(ar. bedd’- den istibdad, başlı başına olma, bağımsızlık). Tek bir yöneticinin toplumu baskı altında tutması, mutlak hâkimiyet: istibdat bir şahsın sorumsuzluğu devridir (F. R. Atay). istibdat yalnız ...
Esk. Uzak bulma, mümkün görmeme. || istibat etmek, ayırmak, uzak görmek: Bakıp yıldızlara hayretle istibat eder bir kuş (Abdülhak Hâmid)....
(ar. v a ^ ’dan istfiâb). Esk. içine alma, sığdırma. || Tutma, kaplama. || İstiab etmek, içine almak, çevrelemek: Seni ancak ebediyyetler eder istiab (M. Â. Ersoy). || İstiab haddi, en fazla alabilme ...
Esk. Başkasından yardım isteme. || İstiane etmek, yardım istemek. — Ed. Esk. Bir fikri tamamlamak için başkalarının sözlerini alma, iktibas etme. + istia n â t çoğl. i. Esk. Yardım istemeler....
sıf. (fr. hysterique). İsteri halleri gösteren: Sonra yeni yetişen erkek çocuklara düşkün işsiz, güçsüz zengin isterik kadınlar (H. E. Adıvar). Bk. HİSTERİ....
Göktürk devletinin kurucusu Bumin* Kağanın kardeşi (öl. 576). Bumin Kağanın, 552 yılında juan-Juan’lara karşı açtığı bağımsızlık savaşında büyük rol^ oynadı; Bumin Kağan’ın İuan-Juan’lara bağlı ülke v...
isteklenmek’- ten istek-le-n-me). Psikol. Pichon’un isteklenme kanunu’ım psikologların çoğu kabul eder: bu kanuna göre duygunluk, zihnî gelişme için gerekli bir uyarıcıdır ve duygunluk çatışmala...
geçi. f. (işleklenmek’- ten isteklen-dir-mek). Bir kimsede bir şey yapma arzusu uyandırmak. Esk. Teşvik etmek....
(it al. stecca’- dan). Bilardo oyununda kullanılan sopa. — Ayakkabıcılık. Taban kenarlarını yatırmak ve haramayı kapatmak için kullanılan şimşirden yapılmış ayakkabıcı âleti. — Ciltc. İçbükey olarak o...



