İlk fetih ve kuruluş devrinde, Türk unsurları henüz İslâmî müesseselerle kaynaşmadığı zamanda bir yandan eski göçebeaskerî an’aneye dayamldığı, (29) diğer taraftan eski idâri ve mâlî esaslara dokunulmadığı için karakteristik «Selçuklu Askerî Iktâ’ı» teşekkül etmedi. Bu devrede, devletin idaresindeki memleketler, Selçuklu hânedânı mensuplarının müşterek malı sayılıyordu. Melikşâh’a vezirlik ettiği sırada Nizâmülmülk’ün kurduğu Selçuklu askerî ıktâ sistemi araziyi, herkesin derecesine göre, meselâ bir veya ondan az yahut da fazla köy verilmek suretiyle askere dağıtmaktan ibarettir. Abbâsîler devrinde çok büyük olan ve bir kısmı mültezimlere (30) bırakılmış bulunan ıktâ’lar bu devirde parçalanarak askere dağıtılmış oluyordu. Ancak hemen işaret edelim ki bu ıktâ’lar da temlik değil, istiğlâl yoluyla oluyor, vergisi askere tahsis ediliyordu. Eyyûbîler, Memlûkler, Anadolu Selçukluları ve Beylikler devirlerinde küçük tâdiller ile aynı sistem benimsenmiş ve tatbik edilmiştir. (31) Bu devir toprak idaresinde esas askerî ıktâ olmakla beraber geniş ölçüde temlik yoluyla ıktâlar da yapılmıştır. Temlik usûlüyle yapüan ıktâlarda toprak, ıktâ yapılan kimseye (muktâ’a) aittir; satar, hibe ve vakfeder, sahibi ölünce toprak veresesine intikal eder… Görülüyor ki bu durumda arazi, harâci olmaktan çıkmış, mülk ve öşri vasfını almış olmaktadır. (32)
Selçuklular Devri
Tarafından kozlu
Yorum yapılmamış
12 Aralık 2018 21:50
Related Posts
iphone 17 promax
19 Ekim 2025
İnsanlarla iletişimi Kestikten Sonra Zihnin Berraklaşır
05 Ekim 2025



