LO BU T; Aim. Keule (f), Fr. Massue, masse,
(jimn) mil (m), İng. Cudgel; club. Kısa ve kalın sopa.
Eskiden süvârilerin kullandıkları yetmiş, seksen
cm uzunluğunda dört parmak kalınlığındaki
ağaca “lobut” denirdi. Biniciler bunu hayvan üzerinde
cirit gibi düz olarak kullanırlar veya dikine
doğru havaya fırlatırlardı. Süvârilere hareket, cirit
atmayı alıştırma ve kollarını kuvvetlendirme işlerinde
çok faydalı olan lobutlar, eskiden beri kullanılmaktadır.
Ateşli silâhların bulunmasından önce,
kale içlerine atılarak içeridekilerin yaralanmalarını
sağlamak için de kullanılmıştır. Sonraları
binicilerin çalışma ve gösterileri için kullanılan
lobutları iyi bir atıcı, 25-30 m ileriye atabilirdi.
Günümüzde, çeşitli spor branşlarında, vücut
geliştirme için lobut çok kullanılmaktadır. Eskilere
göre, değişik bir şekli olan lobutlar, küçük büyük
herkesin kullanabilme durumuna göre, üç boyut hâlinde
tahtadan yapılır. Eğer düzenli olarak kullanılacak
olursa vücûda faydası çoktur. Kullanırken,
lobutun topuzu işâret ve orta parmak arasından
avuç içinde kavranır. Her iki el önden arkaya
doğru hareket ettirilir. Arkada havada iken tartılarak
her iki kol tarafına doğru açılır ve tekrar
öne getirilir. Bu hareket ritmik olarak 10-15 defa
yapılır. Lobutu böyle kullanınca kol, bilek, pazu ve
sırt adaleleri gelişir.







