Anasayfa / wiki

wiki

wiki

MÜHÜR; Alm. 1. (Amts) Siegel (n), 2. Stempel (m), Fr. Sceau, cachet (m), İng. Seal, mark. Bir şahsın veya makâmın alâmeti olarak üzerinde mektuplara, senetlere ve diğer evraka basılmak üzere kabartma ...

MÜHR-İ HÜMÂYÛN

MÜHR-İ HÜM ÂYÛN; Alm. Kaiserliches Siégé l (n), Fr. Sceau (m) impérial, İng. impérial seal. Osmanlı pâdişâhlarının kullandıkları mühü- re verilen ad. Pâdişahlann mühürlerine ’Tuğra” denir. Mutla...

Mühliye

MÜHLİYE (Corchorus olitorius); Alm. Chorchorus olitorius, Fr. Coréte, İng. Jew’smallow. Familyası: Ihlamurgiller (Tiliaceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney Anadolu. Hindistan ve tropik ikli...

Tabanca, tüfek ve hafif roketlere âit mühimmat

MÜHİMMAT (Cephâne); Alm. Munıtıon, Fr. Munıtıon (f), İng. Ammurıtıon. Personele, malzemeye veya askerî hedeflere zarar vermek için bir yere yerleştirilen, atılan ve havadan bırakılan, güdümlü olarak v...

MÜHENDİSLİK; Alm. Ingenieuwissenschaf- ten (pl); Ingenieurwesen (n); Maschinenbau (m), Fr. Génie (m) civil; logistique (f) industrielle, İng. Engineering. İnşaat, makina ve cihazları, imâl usullerini,...

MÜHENDİSHÂNE-İ SULTÂNI; Sultan Üçüncü Selim Han (1789-1807) zamânında, fen bilgileri öğretmek için açılan okul. Pâdişâh olduğu andan îtibâren bir takım ıslâhatlara teşebbüs eden Üçüncü Selim Han, açtı...

M ühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn seyyar topçu sınıfı öğrencilerinin top tâlimi.

MÜHENDİSHÂNE-İ BERR İ-İ HÜMÂYÛN; topçu ve istihkâm subayı yetiştiren okul. Osmanlı Devleti yükselme devrinden sonra, bilhassa başta 1683 Viyana bozgunu olmak üzere, birbirini tâkip eden mağlûbiyetlerl...

MÜHENDİS HÂNE -İ BAHRİ-İ HÜMÂYÛN; Osmanlı donanmasına deniz subayı yetiştirmek için kurulan okul. On yedinci yüzyılın başından îtibâren dünyâ denizciliğinde büyük gelişmelerin ve keşiflerin ortaya çık...

MÜFTÎ (müftü); fetvâ vermek ehliyetine sâhip olan büyük İslâm âlimi. Fetvâ, bir meselenin dindeki hükmünü öğrenmek için sual soran kimseye, müctehid olan bir İslâm âliminin verdiği cevap, bildirdiği d...

MÜFETTİŞ; Alm. Irıspektor, İnspekteur (m), Fr. Inspecteur (m), inspectrice (f), İng. İnspector. Mensubu bulunduğu müessesenin, yetki alanı içindeki birimlerinde, en yetkili âmir adına (Bakan, Genel Mü...

MÜFESSİR; Kur’ân-ı kerîmi tefsir eden yüksek din âlimi. Tefsir, beyân etmek ve keşf etmek demektir; bildirmek ve açıklamaktır (Bkz. Tefsir). Kur’ân-ı kerîmin mânâsını anlayap, beyân eden, ...

MÜEZZİN; Alm. Müezzin (m), Fr. Müezzin (m), İng. Müezzin. Ezân okuyan, dâvet eden, çağıran, îlân eden kimse. Arapça ezân kelimesinden türemiştir. Ezân, lügatte herkese bildirmek, haber vermek, îlân et...

MÜEYYEDZÂDELER; Osmanlı Devletinde yetiştirdiği âlimlerle meşhûr bir âile. Müeyyedzâdeler âilesinden yetişen âlimlerin en meşhûrları şunlardır: 1. Müeyyedzâde Abdurrahmân Efendi: İsmi Abdurrahmân olup...

MÜDERRİS; medreselerde ders veren öğretim üyesi, profesör. Arapçada “ders” masdarından gelen müderris kelimesi, ders veren öğretmen ve ders vermeye yetkili ilim sâhibi kimse mânâsın- dadır...

Çok eski zam anlardan beri insanlar tarafından kıymetli taşlar kullanılarak yapılan mücevherlerin günümüzde tekniğin gelişmesi sonrasında birçok ucuz m a'denden taklitlen yapılıp satılmaya başlanmıştır.

MÜCEVHER; Alm. Kleinod, Juwel (n), Fr. Bijou (m), joaillerie (f), İng. Jewel. Değerli taş ve mâdenlerden yapılan süs eşyâlarının genel adı. Elmas, yakut, zümrüt, pırlanta gibi kıymetli taşlar ve altın...

MÜCTEHİD; Kur’ân-ı kerîmin ve hadîs-i şeriflerin yüksek mânâsını anlayan ve anlamak için bütün gücüyle çalışan büyük İslâm âlimi. Müctehid, ictihad eden kimse demektir. İctihad, sözlükte gücü, k...

MÜCÂHİD BİN CEBR; Tâbîinin yâni Eshâb- ı kirâmı gören büyüklerin en meşhûr âlimlerinden. İsmi, Mücâhid bin Cebr, künyesi Ebü’l-Haccac’dır. Mahzûm kabilesine mensup olduğu için Mahzûmî nisb...

Mübârek geceler, Allahü teâlânın kıymet verdiği bazı belirli gecelerdir. Kullarına çok acıdığı için bu gecelerde yapılacak olan tövbe ve duâları kabul edeceğini bildirmiştir. Böyle gecelerde müminler nasiplerini almak için câmilere koşarlar.

MÜBÂREK GECELER; İslâm dîninin kıymet verdiği geceler. Bütün insanların ve âlemin yaratıcısı Allahü teâlâ kullarına çok acıdığı için, bâzı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki duâ ve tövbeleri kabul...