1-Bir işin, bir görevin gereği gibi yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma; denetleme. 2- Teftiş etmek, bir kimsenin, bir topluluğun görevini yerine getirip getirmediğini resmi yolla...

(Sadettin Mesut bin Ömer), iranlı edebiyat, mantık, kelam, fıkıh bilgini (Teftazan, Horasan, 1322 – Se- rahs 1395). Adudüddin el-ici, Kutbettin er -Razi gibi bilginlerden ders aldı Herat, Gucduv...

1-Doktorun hastasının idrarını incelemesi. 2- Doktor tarafından incelenen hasta idrarı....

1- Yorumlar. 2- Kuran’ı anlam bakımından yorumlamalar. 3- Kuran yorumlarının bulunduğu kitaplar....

1- Anlatma, bildirme, açıklama. 2- Tefhim etmek, anlatmak, açıklamak, bildirmek. 3- Tefhim-i meram, meramını anlatma, isteğini bildirme....

1-Çirkin sözler, dedikodular. 2- Tefevvühatta bulunmak, yerli yersiz konuşmak, çirkin sözler söylemek....

1- Uğur sayma, hayra yorma. 2- Fal açma, fala bakma. 3- Tefeül etmek, fala bakmak. Falcılık, Fal açma, fala bakma. Tefeül etmek, fala bakmak. (Bakla, kahve telvesi, ayna vb.’ye bakma, tası okuma...

1-Yalnız olma, herkesten uzaklaşarak tek başına kalma. 2- Benzersiz olma, eşi benzeri olmama, sivrilme. 3- Bağımsız olma....

1-Sezme, farkına varma, anlar gibi olma. 2- Teferrüs etmek, sezmek, anlamak, farkına varmak....

Parçalanma, dağılma, ayrılma. Esk. tıp. Teferruk-ı ittisal, herhangi bir sebepten ötürü ya da bir hastalık sonucu ciltte yarıklar ve çatlaklar oluşması....