Avrupa’da yaz aylarında meydana gelen *düşük basınçlar çoğu zaman termik tiptendir. — Oto. Emme zamanında, silindir içinde iniş hareketini yapan piston giriş borularında bir düşük basınç yaratır. Karb...

Yükseklerde sürtünme olmadığından, uzaklaşan akının hızı yerdeki yaklaşan akının hızından fazladır; bu olay da, düşük basıncın artmasına yol açar. Yükselme ile meydana gelen adiy ab atik .soğuma, bulu...

DÜ$ÜK sıf. (düşrHek’ ten diiş-ü-k). Düşmüş olan. DüşUk fiyat. || Aşağıya sarkmış, sarkık: Atından, indi. Geniş omuzlu,’ orta boylu, ‘ düşük bıyıklı, esmer bir adamdı (Ömer Seyfeddin). Düşü...

Düşe kalka, güçlükle: Okulu düşe kalka. bitirdi. || Düşmez kalkmaz bir Allah, insanların kötü durumlara düşmelerinin olağan olduğunu anlatan söz. |[ Düştü külâh, göründü kel (veya takke düştü, kel gör...

DÜŞMEK geçz. f. (esk. türk. t üşmek’ ten). [Kişilerden söz ederken] Dengesini kaybederek yere yıkılmak: Kaç defa düştüm. Baksanıza şu halime (B. Felek). Hepsini birden atlamaya kalkarsam, düşerim, kap...

v =gt, e = — gt2 ve v2 = 2 ge 2 formülleriyle ifade edilebilir. Bu kanunlar, havanın direncini hesaba katmayan şartlar altında, başlangıçtaki düşme hızı az olan yoğun cisimlerin hareketini yavaşlatara...

Kenetleme tertibatı ve bir kulisten meydana gelen cihaz. (Bu âlet sadece, çok geniş çaptaki sondalamalarda kullanılır.) — Metal. Külçenin düşmesi, külçenin, içinde yabancı maddeler ve boşluklar buluna...

SİNÜZİT – Lavantaçiçeği, santal, okaliptüs, limon, merzenkuş ve terebentin kaynatılarak içilir. – Buruna eşek hıyar suya damlatılır, genize kaçmaması için derhal doğrulunur. 3 gün kadar sü...

DÜŞME i. (düşmek1 ten düş-me). Düşmek eylemi. — Balistik. Düşme açısı, düşme noktası. Bk. mermİ yolu. — Bayınd. Bir nehir veya bir kanaldaki tesviye havuzunun iki kenarı arasındaki seviye farkı. ! Düş...

DÜŞMAN i. ve sıf. (fars. düşman). Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeğe çalışan kimse: Mektuplar benim sevdiğim bir insandan gelmiyor, nefret ettiğim bir düşmandan geliyor (...

DÜŞKÜN sıf. (düşmek’ten düş-kün). Refah ve mutluluğunu kaybetmiş: Eski bir sınıf arkadaşıma kendimi bu kadar düşkün bir vaziyette göstermek izzetinefsimi kırmıştı (R.N. Güntekin). || Vücuttan düşmüş, ...

DÜŞEY sıf. (düşmek’teh). Yeni. Çekül doğrultusunda olan Esk. Şakulî. || Düşey çember, düşey düzlem, bir yerin düşeyini sınırlayan çember ve düzlem. —. Astron. Gökkürenin, gözlem yerinin düşeyini kapsa...

DÜŞES i. (fr. duchesse). Bir dükün karısı veya bir düklüğün sahibesi. Bk. ansİk l . — Meyve. Yabancı ülkelere mahsus kokulu güz armudu. — Mobl. Arkalığı yuvarlak bir çeşit uzun iskemle; 1745’ten 1780’...