TABİİYET, Alm. Staatsangehörigkeit; Abhängigkeit (1). Fr. Nationalité; dépendance (f). İng. Nationality, allegiance. Tâbi olma, uyrukluk. Bir şahsı (hakikî veya hükmü) veya bir şeyi (gemiler ve hava g...

TABGAÇLAR, Çin ’de kurulan bir Türk devleti. Asya Hunlan’nın bir kısmı olan bu topluluğa Çinliler To-ba veya T’o-pa derler. Tabgaç, Türkçe’de ulu, muhterem, saygıdeğer manasında kullanılan bir Unvandı...

TABERÎ, islâm âlimlerinden beşinin, tarihçilerden ikisinin, imâmiyye fırkası tefsircilerinden birinin adı. Ebu Ca’fer Muhammed bin Cerir, tefsir, hadîs ve şafi’î fıkıh âlimidir. Miladî 839’da Taberist...

TABARÂNİ, Hadîs âlimlerinden. Künyesi Süleyman bin Ahmed Taberânî’dir. Şam’daki Taberiyye’de 873’ de doğup, 971’de vefat etti. Hadîs dinlemek ve ilim öğrenmek için otuzüç yıl Irak, Hicaz, Yemen, Mısır...

TABANCA, Ahn. Revolver (m), Pistole (f). Fr. Pistolet, revolver (m). İng. Pistol, revolver. Kısa menzil ve namlulu hafif bir ateşli silâh. Namlu, mekanizma, kabza, tetik gibi parçalardan meydana gelir...

TABAN FİYAT (Taban Narhı), Alm. Mindestpreis (m). Fr. Prix, (m), minimum. İng. Reserve price. Mal veya hizmet için devletçe konan en düşük satış fiyatı. Tesbit edilen fiyatlardan daha aşağı satışlar y...

TAAHHÜT, Aim. Verpflichtun (f), Versprechen (n), Zusage (f). Fr. Engagement (m), Entreprise (1). İngEngagement, obligation, contract. Üstüne, üzerine alma, bir işi yapacağına dair söz verme, bir işi y...

Star Güneş gibi kendiliğinden ışık, ısı ve diğer elektro- magnetik radyasyonlan yayan ve uzayda galaksiler halinde gruplanmış çok sayıdaki büyük gök cisimlerinden biri. İçerisindeki termonükleer reaks...

Adana-Antakya Yolu üzerinde, Ceyhan Ovası’na hâkim Ortaçağ’da yapılmış bir kale. Ceyhan Nehri kıyısında Misis’in kuzeydoğusundadır. Halk arasında Yılanlı Kale, Şahmaran Kalesi olarak da bilinir. Yılan...

Uzun vücutlu, bacaksız, bazıları zehirli dişlere sahip sürüngenlerin genel adı. Sıcak bölgelerde yaşayan soğukkanlı (değişken ısılı) hayvanlardır. Dış kulak deliği ve zarı yoktur. Dillerinin ucu çatal...

Familyası: Yılanyastığıgiller (Araceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı, Güney, Güneydoğu, Kuzey ve Orta Anadolu. 25-50 cm. yüksekliğinde toprak altında patates gibi yumrusu bulunan otsu ve zehirli...

Deride, hemolitik streptokok denen mikroorganizmalarla husule gelen, had ve bölgesel bir enfeksiyon. Tıptaki ismi “erizipel”dir. Deride, kesin olarak sınırlanmış bir ödem, kırmızılık, parlaklık ve ağr...

ŞÜKÜR, Alm. Dank (-sagung I) (m). Fr. Gratitude(f). tng. Gratitude. Teşekkür etmek, iyilik yapana karşı kalb, dil ve davranışlarla hürmet ve saygı göstermek. Güzel huylardan biri olan şükür, insanları...

ŞUUR, Aim. Bewusstsein (n); Verstand (m). Fr. Conscience (f); Raison (f). İng. Conscience; mind; consciousness. İnsanlann kendi şahsiyetleri, zaman, mekân ve hadiseler hakkında bilgili olmalarını sağl...

ŞUAYB “Aleyhisselâm”, Medyen ve Eyke kavimlerine gönderilen Peygamber. Şuayb aleyhisselâ- mın bu kavimlere peygamber olarak gönderildiği Kur’ ân-ı kerîmde A’raf sûresi 85., Şuara sûresi 176, 177., Hûd...

ŞÖVALYE, Alm. Ritter (m), Fr. Chevalier (m), İng. Knight. Fransa’da eskiden kullanılan bir soyluluk ünvanı. Ortaçağda krallar tarafından bazı soylulara şövalyelik rütbesi ihsan edilirdi. Onsekizinci y...

ŞOK, Alm. Schock (m). Fr. Choc (m). İng. Snock. Çeşitli sebeplerle husûle gelen ve hayatî organlann normal kanlanmamasına sebep olan kalb debisi düşüklüğü ile karakterize bir akut (had) dolaşım yetmez...

ŞİZOFRENİ, Alm. Schizophrénie (f). Fr. Schizophrénie (f). İng. Schizophrenia. Halk arasında “erken bunama” olarak bilinen genç yaşta başlayan, insanlararası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşma, ken...

ŞİT (ŞİS) “Aleyhisselâm”, Âdem aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselâmın oğullarından Habil ile Kabil arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde Kabil, Habil’i öldürünce, Allahü teâl...