DOYURAN

DOYURAN DOYURAN sıf. (doyurmaksan doy~u~r-ari). Yeni. Fiz. Bir sıvının İçinde eriyerek, o sı¬vıyı doymuş hale getiren. || Doyuran alan, bir çelik çubuğu maksimum mıknatıslanma durumuna getiren indükle...

DOYUM

DOYUM DOYUM i. (doymak’tan doy-u-m). Doyma, kanma, yeter görme: Doyumluk değil ta¬dımlık. || Esk. Yağma. — DEY. (Bir şeye) Doyum olmamak, bir şey daha istenilmek, bir şeyden hiç bıkılma¬mak: Oradan de...

DOWNPATRICK

DOWNPATRICK DOWNPATRICK, Kuzey İrlanda’da şehir. Belfast’ın kuzeydoğusundaki Down kontlu-ğunun idare merkezi; 8400 nüf. 1790 ile 1826 arasında inşa edilmiş katedral, eski yapının (XII. yy.) bazı elema...

DOWNING (sir George)

DOWNING (sir George) DOWNING (sir George), İngiliz asker ve diplomatı (Dublin 1624-East Hatley, Camb-ridgeshire, Gamlingay yakınları 1684). 1638’- den 1645’e kadar Amerika’da kaldıktan’son- ra C...

DOWNERS GROVE

DOWNERS GROVE DOWNERS GROVE, A.B.D.’de kasaba. Du Page (Illinois) idare bölgesinde, Chica¬go’nun 33,5 km güneybatısında. Pierce Dow¬ner, 1832’de buraya geldiğinde, bölgede ça¬yırlarla çevrili küçük bi...

DOWLAND (John)

DOWLAND (John) DOWLAND (John), İngiliz bestecisi ve lav- tacısı (1563-Londra 1626). 1580-1584 ara- cında Paris’te, İngiliz elçiliğinde görev aldı. 1594’te yeniden Avrupa’ya dönerek Braun- schweig dükü...

DOW (Herbert Henry)

DOW (Herbert Henry) DOW (Herbert Henry), amerikan kimyacı- sı (Belleville, Kanada 1866-Rochecter, Min- nesota 1930). Kimya sanayiinin öncülerin- den. Doğumundan kısa bir süre sonra ai- lesi Kanada’dan...

DOW (Alexander)

DOW (Alexander) DOW (Alexander), iskoçyalı şarkiyatçı (Cri, ef/;.dl-. Basalpur 1779). «Ferişte Tarihi»m «Hindistan Tarihi» adı altında İngilizceye çevirdi (1768-1772). [L]...

DOWDEN (Edward)

DOWDEN (Edward) DOWDEN (Edward), İrlandalI tenkitçi, bi- yografi yazarı ve şair (Cork 1843-Dublin 1913). özellikle Shakespeare üstüne yaptığı incelemelerle tanındı, öğrenimini Cork’ta ve Dublin’de yap...

DOWBOR-MUSN1CKI (Joseph)

DOWBOR-MUSNICKI (Joseph) DOWBOR-MUSN1CKI (Joseph), polonyalı general (Grotow 1867-Batorow 1937). Çar ordusu generali olarak 1912’de 38. Rus kolordu kumandanlığına getirildi. İhtilâlden sonra, 1918’de ...

DÖVİZİ (Bernardo)

DÖVİZİ (Bernardo) DÖVİZİ (Bernardo), Bibbiena’lı denir, i- talyan kardinali (Bibbiena 1470-Roma 1520) Kardinal Giovanni di Medici’nin himayesi- ne girdi, onunla Roma’ya gitti. Orada Julius Il’nin önem...

DOUTTÉ (Edmond)

DOUTTÉ (Edmond) DOUTTÉ (Edmond), fransız sosyologu ve k les II arasında imzalanmış olan gizli ant- doğu dilleri bilgini (Evreux 1867 – Paris , laşma. Bu antlaşmayle Charles II, Fransa 1926). Kuz...

DOVÇENKO

DOVÇENKO DOVÇENKO şubat 1923’te Senato başkanlığına ve 13 haziran 1924’te de cumhurbaşkanlığına seçil- di. Partiler arasındaki hakemlik görevini ölçü- lü ve yumuşak kişiliği sayesinde başarı yle sür- ...

DOUMER (Paul)

DOUMER (Paul) DOUMER (Paul), fransız siyaset ve dev- let adamı (Aurillac 1857-Paris 1932). Önce öğretmenlik ve gazetecilik yaptı, genç yaş- ta siyasî hayata atıldı. 1888’de Léon Bour- geois kabinesind...

DOULS (Camille)

DOULS (Camille) DOULS (Camille), fransız kâşifi (Rodez 1864- Sahra 1889). 1887’de Fas’ın güneyin- deki Yad Dra ve Sus ülkelerinde inceleme gezileri yaptı. 1888’de Fas’tan Tombuktu’- ya doğru yola çıkt...

DOUHET (Giulio)

DOUHET (Giulio) DOUHET (Giulio), İtalyan generali (Ca- serta 1869-Roma 1930). İtalya’da kurulan ilk hava filosu kumandanı. İleri sürdüğü cesaretli görüşleriyle kısa zamanda ün ka- zandı. il Domino del...

DOSTOYEVSKİ (Fiodor Mihayloviç)

DOSTOYEVSKİ (Fiodor Mihayloviç) DOSTOYEVSKİ (Fiodor Mihayloviç), rus romancısı (Moskova 1821-Petersburg 1881). Bir doktorun oğludur, ilk yıllarını Mosko- va’da, zorba bir baba ve hasta bir anne arasın...

DOSTLUK

DOSTLUK DOSTLUK i. (dost’tan dost-luk). Bir ki- şiyi ötekine bağlayan arkadaşça sevgi duy- gusu: Kristiyan, kocanın benim adımı ga- zeteye geçirmesine müsaade edersen seninle dostluğu keserim (R.N. Gü...

DOST

DOST DOST i. ve sıf. (fars. düst’tan). Sevilen, gü-venilen, yakın arkadaş, gönüldeş, iyi görü-şülen kimse: Her neye baksa dostu onda gö¬rür, her kande giderse yârı kendü ile bilür (Sinan Paşa). O beni...