DEHRİLER; Alm. Atheistisch, Fr. Les Athees, İng. Atheists. Ateistler, dinsizler, maddeciler, materyalistler. Allahü teâlânın varlığını inkâr edip; “Her şey tabîat kânunlarıyla var oluyor. Bir ya...

DEĞİŞEN YILDIZLAR; Alm. Veränderliche Sterne, Fr. Etioiles variable, İng. Veriable stars. Çeşitli sebeplerle parlaklığı zaman zaman azalıp artan yıldızların ortak adı. Eskiden “Kevâkib-i mütehav...

DEĞİRMEN; Alm. Mühle (f), Fr. Moulin (m), İng. Mili. Tahılları öğütüp un hâline getiren makina ve faaliyette bulunduğu yer. Taş ocakları, mâden ocakları, mâdeni eşya îmâlâthânelerinde kullanılan çeşit...

DEĞERLİK; Alm. Wertigkeit, Fr. Valence, îng. Valency. Herhangi bir elementin atomlarından birinin bağ yapabildiği veya bileşikte yerini alabildiği hidrojen atomu sayısı. Bu târif 19. yüzyılda yapılmış...

DEFTERDÂR; Aim. 1. Regionalle Schatzführer, Fr. Trésorier-payeur général, İng. District treasurer. “Defter Tutan” mânâsında OsmanlIlarda devletin bütün mâlî işlerine nezâret eden ve günümü...

DEFTER-İ KEBİR; Alm. Hauptbuch (n), Fr. Grand livre (m), İng. Ledger. Muhasebede büyük defter. Çift yönlü (muzaaf) muhasebe sisteminde yevmiye defterine kaydedilen işlemlerin konularına (kasa, mal, al...

DEFNEGİLLER (Lauraceae), Alm. Laurazeen, Lorbeergewâchse (pl.), Fr. Daphneacees, Lauracees (pl.), İng. Lauraceae. İki çenekliler sınıfının Ranales takımından, kışın yapraklarını dökmeyen cins ve çeşid...

DEFNE (Laurus nobilis); Alm. Lorbeer (m), Fr. Laurier (m), İng. Sweet bay, laurel. Familyası: Defnegiller (Lauraceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Akdeniz çevresi, özellikle nemli boğazla...

DEFLÂSYON; Aim. Deflation (f), Fr. Deflation (f), İng. Deflation. Genellikle tedavülde (dolanımda) bulunan para miktarının azaltılması sonucu toplam talepte ve fiatlar genel düzeyinde meydana gelen dü...

DEFİNE; Alm. Schatz, Fr. Tresor İng. Treasure. Toprak altına saklanmış mâdeni para, külçe altın, gümüş ve kıymetli eşyâlar. Çeşitli hukuklar, târihi seyr (gelişim) içinde yeraltı mâdenleri ve define h...

DEFİBRİLASYON; Alm. Defibrilation, Fr. Defibrillation, İng. Defibrillation. Özel bir elektrik cihazı ile kalbe doğru akım vererek kalp kasındaki düzensiz titreşimleri giderip kalbin normal bir şekilde...

DEF; Alm. Tamburin (n), kleine Schelentrommel (f), Fr. Tambourin (m) à cymbales, İng. Tambourine with cymbals. Yuvarlak dâire biçimindeki tahta kasnağın, bir veya iki yanma deri geçirilerek yapılan ve...

DEDEKTÖR; Alm. Dedektor, Fr. Dédecteur, îng. Dedector. Özellikle radyolarda ses kalitesini düzeltmek için kullanılan âlet. Değişik türleri vardır. Kristal dedektör: İlk kristal dedektör, herhangi bir ...

DEDE ÖMER RÛŞENİ; Osmanlılar zamânında yetişen evliyânın büyüklerinden. Halvetiyye tarikatının, Rûşeniyye kolunun kurucusudur. Aydın’ın Güzelhisâr köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmiyor. Şiirler...

DEDE KOR KUD H İK Â Y E L E R İ; Alm. Erzählungen über Dede Korkut (e), Fr. Recits (m) de Dede Korkut, İng. The Stories of Dede Korkut. Sözlü olarak bütün Türk illerinde varlıkları görülen, Manas ve O...

DEDE KORKUD; on iki, on üç, on dördüncü asırlarda Doğu Anadolu’ya gelip yerleşmiş olan Oğuz Türkleri arasında anlatılan destan yollu halk hikâyelerini Kitâb-ı Dede Korkud alâ Lisân-ı Tâife-i Oğu...

DEDE EFENDİ; Türk mûsikîsinin en meşhur bestekârlarından. 1778’de İstanbul’da doğdu, 1846’da Mekke yakınlarındaki Mina’da vefât etti. Esas adı İsmâil olup, Hammâmîzâde diye de ...

SITMA Daha ziyade bataklık bölgelerin bulaşıcı hastalığıdır. “Anofel” denilen bir cins sivrisinek vasıtasıyla geçer. Şiddetli titremelerle kendini belli eder kırgınlık, baş ağrısı, iştahsı...