Anasayfa / wiki

wiki

wiki

D İY Â N Â T ; Allahü teâlâ ile kulları arasında olan işler, ibâdetler. Müfredi (tekili) diyânettir. İnsanların birbirleri ile olan münâsebetlerine “Muâmelât” denir. Diyânâtta âdil (adâlet...

D İY A L E K T ; Alm. Dialekt (m), Fr. Dialecte (m), İng. Dialect. Bir dilin, husûsiyetler tayışan en küçük kolu. Lâtincede dialectus, Grekçede dialektos olarak geçmektedir. Kelime bu durumu ile batı ...

DİYAFRAM; Aim. 1. Zwerchfell (n) an. 2. Blende (f), phot. 3. Membran (-e), Schalidose (f), Fr. Diaphragme (m), fot. fiz. biol. ve zool., Ing. Diaphragm a n atphys., mech. İnsanda ve memelilerde göğüs ...

DİVİT; Alırı. Alttürk. Schreibgerat (n), Fr. Sorte d’écritoire (f) en métal (hist.), Ing. Pen-case (often combined with an ink-holder) hist. Mürekkeple yazı yazmaya yarayan yazı takımı. Mürekkep...

DfVÂN-l HÜMÂYÛN; Alm. Osm Staatsrat, Fr. Chancellerie (f) imperiale-ottomane (hist), İng. The Impérial Council. Mühim devlet işlerinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı yüksek merci. Dîvân-ı Hümâyûn bu...

DtVÂN-l ÂLİ; Alm. Staatsgerichtshof (m), Fr. Cour suprême (f), İng. High Court of Justice. 1. 1924 Anayasası’nın 61-61. maddelerine göre kurulan, bakanların, danıştay üyelerinin, yargıtay başkan...

DİVAN EDEBİYÂTI; Alm. Die klassich-osm. Versliteratur, Fr. Littérature de poésies de la période class, ottom, İng. hist, of Ott. literatüre, calassical school ofpoetry. Divan Edebiyâtı, Türklerin İslâ...

DÎVÂN; İslâm devletlerinde idârî, mâlî, askerî meselelerin ve her türlü dâvâların görüşülüp gerekli hükümlerin verildiği toplantı ve toplanılan yer. Kelimenin târih içinde ortaya çıkışı, hazret-i Ömer...

DİŞOTU (Amini visnagae); Alm. Zahnstocher Ammei, Fr. Herbe auxcure-dents, İng. 7both- pick. Familyası: Maydonozgiller (Umbelliferae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya, Batı Anadolu, Akdeniz, Güney ...

DİŞLİ ÇARKLAR; Alm. Zahn-, Kettenrader, Ritzel (n.pl.), Fr. Roues dentées, İng. Gears, cogwheels. Hareketli veya gücü dönen bir milden diğerine iletmekte kullanılan eleman. Dişlerin profilleri dönmele...

DİŞBUDAK (Fraxinus); Alm. Esche (f), Fr. Frene (m), İng. Ash, ash- tree. Familyası: Zeytingiller (Oleaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgesinde yer yer. İki çeneklil...

DİŞ KİRASI; eskiden Ramazanlarda iftâra gidilen yerlerde misâfirlere verilen hediye (para) için kullanılan tâbir. İkinci Meşrûtiyetin ilânına kadar Ramazan ayında devletin vezir ve yüksek memurlarının...

DİŞ; Alm. Zahn (f), Fr. Dent (f), İng. Tooth. Sindirim sisteminin başlangıcı olan ağızda, iki kavis hâlinde bulunan, besinlerin koparılması, parçalanması ve öğütülmesi işini yapan sert yapılar. Dişler...

DİSTRİBÜTÖR; Alm. Werteiler, Fr. Distributeur, İng. Distribütör. Kelime olarak mânâsı “dağıtıcı” demektir. İçten yanmalı motorlarda, indüksiyon bobini ile elde edilen yüksek gerilimli elek...

DİSPERSİYON (Saçılma); Alm. Dispersion, Fr. Dispersiorı (f), İng. Dispersiorı. Bir ışığın, dalga boyları farklı bileşenlerinin spektrumlarına ayrılması. Meselâ, bir beyaz ışık cam prizmaya gönderilirs...

DİSPANSER; Aim. (kostenlose) Poliklinik, Sanitatsstation (f), Fr. Dispensaire (m), İng. Dispensary, welfare centre. Ayakta tedâvisi yapılabilecek durumdaki hastaların, ufak çapta tedâvi edilerek, karş...

DİSNEY, Walt; Amerikalı sinema, televizyon ve çizgi film yapımcısı; yönetmen. Asıl adı Walter Elias Disney’dir. Walt Disney diye meşhur olmuştur. Babası gezici marangozluk, çiftçilik ve inşaat m...

DİSİPLİN; Aim. Disziplin, Zucht (f), Fr. Discipline (f), İng. Discipline. Kânunlara ve kurallara uyma, görevini aldığı ve yaptığı işi nizam intizam içinde istenildiği gibi yapma. Disiplin Lâtince; öğr...

DİRHEM; Alm. Dirhem, Fr. Drachme, Ing. Dirham. Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü ve para birimi. Farsça diremden gelmektedir. Önceleri üç çeşit dirhem kullanılıyordu. Bunlara onluk, altılık, beşli...

DİRENÇ; Alm. Widerstand (m), Fr. Resistance (f), İng. Resistance. Kelime olarak, “bir kuvvetin etkisine karşı gösterilen zorluk.” Fizikte bu terim bu anlamına uygun olarak birçok yerde kul...