i. (ar. celb’den isticlâb). Esk. Celb etme, çekme. || isticlâb etmek, çekmek. — Psikol. Esk. Hatırlatma, zihinde canlandırma veya uyandırma,...

i. (ar. cehl’den istichâl). Esk. (Birinin) Cahilliğine hükmetme. || (Birini) Hafife alma, mühimsememe. || İstichâl etmek, cahil saymak,...

(ar. ecr’den isticar). Esk. Kiralama, ücret karşılığında tutma. || isticar etmek, kiralamak. — ansİkl. Esk. huk. Kira ile tutmak (Mecelle md. 404). 410. Maddeye göre de «müste’cir… isticar eden ...

(ar. başar’dan istibşâr). Esk. Basiretli olma, düşünceli davranma. || Dikkatlice bakma ve görme. )| istibsar etmek, dikkatle bakmak....

(ar. istibra). Din. Erkeğin küçük abdestini yaptıktan sonra üreme organını temizlemesi. Bk. ansİkl. — Kadın-doğum. Bir cariyenin hamile kalıp kalmadığının anlaşılması için gereken muayeneye verilen ad...

Esk. Devamını, sürmesini isteme. || Muhafaza etme, saklama, II Istibka etmek, devamını istemek. || istibka-yı teveccüh, birisinin ilgi ve himayesinin devamını dileme,...

(ar. bedd’- den istibdad, başlı başına olma, bağımsızlık). Tek bir yöneticinin toplumu baskı altında tutması, mutlak hâkimiyet: istibdat bir şahsın sorumsuzluğu devridir (F. R. Atay). istibdat yalnız ...

Esk. Değiştirme. || Bir şey vererek yerine başka bir şey isteme. — Ask. tar. Esk. Askerlik görevini bitirenleri terhis ederek yerlerine yenilerini alma. Muvazzaflık süresini bitirerek ihtiyat sınıfına...

Esk. Helâl ve mübah görme. || Birçok kimsenin kanının dökülmesine göz yumma, meşru sayma,...

Esk. «Euzu billahi min-eş-şeytân-ir-racîm, neuzu billah veya el ıyâzü billah» sözlerinden birini söyleyerek Tanrı’ya sığınma,...

Esk. Karşılık olarak bir şey isteme: Bir salike yakışacak hal, mürşidinden istiaza değil, istif aza etmektir (Muallim Naci),...

Esk. Ödünç veya borç alma. || İstiâre etmek, ödünç almak. — Ed. Esk. Bir varlık veya kavrama, benzediği başka bir varlığın adını verme. Bk. ANSİKL. — ansİkl. Ed. Esk. Bir kavramın, gerçek anlamı dışın...

(ar. v a ^ ’dan istfiâb). Esk. içine alma, sığdırma. || Tutma, kaplama. || İstiab etmek, içine almak, çevrelemek: Seni ancak ebediyyetler eder istiab (M. Â. Ersoy). || İstiab haddi, en fazla alabilme ...

Esk. Başkasından yardım isteme. || İstiane etmek, yardım istemek. — Ed. Esk. Bir fikri tamamlamak için başkalarının sözlerini alma, iktibas etme. + istia n â t çoğl. i. Esk. Yardım istemeler....

sıf. (fr. hysterique). İsteri halleri gösteren: Sonra yeni yetişen erkek çocuklara düşkün işsiz, güçsüz zengin isterik kadınlar (H. E. Adıvar). Bk. HİSTERİ....

(istemek’itn iste-r). Yeni. Bir işin yapılabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek. || Bağlaç. Yapılacak veya olacak bir şeyin kabul edilmesinde sakınca olmadığını anlatmak için cümlede görevleri aynı olan...

sıf. (istem’den istemsiz), istenilmeyen, elde olmadan yapılan, irade dışı. Esk. Gayri ihtiyarî. || Farkında olmadan yapılan. — Fizyol. Sadece bitkisel hayatla ilgili organlara veya fonksiyonlara denir...

sıf. (istem’den istem-li). Yapılıp yapılmaması kişinin isteğine bağlı olan. Esk. ihtiyarî. || istek ve iradeye dayanılarak yapılan. Esk. iradî. — Psikol. İstemli (veya iradeli) hareket, fiil. ♦...