya’yı
fethedince bu şehre bugünkü ismi olan “Malatya”
demişlerdir.
Târihi
Malatya’nın târihi Hititlere dayanır. Merkez ilçenin
4 km yakınında Aslantepe Höyüğü’nde M.Ö.
8. asra âit Hitit Sarayı çıkmıştır. Hititlerden sonra
bu bölgeye Hitit asıllı Kargamış Krallığı, Mitanniler,
Hurriler, Sami Babilleri, Asurlular, Medler
ve M.Ö. 6. asırda Persler hâkim oldular.
Makedonya Kralı İskender’in M.Ö. 4. asırda
Pers İmparatorluğuna son vermesi ve İran’ı istilâsı
üzerine bu bölge de Makedonya Krallığının kontroluna
geçti. İskender’in ölümü ile İmparatorluk
parçalandı ve bölge, Asya (Selevkoslar) devletinin
payına düştü. Daha sonra Kammagene Krallığı,
Pontus krallığı, Patlar ve Sasanilerin işgaline uğradı.
Daha sonra Romalılar hâkim oldu.
Roma İmparatoru Canstance surları yaptırdı.
M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce
Malatya, Doğu Roma (Bizans)’nm payına düştü.
Bizanslılar Malatya’yı eyalet merkezi yaptılar ve
532’de İmparator Justinianus surları tâmir ettirdi.
Sâsânî Şehinşahı Birinci Hüsrev şehri yakıp yıkınca,
şehir yeniden inşa edildi. Habib İbn-i Mesleme
komutasındaki İslâm orduları Malatya’yı
fethetti ve Malatya 655-712 ve 735-757 arasında
79 sene İslâm Devletinin sınır şehri oldu. İslâm
Devletindeki iç savaşlar ve bölücü faaliyetleri fırsat
bilen Bizanslılar, Malatya’yı işgal ettiler. 1071
Malazgirt Savaşından sonra 1085’te Selçuklular,
Malatya’yı fethettiler. Selçuklulara bağlı Danişmendoğullarının
1135-1175 seneleri arasında 40
sene başkenti oldu. 1175’te Malatya Türkiye Selçukluları
Devletine (Konya’ya) bağlandı.
Selçuklulardan sonra Malatya, İlhanlılara ve
daha sonra Mısır-Suriye Türk- Memlûk İmparatorluğuna
geçti. 1398’de Yıldırım Bâyezid Han,
Malatya’yı Memlûklardan almışsa da, birkaç sene
sonra geri verdi. Dulkadiroğulları bir ara Malatya’ya
hâkim oldular. 1401’de Timur, Malatya’ya
geldi. 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Han,
Memlûk Devletine son verince, Malatya, kesin
olarak Osmanlı Devletine katıldı.
Osmanlı devrinde Malatya, merkezi Maraş
olan Dulkadir Beylerbeyliğinin (eyâletinin) beş
sancağından (vilâyetinden) biri oldu.
On sekizinci asır ortalarında iç ayaklanmalar
sebebiyle Kahramanmaraş’tan ayrılarak Diyarbakır
eyâletine bağlandı. Tanzimata kadar sönük bir
devre geçirdi. Tanzimattan sonra Mâmûretü’l-aziz
eyâletinin (vilâyetinin) üç sancağından (vilâyetinden)
birinin merkezi oldu. 5 kazâsı vardı. Birincinâsına
gelen “Maldiya” ismini vermişlerdir. Asurlular
bu şehre “Milidia” Romalılar ise “Melita” ve
“Melitene” demişlerdir. Müslüman Araplar “Malatiye”
ismi ile anmışlardır. Türkler Malatya’yı
fethedince bu şehre bugünkü ismi olan “Malatya”
demişlerdir.
Târihi
Malatya’nın târihi Hititlere dayanır. Merkez ilçenin
4 km yakınında Aslantepe Höyüğü’nde M.Ö.
8. asra âit Hitit Sarayı çıkmıştır. Hititlerden sonra
bu bölgeye Hitit asıllı Kargamış Krallığı, Mitanniler,
Hurriler, Sami Babilleri, Asurlular, Medler
ve M.Ö. 6. asırda Persler hâkim oldular.
Makedonya Kralı İskender’in M.Ö. 4. asırda
Pers İmparatorluğuna son vermesi ve İran’ı istilâsı
üzerine bu bölge de Makedonya Krallığının kontroluna
geçti. İskender’in ölümü ile İmparatorluk
parçalandı ve bölge, Asya (Selevkoslar) devletinin
payına düştü. Daha sonra Kammagene Krallığı,
Pontus krallığı, Patlar ve Sasanilerin işgaline uğradı.
Daha sonra Romalılar hâkim oldu.
Roma İmparatoru Canstance surları yaptırdı.
M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce
Malatya, Doğu Roma (Bizans)’nm payına düştü.
Bizanslılar Malatya’yı eyalet merkezi yaptılar ve
532’de İmparator Justinianus surları tâmir ettirdi.
Sâsânî Şehinşahı Birinci Hüsrev şehri yakıp yıkınca,
şehir yeniden inşa edildi. Habib İbn-i Mesleme
komutasındaki İslâm orduları Malatya’yı
fethetti ve Malatya 655-712 ve 735-757 arasında
79 sene İslâm Devletinin sınır şehri oldu. İslâm
Devletindeki iç savaşlar ve bölücü faaliyetleri fırsat
bilen Bizanslılar, Malatya’yı işgal ettiler. 1071
Malazgirt Savaşından sonra 1085’te Selçuklular,
Malatya’yı fethettiler. Selçuklulara bağlı Danişmendoğullarının
1135-1175 seneleri arasında 40
sene başkenti oldu. 1175’te Malatya Türkiye Selçukluları
Devletine (Konya’ya) bağlandı.
Selçuklulardan sonra Malatya, İlhanlılara ve
daha sonra Mısır-Suriye Türk- Memlûk İmparatorluğuna
geçti. 1398’de Yıldırım Bâyezid Han,
Malatya’yı Memlûklardan almışsa da, birkaç sene
sonra geri verdi. Dulkadiroğulları bir ara Malatya’ya
hâkim oldular. 1401’de Timur, Malatya’ya
geldi. 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Han,
Memlûk Devletine son verince, Malatya, kesin
olarak Osmanlı Devletine katıldı.
Osmanlı devrinde Malatya, merkezi Maraş
olan Dulkadir Beylerbeyliğinin (eyâletinin) beş
sancağından (vilâyetinden) biri oldu.
On sekizinci asır ortalarında iç ayaklanmalar
sebebiyle Kahramanmaraş’tan ayrılarak Diyarbakır
eyâletine bağlandı. Tanzimata kadar sönük bir
devre geçirdi. Tanzimattan sonra Mâmûretü’l-aziz
eyâletinin (vilâyetinin) üç sancağından (vilâyetinden)
birinin merkezi oldu. 5 kazâsı vardı. BirinciDünyâ Harbi başında, İç Anadolu’nun merkez şehirlerinin
büyüklerinden biri hâline geldi ve Cumhûriyet
devrinde il oldu.
1931’de demiryolunun Malatya’ya varması
ve 1937’de şehrin demiryolu ile Sivas’a bağlanması
kalkınmasını temin etti.
Fizikî Yapı
Malatya il topraklarının % 45’i dağlardan %
42’si plato ve yaylalardan ve % 13’ü ovalardan ibârettir.
Dağları: Malatya’nın güneyinde yüksek dağlar
birbirine yakın sıralar hâlinde uzanır ve bu
dağlar Güneydoğu Torosların başlangıcıdır. Malatya
Dağları da denir. Malatya Dağlarındaki başlıca
tepeler şunlardır: Karakaya Tepe (2424 m), Şillon
Tepe (2525 m), Gavrik Tepe (2306 m), Kelle
Tepe (2150 m).Güneydoğu Toroslarının kolları Adıyaman,
Kâhta ve Malatya Ovasının arasını doldurur. En
yüksek yeri Nurhak Dağlarıdır. Nurhak Dağının
doruğu (3080 m) Maraş sınırları içinde kalır. Malatya’nın
kuzeyini Yama Dağının en yüksek tepeleri
Doyuran Tepe (2425 m), Hasbek Tepe (2310
m) ve Göl Dağı (2402 m) kaplar.
Malatya Toroslarının güney, kuzey ve batı yamaçlarında
yan yana dizilmiş platolara “Güney
Platolar” denir. Suyu ve çayırı boldur. Başlıcaları
Küçük Kuruca ve Büyük Kuruca’dır.
Yama Dağı eteklerinde sıralanan platolara
“Kuzay Platolar” denir. Yüksekliği 1500 m’dir.
Hayvancılığa müsaittir.
Ovaları: Malatya Ovası: Kuzey ve güneydeki
dağ sıraları arasında Doğu Anadolu’nun en geniş
düzlüğüdür. Ortalama yüksekliği 900 m, yüzölçümü
830 km2dir. Tohma, Sultan Suyu ve Fırat
arasında kalan geniş alanı kaplar. Üçgeni andırır.
Doğanşehir Ovası: Sürgü Ovası, İzoli Ovaları,
Mığdı Düzü, Yazıhan Düzü, Tokma Suyunun
kuzeyindedir. Arguvan, Diştrik, Çapıtlı, Mandara,
Tafta, Akçadağ, Erhaç, Arga Yazısı, Ören Yazısı
başlıca düzlükleridir.
Akarsuları: Malatya Ovasını sulayan bütün
akarsular Fırat’ın kollarını meydana getirir. Çok
geniş bir su toplama alanı olan Fırat, Elazığ ile sınırı
çizer. Başlıca akarsuları Tohma Suyu, Arapkir
Çayı, Derme Suyu, Hatun Suyu, Dilek Suyu, Kuru
Çay, Horata Çayı, Orduzu Suyu, Sürgü Suyu,
Sultan Suyu ve Dipsiz Çaydır. Tohma Suyu: Malatya’nın
en büyük akarsuyudur. Yaz kış suyu boldur.Göller: Malatya’da önemli tabiî göl yoktur.
Tohma suyu ile Sürgü Suyu üzerinde kurulu iki küçük
baraj gölü vardır. Sulamada kullanılır. Karakaya
Barajının % 59’u Malatya sınırları içinde ve
65 köy baraj gölü altında kalmıştır.
İklim ve Bitki Örtüsü
İklim: Bu bölgede sert kara iklimi hüküm sürer.
Kışlar soğuk ve uzun, yazlar sıcak ve kurak geçer.
Sıcaklık -25, 1°C ile +41,8°C arasında seyreder.
Üç ay 30°C’nin üstünde ve 2,5 ay 0°C’nin altındadır.
Senelik yağış ortalaması 383 mm’dir.
Senenin bir ayı karla örtülüdür.
Bitki örtüsü: Malatya il topraklarının % 54’ü
çayır ve mer’alarla, % 31 ’i ekili ve dikili arâzi ile
kaplıdır. Ormanı azdır. Ormanlık alanı % 10’dur.
Geniş Malatya Ovası, bozkır görünümündedir.
Akarsu çevreleri orman gibi uzayan kayısı (meyve)
bahçeleri ile kaplıdır. Burada dünyânın en nefis
kayısıları yetişir. Malatya Toroslarında en çok
meşe, vâdi yamaçlarında ardıç ağaçlarına rastlanır.
Platolar çayır bakımından zengindir.
Ekonomi
Malatya ilinin ekonomisi tarıma ve tanma dayalı
sanâyiye dayanır. Faal nüfûsun % 70’i tarım,
hayvancılık, balıkçılık, ormancılık ve avcılıkla
uğraşır. Senelik gayri sâfı hâsılanın (hâsılatın)
(brüt gelirin) % 35’i tarımdan ve % 20’si sanâyiden,
% 1 2 ’si devlet hizmetlerinden sağlanır.
Tarım: Malatya ilinde tahıl üretimi ön sırada
yer alır. Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, nohut,
fasulye, tütün, şekerpancarı ve patatestir. Malatya
ilinde meyvecilik çok önemlidir. Başta kayısı
olmak üzere elma, kiraz, armut, dut, ceviz ağaçları
orman gibi yer kaplar. Turunçgiller dışında her
meyve yetişir. Kayısısı dünyâca tanınır. Kayısı
ağacı sayısı 4 milyon civârındadır. Türkiye’de yetişen
kayısının % 40’ı Malatya’da yetişir. Üretilen
kayısının % 95’i ihraç edilir. İri tâneli Napolyon kirazı da meşhurdur. Ayrıca kavun ve karpuz ile domates,
patlıcan ve tâze fasulye yetişir. Sulanan
arâzi artmaktadır.
Hayvancılık: Hayvancılık bitki tarımından
sonra gelir. Plato ve yaylalarda zengin çayırlar ve
bol su vardır. Hayvancılığa müsaittir. Koyun, kıl
keçisi ve sığır beslenir. Beyaz Oğul Balı meşhurdur.
Ormancılık: Malatya ili orman bakımından
fakirdir. İl topraklarının % 10 ’u ormanlık olup,
23 bin hektar orman ve 112 bin hektar fundalık
alandan ibârettir. Ormanların % 30’u bozuk koru
ve bozuk bataklıktır. Senede 80 bin ster (0,750
m3) yakacak odunu elde edilir. Ormanlar Merkez
ilçe, Pötürge ve Doğanşehir’de sıktır.
Mâdencilik: Malatya ili mâden bakımından
zengin sayılır. Demir, krom, bakır, amyant ve kurşun
mâdenleri işletilir. Senede 500 bin ton olarak
çıkarılan demir Karabük ve Ereğli demir çelik
fabrikalarına gönderilir.
Sanâyi: Malatya ilinde sanâyi sektörü bilhassa
1970’ten sonra hızla gelişmektedir. Büyük
bir organize sanâyi bölgesi kurulmuştur. 10 kişiden
fazla işçi çalıştıran iş yeri sayısı 50’dir. Başlıca sanâyi
kuruluşları şunlardır:
Sümerbank Malatya Pamuklu Sanâyii Müessesesi,
Tekel Sigara Fabrikası, Şeker Fabrikası,Transfarmatör Malzemeleri Fabrikası, 7 un fabrikası,
çok sayıda kayısı kurutma ve işletme tesisleri,
et kombinası, süt fabrikası, yem fabrikası, meşrubat
fabrikalan, İpaş İplik Fabrikası, Yifaş Yeşilyurt
İmalât Sanâyi A.Ş., tuğla fabrikası, çimento fabrikası,
takım transformatörleri üreten fabrika (Maksan),
Kâğıtsan Kâğıt Fabrikası ve mobilya fabrikası
(Mormaş), boya, tutkal, plâstik ve ilâç sanâyi fabrikaları,
Vagon Fabrikası.
Ulaşım: Malatya kara ve demiryolunda bir
kavşak noktasıdır. Karayolu ile doğuda Elazığ,
Diyarbakır, Muş, Bitlis ve Van’a; güneybatıda
Maraş ve Hatay’a; batıda Kayseri ve Ankara’ya
bağlanır.
Yollar kaliteli değildir. Yolsuz köy yoktur.
Demiryolu ağı ile Malatya- Sivas, Samsun ile Karadeniz’e;
Kayseri vasıtasıyla Ankara’ya; Malatya-
Maraş-İslâhiye ile Adana ve Suriye’ye ulaşır.
Malatya’da bir havaalanı olup Malatya-Ankara
ve Malatya-İstanbul arasında hergün karşılıklı seferler
yapılır.
Nüfus ve Sosyal Hayat
Nüfus: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
702.055 olup, 379.188’i il merkezi ve ilçelerde,
322.867’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü
12.313 km2 olup, nüfus yoğunluğu 55’tir.
Örf ve âdetleri: Eski bir yerleşim merkezi
olan Malatya’da Hititlerden bu yana birçok millet
ve kültürler gelip geçmiştir. Yedinci asır ortalarında
İslâm kültürü yerleşmeye başlamış ve 1 2 . asırda
Türkler in bu bölgeyi fethetmeleri ile Türk-İslâm
kültürü yerleşmiştir. Diğer kültürler unutulmuştur.
Malatya geleneklerini koruyan ve devam ettiren illerimizden
biridir.
Halk edebiyatı: Malatya halk edebiyatı bakımından
zengindir. Pekçok halk şâiri yetişmiştir.
Başlıcaları Derviş Mehmed, Âşıkî Ahmed, Kusurî,
Remzi, Biçâre, Şah Sultan, Âşık Ali Gürbüz,
Pervâne’dir.Halk oyunları: Malatya halk oyunları ve türküler
bakımından da oldukça zengindir. Oynanan
oyunlar, Halay ve Semahlardır. Davul ve zurna
ile oynanır. En yaygın oyunlar: Dillar, Çeçer, Lorka,
Memyana, Meyruk, Papori, Sinsin, Tekayak,
Kemaliye, Tamzarası, Aşırma, Hari, Çavşu, Hoplama,
Himhina, Kazengi ve Tringo’dur.
El Sanatları; Ahşap oymacılığı, bakırcılık,
çömlekçilik, halı ve kilim dokumacılığı (şayak
dokumacılığı) dır. İğne ye tığ oyası da meşhurdur.
Mahalli Yemekleri: Malatya’nın köfte ve sarmaları
çok çeşitli ve meşhurdur. Bulgur, tarhana
çorbası, ayran ve süt çorbaları, kulak çorbası ve
patlıcanlı kâğıt kebabı mahallî yemekleridir.
Mahallî kıyâfet; Malatya’da hâlen en yaygın
kadın giyimi çarşaftır. El dokuması ve peştemallar,
örtü gibi kullanılır. Çarşaf içine zıbın ve alta
şalvar giyilir. Başa küllük geçirilir. Küllük çevresine
altın veya gümüş dizilmiş al renkli bir fes giyilir.
Fesin üzerine çiçekli yazma dolanır. Saçlar örgülüdür.
Erkek kıyafetinde işlemeli papak yaygındır.
Başa giyilir, “küm” ismi verilir. Çubuklu yakasız,
kollar yırtmaçlı, düğmesiz keten gömlek
ve şalvar da yaygındır. Cirit ve güreş sporu bilhassa
köylerde fazla ilgi görür.
Eğitim: Okulsuz köy sayısı birkaç tânedir.
Okur-yazar nisbeti % 70’i aşmıştır. İlde 40 anaokulu,
1007 ilkokul, 142 ortaokul, 77 lise vardır.
1975’te İnönü Üniversitesi kurulmuştur. Buna
bağlı Fen ve Edebiyat Fakültesi, Tıp, Mühendislik,
İlâhiyat Fakültesi, İktisâdî ve İdârî Bilimler Fakültesi
ve Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri
Enstitüsü, Malatya, Adıyaman, Arapgir ve Elbistan
Meslek Yüksek Okulları ile Sağlık Meslek
Yüksek Okuludur. Üniversite bünyesinde Turgut
Özal Tıp Merkezi kurulmaktadır. ABD Huston
Hastânesi plânına göre yapılmaktadır.
İlçeleri
Malatya’nın biri Merkez olmak üzere on dört
ilçesi vardır.
Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
333.001 olup, 281.776’sı ilçe merkezinde, 51.225’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
26, Çolaklı bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe
toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir.
Toprakların büyük bölümü Malatya Ovasında kalır.
Güneyinde Malatya Dağları yer alır. Başlıca
akarsuyu Fırat Nehri ve kollarıdır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri şekerpancarı, tütün, pamuk, buğday, arpadır.
Sulanan yerlerde sebze ve meyvecilik yapılır.
Kayısısı meşhurdur. Yüksek kesimlerde yaylacılık
metodlarıyla küçükbaş hayvan besiciliği yapılır.
Şeker Fabrikası, Sümerbank Pamuklu Sanâyii, un
fabrikaları, metal eşyâ-makina îmâlâtı, ormanürünleri fabrikası, karton fabrikası başlıca sanâyi
kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi, Beydağı’nın eteklerinde Malatya
Ovasının güney ucunda kurulmuştur. Sivas-
Diyarbakır demiryolu ile Kayseri-Diyarbakır karayolu
ilçeden geçer. Malatya eski ve yeni Malatya
olarak iki kısımdır. Bugünkü Malatya eski ve târihî
Malatya’nın “Aspuzu Bağları” denilen yerinde
kurulmuştur. Şehir yüksek dağların eteklerinde
kurulduğundan bu dağlardan inen sularla beslenir.
Şehrin etrâfı bağ ve bahçelerle çevrilidir. İlçe belediyesi
Cumhûriyetten önce kurulmuştur.
Akçadağ: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
51.226 olup, 10.839’u ilçe merkezinde, 40.387’si
köylerinde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
43, Kürecik bucağına bağlı 16, Levent bucağına
bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 1913 km2 olup,
nüfus yoğunluğu 27’dir. İlçe toprakları genelde
dağlıktır. Batısında Nurhak Dağları, kuzeydoğu
ve güneyinde düzlükler yer alır. Başlıca akarsuları
Sultansuyu ve Ebeler Çayıdır. Nurhak Dağlarının
alçak kesimlerinde platolar vardır.
Ekonomisi tanm ve hayvancılığa dayanır. Başlıca,
tarım ürünleri buğday, fasülye, nohut, arpa, şekerpancarı
ve pirinçtir. Meyvecilik gelişmiştir.
Kayısı ve armutları çok lezzetlidir. Köylerde kilim
ve halı dokumacılığı yaygındır. Dağlık kesimlerde
yaygın olarak küçükbaş hayvan beslenir. Türkiye’nin
en büyük havzası olan Sultansuyu Havzası
ilçededir.
İlçe merkezi Nurhak Dağlarının eteklerinde
kurulmuştur. Kayseri Malatya yolu ilçeden geçer.
İl merkezine 34 km mesâfededir. Denizden yüksekliği
1100 metredir. Eski adı Arga idi. 1850’ye
kadar ilçe merkezi Levent bucağı idi. İlçe belediyesi
1980’de kurulmuştur.
Arapgir: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
20.675 olup, 10.420’si ilçe merkezinde, 10.255’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
22, Taşdelen bucağına bağlı 17 köyü vardır. Yüzölçümü
956 km2 olup, nüfus yoğunluğu 22’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Yama
Dağı, güneydoğusunda Gül Dağı ve bu iki dağ
arasında 1500 metre yüksekliği olan platolar yer
alır. Bunların en önemlisi Sarıçiçek Yaylasıdır.
Fırat Nehri ve Kozlukçayı başlıca akarsulardır.
Keban Baraj Gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde
kalır. Akarsu Vâdisinde küçük düzlükler vardır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca
tarım ürünleri buğday, arpa ve kayısıdır. Bağcılık
yaygındır. Kara üzümü kışa dayanıklıdır. En
çok beslenen hayvanlar sığır ve kıl keçisidir. îlçe
merkezi Kozlukçayı Vâdisinde kurulmuştur. Elazığ’ı
Keban üzerinden Sivas’a bağlayan karayolu
ilçeden geçer. Denizden yüksekliği 1100 metredir.
Toprağı genelde verimsiz olduğundan halk başka
yerlere göç eder. Bu yüzden nüfusu devamlı azalır.
Belediyesi 1888’de kurulmuştur.
Arguvan: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
13.907 olup, 1827’si ilçe merkezinde, 12.080’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
36, Çobandere bucağına bağlı 7 köyü vardır. Yüzölçümü
1037 km2 olup, nüfus yoğunluğu 13’tür.
İlçe toprakları Fırat Vâdisinde, dağlık bir alanda
yer alır. Yama Dağının uzantıları toprakları engebelendirir.
Dağlarda çayırlıklarla kaplı platolar
vardır. Söğütlü Çayı başlıca akarsuyudur. Akarsu
Vâdilerinde küçük düzlükler vardır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca
tarım ürünleri buğday, kayısı ve elmadır. Yaylacılık
metodu ile hayvancılık yapılır. İlçe merkezi
Yama Dağı eteklerinde kurulmuştur. Önceleri
Arapgir’e bağlı bucak iken kazâ hâline getirilerek
Diyarbakır’a bağlandı. 1873’te yeniden bucak olarak
Keban’a bağlandı. Cumhûriyetten sonra Malatya’ya
bağlanan Arguvan, 1954’te ilçe oldu. Eski
ismi Tahir’dir. İl merkezine 60 km mesâfededir.
Gelişmemiş ve küçük bir yerleşim merkezidir.
Battalgâzi: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
26.665 olup 14.994’ü ilçe merkezinde, 11.671 ’i köylerde
yaşamaktadır. Merkeze bağlı 18 köyü vardır. İlçe
topraklan genelde düz olup, Malatya Ovasmda yer
alır. Fırat Nehri ve kollan başlıca akarsulandır. Ekonomisi tanma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, şekerpancan,
buğday, pamuk ve arpadır. Sulanabilen
yerlerde sebze ve meyvecilik yapılır. Kayısı, en çok
yetiştirilen meyvedir. Yüksek kesimlerde küçükbaş
hayvan, ovalarda ise sığır besiciliği yapılır.
İlçe merkezi, Malatya Ovasmda küçük bir akarsuyun
kenarında kurulmuştur. Malatya-Elazığ demiryolu
ve Hekimhan-Malatya karayolu ilçeden geçer.
Eski ismi, eski Malatya idi. 1838 Hizip Savaşmda
Osmanlı ordusu komutanı Hâfız Paşa kışın burada konakladı.
Bu sırada bâzı evlerin ahşap kısımlan kış sebebiyle
yıkılınca şehir sâkinleri burayı terk ederek bugünkü
Malatya’ya yerleştiler. 3500 senelik eski Malatya
târihî eserleri hâlen ayakta durmaktadır.
Dârende: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
48.612 olup, 11.488’i ilçe merkezinde, 37.124’ü
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
18, Balaban bucağına bağlı 12 köyü vardır. İlçe
toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana
gelir. Batısında Hezanlı Dağı, güneyinde
Nurhak Dağları, doğusunda Akçababa Dağları,
kuzeyinde Leylek Dağı yer alır. İlçe topraklarını
Tohma Suyu ve Balıklıtohma Çayı sular. Akarsu
vâdilerinde küçük düzlükler vardır.Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri, buğday, şekerpancarı, nohut ve patatestir.
Sulanabilen arâzide sebzecilik ve meyvecilik
yapılır. En çok dut ve kayısı yetiştirilir. Hayvancılık
ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır.
En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. İlçe topraklarında
krom ve demir mâdeni çıkarılır.
İlçe merkezi, Malatya-Kayseri-Ankara karayolu
üzerinde yer alır. İl merkezine 1 10 km mesafededir.
Çok eski târihe sâhiptir. Eti ve Sümerlere
âit eserler vardır. Eski yerleşim merkezi ilçe
yakınındaki Zengibar Kalesinin içinde idi.
1070’lerden sonra kalenin eteğine yerleşen halk
bugünkü Dârende’yi kurmuşlardır. Belediyesi
1868’de kurulmuştur.
Doğanşehir: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
48.196 olup, 11.046’sı ilçe merkezinde,
37.150’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına
bağlı 29, Sürgü bucağına bağlı 5 köyü vardır.
Yüzölçümü 1290 km2 olup, nüfus yoğunluğu
37’dir. İlçe toprakları dağlıktır. Güney ve doğusunda
Malatya Dağları yer alır. Başlıca akarsuları
Sultan Suyu ve Sürgü Çayıdır. Sürgü Çayı üzerinde
sulama gâyeli Sürgü Barajı kurulmuştur.
Akarsu vâdilerinde küçük düzlükler vardır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca
tarım ürünleri fasulye, şekerpancarı, buğday,
patates, tütün, kayısı ve elmadır. Bağcılık ve arıcılık
gelişmiştir. Yüksek kesimlerde küçük baş hayvancılığı
yapılır. En çok koyun ve keçi beslenir.
İlçe merkezi, Malatya-Kahramanmaraş demiryolu
üzerinde yer alır. Malatya- Kahramanmaraş
karayolu ilçe topraklarından geçer. İl merkezine
57 km mesâfededir. Gülşehir olan ismi
1933’te Doğanşehir olarak değiştirildi. 1946’da ilçe
olan Doğanşehir’in belediyesi aynı sene kurulmuştur.
Doğanyol: 1990 sayımına göre toplam nüfusu
11.478 olup, 3723’ü ilçe merkezinde, 7755’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 16
köyü vardır. İlçe toprakları, orta yükseklikteki
dalgalı düzlüklerden meydana gelmiştir. Ekonomisi
tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, kayısı
ve üzümdür. Hayvancılık gelişmiş olup, en çok
kıl keçisi ve koyun beslenir. İlçe merkezi Malatya
Dağları eteklerinde kurulmuştur. Gelişmemiş ve
küçük bir yerleşim merkezidir. Pötürge’ye bağlı bir
bucakken 9 Mayıs 1990’da 3344 sayılı kânunla ilçe
oldu.
Hekimhan: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
42.467 olup, 13.612’si ilçe merkezinde, 28.855’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
33, Haşan Çelebi bucağına bağlı 13, Kurşunlu bucağına
bağlı 16 köyü vardır. Yüzölçümü 1896 km2
olup, nüfus yoğunluğu 2 2 ’dir. İlçe toprakları genelde
dağlıktır. Kuzeyinde Ayran Dağı, batısındaAkçababa Dağı ve Leylek Dağı yer alır. Başlıca
akarsuyu Kuruçay’dır. Akarsu vâdilerinde düzlükler
vardır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri buğday, kayısı, arpa, patates, elma, soğan
ve üzümdür. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan
besiciliği yapılır. Köylerde halı ve kilim dokumacılığı
yaygın olarak yapılır. İlçe topraklarında
demir, dolomit ve kireçtaşı yatakları vardır.
Kale: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 8564
olup, 818’i ilçe merkezinde, 7746’sı köylerde yaşamaktadır.
Merkez bucağına bağlı 20 köyü vardır.
İlçe toprakları hafif dalgalı düzlüklerden meydana
gelir. İlçe topraklarını Fırat Nehrinin kolları
sular. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri şekerpancarı, tütün, buğday ve arpadır.
Yüksek kesimlerde hayvancılık yapılır. İl merkezine
bağlı bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı
kânunla ilçe oldu.
Kuluncak: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
14.378 olup, 2240’ı ilçe merkezinde, 12.138’i köylerde
yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 21 köyü
vardır. İlçe topraklan orta yükseklikteki engebeli
düzlüklerden meydana gelir. Başlıca akarsuyu Tohma
Çayıdır. Doğusunda Leylek Dağı yer alır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri buğday, şekerpancarı, nohut ve patatestir.
Sulanabilen arâzide sebze ve meyve yetiştirilir.
Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği
yapılır. İlçe merkezi Tohma Çayı Vâdisinde yer
alır. Dârende’ye bağlı bir bucakken 9 Mayıs
1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri buğday, kayısı, üzüm ve arpadır. Dağlık
kesimlerdeki yaylalarda hayvancılık ve arıcılık
yapılır. Dokumacılık yaygındır. İplik, dokuma ve
hazır giyim atölyeleri başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi Beyler Deresi Vâdisinde kurulmuştur.
Eski ismi Cırmıktı idi. İl merkezine 9 km
mesâfededir. 1957’de ilçe olan Yeşilyurt’un belediyesi
Cumhûriyetten önce kurulmuştur.Pötürge: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
35.319 olup, 4359’u ilçe merkezinde, 30.960’ı
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı
37, Tepehan bucağına bağlı 21 köyü vardır. İlçe
topraklarını Güneydoğu Toroslar engebelendirir.
Dağlar akarsu, vâdileriyle, parçalanmıştır. Başlıca,
akarsuları olan Büyükçay, Şiro Çayı ve Çayboğaz
Deresidir.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım
ürünleri buğday, kayısı, üzüm olup, ayrıca az miktarda
patates, soğan, baklagiller ve elma yetiştirilir.
Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir
kaynağı olup, en çok kıl keçisi ve koyun beslenir.
İlçe topraklarında demir ve pirofillit yatakları vardır.
İlçe merkezi dağlık bir arâzide kurulmuştur.
Gelişmemiş ve küçük bir yerleşim merkezidir.
Asıl adı “İmrun”dur. Sonraları Şiro denmiştir. İl
merkezine 72 km mesâfededir. Belediyesi 1900’de
kurulmuştur.
Yazıhan: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
16.218 olup, 2862’si ilçe merkezinde, 13.356’sı
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 26
köyü vardır. İlçe toprakları Malatya Ovasmda yer
alır. Başlıca akarsuyu Kuruçay’dır. Ekonomisi tarıma
dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı,
pamuk, arpa ve buğdaydır. Sulanabilen arâzide
sebze ve meyve yetiştirilir. Yüksek kesimlerde
küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Sivas-
Malatya demir ve karayolu üzerinde yer alır.
Merkez ilçeye bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da
3644 sayılı kânunla, ilçe oldu. Belediyesi aynı sene
kuruldu.
Yeşilyurt: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu
31.349 olup, 9184’ü ilçe merkezinde, 22.165’i
köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 20
köyü vardır. Yüzölçümü 568 km2 olup, nüfus yoğunluğu
55’tir. İlçe toprakları genelde dağlıktır.
Güneyinde Mahya Dağları yer alır. Kuzeyi ise
Malatya Ovasmda kalır. Başlıca akarsuyu Derme
Çaydır. İlçe merkezi Kuruçay’ın doğu kıyısında kurulmuştur.
Malatya Sivas demiryolu ve karayolu ilçeden
geçer.
İl merkezine 78 km mesâfededir. Selçuklu
Türklerinden İzzeddîn Kavas tarafından temeli
atılan şehir, Osmanlı devrinde önemli bir yerleşim
merkeziydi. Cumhûriyetten önce ilçe olmuştur.
Belediyesi 1884’te kurulmuştur.
Târihî Eserler ve Turistik Yerler
Malatya, tabiî güzellikler, görülmeye değer
târihî eserler, kaplıcalar ve meyve bahçeleri ile
zengin bir ilimizdir. Târihî eserlerin büyük kısmı
yıkık vaziyettedir.
Ulu Câmi: Battalgâzi ilçesindedir. 1224’te
Birinci Alâeddîn Keykubâd zamânında Mansur
bin Yâkub yaptırmıştır. Anadolu’da ilk yapılancâmilerdendir. 1903 ve 1966’da tâmir görmüştür.
Kapı kemeri, büyük kubbe ve kasnağındaki işlemeli
taş oyma motifleri ile dikkati çeker. Tek minârelidir.
Ahşap minberi Ankara Etnografya müzesindedir.
Akminâre Câmii: Battalgâzi ilçesinde kale
surlarının dışında Derme Deresi kıyısındadır.
1573’te Hikmet bin Zaim Yusuf tarafından yaptırılmıştır.
Tek kubbeli ve tek minâreli tipik OsmanlI
câmilerindendir.
Abdüsselam Câmii: Yazıhan ilçesinin Fethiye
köyündedir. Mustafa Paşa bin Abdüsselam tarafından
1566’da yaptırılmıştır. Tek minâreli ve beş
kubbeli bir câmidir.
Ulu Câmi: Arapgir ilçesindedir. On dördüncü
asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Minâresizdir.
Cam taç kapısındaki süsler çok güzeldir.
Câfer Paşa Câmii: Arapgir ilçesinde Osman
Paşa Mahallesindedir. On dördüncü asırda
yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Câfer Paşa
tarafından 1694’te tâmir ettirildiği için bu
isimle anılmaktadır. Ahşap minberin işlemeleri
çok güzeldir.
Köprülü Mehmed Paşa Câmii: Hekimhan
ilçesindedir. 1661 senesinde yaptırılmıştır. Tek
kubbe ve minâreli tipik Osmanlı câmilerindendir.
Şahâbıyye-i Kübrâ Medresesi: Battalgâzi
ilçesindedir. On dördüncü asırda Emir Şahâbeddîn
Hızır tarafından yaptırılmıştır. Taç kapının sağ
kanadı, türbe ve ana eyvan günümüze kadar gelebilmiştir.
Kırkgöz Köprüsü: Yazıhan, ilçesinde Sinanlı
köyünde Tohma Çayı üstündedir. 220 m uzunluğunda
4 m genişliğindedir. Köprünün en önemli
özelliği düz bir çizgi biçiminde kırıklar verilerek
yapılmış olmasıdır. Ne zaman yapıldığı kesin
olarak belli değildir. Bu köprü, şu anda Karakaya
Baraj Gölü altında kalmıştır. Yerine büyük demiryolu
ve karayolu ulaşımının sağlandığı köprü
yapılmıştır.Şeyh Hamîd-i Velî Zâviyesi: Dârende ilçesindedir.
Tohma Çayı kıyısındadır. Önceleri dergah
olan yapı, sonradan câmi ve türbeye çevrilmiştir.
Türbede Şeyh Hamîd-i Velî ve oğlu Halil Tayyibî’ye
âit olduğu söylenen kabirler vardır. Hamîdi
Velî’nin kabri olduğu söylenen bir türbe de Aksaray
ilindedir.
Eski eserler: Hitit Sarayı, Aslantepe’de M.Ö.
13. asırdan kalmadır. Aslantepe’den çıkan eserler
İstanbul, Ankara ve Malatya Arkeoloji müzelerindedir.
Aslantepe, arkeolojik bir merkezdir. Mansuroğlu
Hacı Mehmed tarafından yaptırılan târihî
câmi, Venk’te kilise, İn Deresinde mağaralar, eski
yol üzerinde han kalıntısı, geyik şekilleri ile
süslü mozayik havuz vardır. Yedi kültür tabakasına
rastlanmıştır.
Malatya Kalesi: Bugünkü Battalgâzi ilçesindedir.
Roma İmparatoru Titus yaptırmıştır. Danişmend
Emiri Gâzi Taylı ve Selçuklu Sultanı
İkinci Kılıçarslan tâmir ettirmiştir. 94 kulesi ve burcu
vardır. Yüksekliği 20 m olan iki surla çevrilidir.
Dârende (Zengibar), Doğanşehir ve Arapkir kaleleri
târihî eserlerdir.
Höyükler: Câfer, Değirmendere, İmamoğlu,
Gelinciktepe ve Fethiye höyüklerinde eski eserler
bulunmuştur. Câferhöyükte bulunan 4 heykelcik en
eski eserler olarak kabul edilmektedir ve M.Ö.
7000 senelerine âittir. Dokuz bin senelik bu eserler
Malatya müzesindedir.
Malatya Arkeoloji müzesi: Müzede bölgede
yapılan kazılarda bulunan Neolotik, Eski Tunç,
Hitit, Roma ve Selçuklu devirlerine âit eserler sergilenmektedir.
Asur ticâret kolonilerine âit Seramikler
ve Hititlere âit ağırlık taşları, Romalılara âit
toprak heykeller, Bizans seramik ve Selçuklu çinileri
vardır.Aslan taşlar: Dârende yakınındadır. İki âdet
aslan taş heykeli Yeniköy eteklerindedir.
Mağaralar: Onar, Ansur (Buzluk köyü), Orman
Sırtı köy ündedir. Târih öncesi çağlara âittir.
Mesîre yerleri:
Malatya’da çok sayıda kaynak, çay, dere ve
meyve bahçeleri gezi dinlenme ve mesîre yeri olarak
halkın rağbet ettiği yerlerdir. Başlıcaları şunlardır:
Horata Subaşı: İl merkezine 5 km mesâfede
bir dinlenme yeridir. Bey dağı ’nın eteklerinde bir
dere yatağının kıyısındadır. Çevresi söğüt ağaçları
ile kaplıdır.
Gündüzbey Subaşı: İl merkezine 18 km uzaklıktaki
Derme Deresinin kaynağı olan bir dinlenme
yeridir. Söğüt ve meyve ağaçları ile kaplıdır.
Sürgü Pınarbaşı: Sürgü Çayının kaynağı olan
bir dinlenme yeridir. İl merkezine 70 km uzaklıktadır.
Kaynak yeri küçük bir göl durumundadır.
Yer yer kavak ağaçları ile kaplıdır.
Takas Pınarbaşı: Sürgü Pınarbaşına yakın bir
yerde bir dinlenme yeridir. Kavak ağaçları ile kaplı
bir vâdidir.
Tecde Bahçeleri: İl merkezi yakınında yeşillikler
içinde çok güzel bir mesîre yeridir. Kavak, söğüt
ve meyve ağaçları ile kaplıdır. Burada önceden
küçük bir baraj gölü de vardı.
İçme ve kaplıcalar:
Malatya’da içme ve kaplıcalar yok denecek
kadar azdır. Yöre halkı tarafından kullanılan şifâlı
su kaynaklarının bâzıları şunlardır:
Aşağı İspendere Ilıcası: Çolaklı bucağına
bağlı Bulutlu köyündedir. İl merkezine 20 km mesâfede
olan bu kaplıcada banyo ve konaklama tesisleri
mevcuttur. İçme kürleri, mîde, karaciğer,
safra yolları ve barsak hastalıklarına, banyo kürleri
ise nevralji, nefrit ve cilt hastalıklarına iyi gelir.
Rotükan Mâden Suyu: Merkeze bağlı Rotükan
köyündedir. Tesisleri mevcut değildir. Hiperstenik
mîde rahatsızlıkları ile karaciğer, safra
yolları ve barsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir