MİNYATÜR; Alm. Miniatur (f), Fr. Miniature (f), İng. Miniature. Kâğıt, parşömen, fildişi vs. gibi çeşitli malzeme üzerine küçük resim yapma sanatı. Yaygm mânâ îtibâriyle, matbaanın kullanılmaya başlam...

MİNERALOJİ; Alm. Mineralogie (f.), Fr. Mine rai o gi e (f.), İng. Mineralogy. Minerallerin bilimi. Her ne kadar jeolojinin bir dalı olarak kabul edilmekteyse de on sekizinci asırda kurulan jeolojiden ...

MİNERAL; Alm. Mineral (n.), Fr. Minéral (m.), İng. Mineral, Belirli kimyevî bileşime sâhip, tabiî olarak meydana gelmiş homojen (tek görünümlü) katı madde. Mineral bakır, altın, gümüş, platin ve elmas...

MİNBER; Aim. Kanzel (f.) (in der Moschee), Fr. Minbar (chaire (f) d’une mosquée), İng. Pulpit (in a mosque). Câmi ve mescitlerde, dînî bayram \ ve cumâ günlerinde, imamın çıkıp hutbe okuduğu mer...

CİRCİS ALEYHİSSELÂM; îsâ aleyhisselâmdan sonra yaşayıp, peygamber olduğu rivâyet edilen büyük bir zât. Vehb bin Münebbih’ten rivâyet edildiğine göre îsâ aleyhiselâmın havârîlerinin talebesidir. ...

DÖNÜM; Aim. Feldmass (r): 40.467 ar, Fr. dixares me sure agraire de 1000 metres carres, İng. acre (abaut 940 square metres). Eskiden beri Türkiye’de kullanılan toprak yüzölçümü biriminin adı. Bir arâz...

DÖNMELER; on yedinci yüzyıldan îtibâren, muhtelif Osmanlı şehirlerinde, bilhassa Selânik’te Müslüman adı ve kıy âfeti altında yaşayan Mûsevî cemâati fertlerine verilen ad. Çeşitli dinlerden Müsl...

DÖNENCE; Alm. Wendekreis (m), Fr. Tropique (m), Ing. Tropic. Ekvatorun 23° 27′ kuzey ve 23° 27’ güneyinden geçen enlem çizgileri. Kuzeydeki dönenceye Yengeç Dönencesi (Yaz Dönencesi, Medar-ı Ser...

DÖMEKE SAVAŞI; Alm. Schalct (f), von Dö^ meke, Fr. Guerre (f) de Dömeke, İng. Battle of D ömeke. Osmanlılar ile Yunanlılar arasında vukû bulan savaş.Berlin Muâhedesine dayanarak Türk yağmasından Tesel...

DÖKÜMCÜLÜK; Aim. Giessen (n), Guss (m), Fr. Fonte (f) Moulage (m), İng. Casting. Sıvı hâldeki metal veya alaşımları önceden hazırlanmış bir kalıba boşaltarak katılaştırma işlemi. İlk olarak altın ve b...

DOVER BOĞAZI; Manş Denizinin en dar yeri. İngiltere kıyısında Dover şehri, Fransa kıyısında Calais şehri vardır. İngilizler Dover, Fransızlar Calais Boğazı derler. Bu boğaz Manş Deniziyle Kuzey Denizi...

DOSTOYEVSKİ, Mihailoviç; 1821 ve 1881 seneleri arasında yaşayan meşhur Rus romancısı. Psikolojik roman akımının öncülerindendir. İlk senelerini Moskova’da tabiaten çok sert ve askerî bir hekim olan ba...

DORLAR; M.Ö. 1200’lerde Yunanistan’a gelerek Doris bölgesine yerleşen bir kavim. Önceleri Tuna bölgesinde kapalı hayat yaşayan bir kuzey kavmi olup, Morava ile Vardar vâdilerinde yerleşmiş...

DORİA, Andrea; Ceneviz asilzâdelerinden meşhur Haçlı amiral. 1466 yılında Osmanlı târihinde Ceneviz adıyla anılan Cenova’da doğmuş, gençliği mâcerâ içinde geçmiştir. Andrea Doria zayıf yaradılış...

DOPPLER OLAYI; gözleyici ile bir titreşim kaynağı arasındaki relatif (izâfî) hareket sebebiyle, titreşimin gözlenilen frekansında ortaya çıkan değişiklik. Bu her gün hissedilebilen bir olaydır.Korna ç...

DOPİNG; vücûda üstün hareket ve enerji sağlamak için uyarıcı ilâç almak. Spor karşılaşmalarında sporcuların, yarışlarda ise yarış hayvanlarının gücünü ve direncini artırmak için doping yapılır. Uyarıc...

DONMA; Alm. Erfrierung (Unterkühlung) (f), Fr. Congelation (f), İng. Frostbite. Uzun süre 0°C veya altında soğuğa maruz kalanlarda, bilhassa uçlarda meydana gelen dolaşım bozukluğu ve buna bağlı ortay...

DONDURMA; Aim. Speisseis (n), Fr. Glace (f), İng. Ice Cfean. Süt, krema (veya süt kaymağı), şeker ve tatlandırıcı ara maddelerinin karıştırılıp dondurulması sûretiyle yapılan yiyecek maddesi. Yumurta ...

DONANMA-YI HÜMÂYÛN; Osmanlı deniz kuvvetleri. Medeniyet dünyâsına eski ve târihî hayâtiyetini veren, Akdeniz’e hâkimiyet cihângirlik dâvâsmın başlıca unsurlarından biriydi. Roma’nın bu den...

MİNARE pılar olarak yapılmıştır. Ayrıca minâre üzerine çıkıp dönerek ezan okunmasına yarayan şerefeler ilâve edilmiştir. Türklerde minâre, Selçuklularla başlar. Zamanla şehirleri süsleyen ve ülkenin v...