EBER GÖLÜ; Afyon ‘un Bolvadin kazası dâhilinde, Akarçay vâdisinde, Bolvadin kasabasının 8 km güneydoğusunda 104 km2 yüzölçümünde bir göl. 995 rakımlı olan bu göl, güneyde Sultan Dağları, kuzeyba...

EBEGÜMECİ (Malva sylvestris); Aim. Wegmalve, Malve (f), Fr. Mauve (f), İng. Common Mallow. Familyası: Ebegümecigiller (Malvaceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’da yaygın bir Haziran-eylü...

EBE; Aim. Geburtshilfe (f), Fr. Profession de sagefemme, İng. Midwifery. Ebe olma hâli; ebenin mesleği. Yetkisi, gebeliğin teşhis ve gözetimiyle normal doğumları yaptırmakla sınırlı tıbbî meslek Anado...

EBCED HESÂBI; ebced harflerine tekâbül eden sayıları esas almak şartıyla, herhangi bir hâdisenin târihini bir veya birden çok kelime, mısra veya beyit hâlinde verecek şekilde, o ibârede yer alan harfl...

Hazır ilâç olarak bilinen m üstahzarlara hergün bir yenisi eklenmektedir.

MÜSTAHZARLAR; Alm. Präparat, (Arznei) Mittel (n), Fr. Préparation (f), Produit (m), pharmaceutique, médicament (m), İng. Préparation, ready made drug. “İstihzâr” masdarinm mef ulu olan kel...

MÜSLÜMAN; Alm. Müslim (m), Fr. Musulman (m), İng. Müslim. İslâm dînine inanıp kabul eden. îmân edip de, ibâdet edene “Müslüman” veya “Müslim” denir. Mümin de, müslim ile aynı m...

İmâm-ı Müslim'in yazdığı, Sahîh-i Müslim isimli eserin kapak sayfası.

M ÜSLİM ; hadis âlimlerinin en üstünlerinden ve Kütüb-i Sitte adıyla bilinen meşhûr altı hadîs kitabından İkincisinin yâni Sahîh-i Müslim’in müellifi. İsmi, Müslim bin Haccâc bin Müslim el-Kuşey...

MÜSİLAJLAR; zamklar gibi suda şişerek viskoz, kolloidal çözelti meydana getiren maddeler. Zamklardan farklı olarak yapıştırıcı değildir. Zamklar, çoğunlukla patolojik mahsuller olduğu hâlde, müsilajla...

MÜSHİL;Aim. Ablührend, ablührmittel, Fr. Purgatif, İng. Purgative, laxative. Barsaklarm çalışmasını sağlayarak, dışkının kolayca dışarı atılmasına yarayan ilâçlara verilen isim. Çok çeşitli müshiller ...

M ÜSEYLEM ET-ÜL-KEZZÂB; yalancı peygamberlerden biri. Peygamber efendimizin sağlığında Yemâme’de ortaya çıkıp, peygamberlik iddiâsında bulundu. Önce Medine’ye gelerek Müslüman olmuştu. Son...

MÜSÂFİRÎLER; onuncu yüzyılda Deylem ve Azerbaycan’da hüküm süren hânedan, Müsâfirîlere, Sallarîler ve Kengerîler de denir. Azerbaycan’daki Sâcoğulları Türk hânedanının çöküşünden sonraki i...

MÜSÂFEHA; iki kişi arasında el sıkışma, el ile tokalaşma. îki kişinin sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağı yanlarını birbirine değdirmesine denir. Parmak uçları ile yapılan tok...

MÜSÂDERE; Cezâ Hukûkunda, bir cezâ çeşidi, şahsın mal varlığına zorla el koyma. Müsâde- re, bir kimsenin menkul veya gayrimenkul bir malının kendi rızâsına bakılmaksızın kânûnî sebeplerle devlet taraf...

MÜRVER (Sambucus nigra); Alm. Holunder (m), Fr. Sureau (m), İng. Elder tree. Familyası: Hanımeligiller (Caprifoliaceae) Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’nin çoğu yerinde yaygın olarak ...

M Ü R Û R -I Z A M A N ; Alm. Fälligkeit (f); Verjährung (f), Fr. Prescription (f), İng. Pres- cription, limitation. Zaman aşımı; kânunî şartlar altında belli bir sürenin gelmesiyle bir hakkın kazanıl...

MÜRTED; İslâm dîninden aynlan, dinden dönen, dîni reddeden. Müslüman iken kâfir olan kimse (Bkz. Kâfir). Arapça bir kelime olan “red” (geri çevirmek) kelimesinden türeyen “irtidâd&#8...

MÜRŞİDİ EFENDİ; Osmanlılar zamânında Anadolu’da yetişen evliyâdan. İsmi Ahmed’dir. Doğum yeri Diyarbakır olup, doğum târihi bilinmemektedir. 1760 (H. 1174)ta Diyarbakır’da vefat etti...

MÜRŞİD; Resûlullah efendimizin izinde giderek kemâle gelen ve bundan sonra insanları irşâd eden (doğru yolu gösteren) İslâm âlimi. İnsanlara doğru yolu gösteren rehber, kılavuz. Allahü teâlâyı seven v...

MÜREKKEPBALIĞI

MÜREKKEPBALIĞI (Sepia officinalis); Aim. Tintenfisch (m), Fr. Sèche (f), İng. Sepia, Cuttlefish Squid. Familyası: Mürekkepbalığıgiller (Sepiidae). Yaşadığı yerler: Sıcak ve ılık denizlerde bulunur. Me...