Anasayfa / wiki

wiki

wiki

a. (fr. tart’razine). Boyar- mad. Formülü C16H9N4Na309S2 olan, di- hidroksitartarik asidin fenilhidrazinsülfonik asitle birlikte ısıtılması sonunda-elde edilen boyarmadde; hem yünü ve ipeği sa S...

g. f. 1. Bir şeyi, bir kimseyi (bir şeyle) tartmak, belli bir araç kullanarak ve bir birime oranlayarak ağırlığını saptamak: Bir paketi teraziyle tartmak. Bir yükü kantarla tartmak. Bir bebeği tartıyl...

a. Tartmak eylemi, tartmak işi. —Bine. Yarışmalardan önce jokeyin ve atın üzerine konulacakların tartı hakemin- ce tartılması. —Ruhbil. Karma bir notun hesaplanmasına giren çeşitli değişkenlere katsay...

(Giuseppe), İtalyan kemancı, besteci ve kuramcı (Pirano, istria, 1692 – Padova 1770). Din adamı olmaktan vazgeçerek Padova Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat okudu (1708). Elisabetta Pre...

. (ar. rüfubet’ten tartib). Esk. 1. Islatma, nemlendirme. —2. Tazelik verme. —3. Hoşlandırma, tat verme. —4. Tartib etmek, ıslatmak; tazelik kazandırmak; tat vermek: “Buy-i gül ü hurşid il...

. Hiçbir tartışmaya yol açmayacak kadar kesin bir şey için kullanılır: Bir karşılaşmanın, bir yarışmanın tartışmasız galibi....

I sıf. 1. Tartışmalı geçen, herhangi bir tonunun tartışıldığı: Tartışmalı oturum. —2. Güvenilir ya da kesin olmayan, hakkında çok değişik görüşler bulunan: Oldukça tartışmalı bir konu. —Dilbil. Özneni...

g. f. (tartmak’tan). 1. (Bir sorunu, bir tasarıyı vb.) tartışmak, iki ya da daha çok kişi ya da bir grup sözkonusuysa, iyice kavramak, bir çözüm getirmek, bir karara bağlamak için, sorunu karşıt yönle...

Bir şeyi tartışmak, karşıt ya da değişik yönlerini ortaya koymak eylemi, o şeyin çözümlenmesini, eleştirili incelemesini yapmak işi: Meclis’te bu yasa tasarısının tartışması günlerce sürdü. Bu s...

Tartılmış olan. —2. Ölçülü, dengeli; yerinde: Tartılı bir tutum, davranış, söz....

ti a. (ar. tarSvet). Esk. Tazelik, canlılık: “Otuz beş yaşına rağmen kalbinin ve vücudunun on sene evvelki taravet ve şebabile parlıyordu” (H. E. Adı- var)....

Tar. coğ. Anadolu’da, Muş ovası ve çevresinin Antikçağ’daki adı. Ortaçağ’da Tarann, İslamlıktan sonra da Tarun olarak anıldı....

a. (fars. tere, sebze ve duğ, kesilmiş süt’ten). Ceviz, ekmek içi, zeytinyağı, limon ya da sirke ve sarmısakla yapılan bir tür meze ve sos. (Sos olarak haşlanmış balık, karides, ıstakoz, midye t...

g f. Ürün kaldırıldıktan sonra tarlada kalan artıkları toplamak. (Bu şekilde buğday, arpa, fasulye vb. toplamak hemen hemen her ülkede yoksullara tanınan geleneksel bir haktır.)...

Konya’nın Seydişehir ilçesi merkez bucağına bağlı belde; 3 521 nüf. (1990). Beledive....