DÜZLEMLİK i. (düzlem’den düzlem-lik). Düzlem olma hali. — Opt. Alan düzlemliği, bir optik sistemin veya fotoğraf objektifinin, görüş alanı içinde, düzlem bir nesneyi düzlem görüntü olarak vermesi özel...

DÜZLEMKÜRE blş. i. Coğ. Gök veya yer yuvarlağının iki yarısını aynı düzlem üzerinde göstereıf harita: Gök diizlemküreşi. Yer düzlemküresi....

DÜZLEMEK geçi. f. (düz’den düz-le-mek). Düz hale getirmek: Tepeyi nerdeyse uçak alanı gibi düzleyecek (K. Tahir). Esk. Tesviye etmek. — Mekan. Kesici bir âlet yardımıyle (raspa, rende) bir tahtanın ve...

DÜZLEME i. (ditzlemek’ten düz-le-me). Düzlemek işi. -r- Jeol. Engebenin başlıca çıkıntılarını yok eden yıprandırma. — Metal. Bir madenî levhayı düzgün hale getirmek için yapılan mekanik işlem. — Tekno...

DÜZLEM sıf. (düztemek’ten düz-lem). Yeni. üzerinde girinti ve çıkıntı, seviye farkı olmayan. — Mat. Düzlem açı, düzlem şekil, bir düzlem yüzeye çizilen açı, şekil. || Düzlem’geometri, konusu, dü...

DÜZKÖY, Karadeniz bölgesinde (Doğu Karadeniz bölümünde; ‘Irabzon iline Dağlı ilçe, s 20 947 nüf. (1990); 12 köy. — Üçe merkezi, 4 793 nüf. (1990); Akçaabat’ın 21 km güneyinde; yüksl. 750 m....

DÜZKANATLILAR çoğl. blş. i. Dört Kanatlı böcekler takımı. —  Az çok sert ve dar olan üst kanatlar, uzunlamasına katlı ve geniş olan alt kanatları örter. Ağız parçaları çiğneyici, arka bacaklar sıçrama...

DÜZİNE veya DÜZÜNE i. (ital. dozzina’- dan). Aynı cinsten olan şeylerden on iki ta* nesinin meydana getirdiği takım: İki düzine kalem. Yarım düzine çorap,...

DÜZİKO i. (islavca duz*dan). Esk. Anasonlu üzüm rakısı. (Bk. düz.) Bir koltuk meyhanesine girer, tezgâh baştnda erkenci Rum balıkçılara karı şırak bir kadeh düziko atar....

DÜZGÜNLÜK i. (düzgün’den düzgün-lük). Düzgün ve muntazam olma. || Esk. Düzgün için kullanılan malzeme ve kutusu. — Mat. Düzgün olan bir şeklin, bir işlemin v.b. temel özelliği,...

DÜZGÜN sıf. (düzmek’ten düz-gün). Pürüzü, girintisi çıkıntısı olmayan: Düzgün bir cetvel. ¡1 Kusursuz, iyi düzenlenmiş: Buranın düzgün, kara sokaklarımdan oranın beyaz, mavi kaldırımlı iğri yolları, d...

DÜZGIDİŞ blş. i. Geod. Yeryüzünde iki noktayı birbirine bağlayan en kısa çizgi. — ansİkl. Harita hazırlanmasında temel, olan meridyen ve paralel çizgilerinden” meridyen düzgidiş, paraleller ise ...

DÜZENLEMEK geçi. f. (düzen’den düzenle- mek). Düzenli, muntazam hale koymak: Odayı düzenlemek. Esk. Tanzim,etmek. Tertip etmek. — İşletmec. Belli kurallara göre düzene koymak. (Bir işin bir atelye vey...

ÇAKIRKUŞU (Accipiter gentilis); Alm. Habicht (m), Fr. Acitour (m), İng. Goshawk. Familyası: Kartalgiller (Falconidae), Yaşadığı yerler: Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika’da sık ağaçlı orman kenarl...

ÇAKI; Alm. Taschenmesser (n), Fr. Canif (m), İng. Pocket knife, clasp knife. Bir veya birkaç kesici yüzü gövdesinin içine katlanarak kapanabilen kesici âlet. Çakılar çeşitli şekillerde, çeşitli maksat...

ÇAKALERİGİ (Prunus spinosa); Alm. Pflaume, Fr. Prune, İng. Plum. Familyası: Gülgiller (Rosaceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesi. Nisan-mayıs ayları arasında, bey...

ÇAKAL (Canis auraus); Alm. Schakal (m), Fr. Chacal (m), İng. Jackal. Familyası: Köpekgiller (Canidae), Yaşadığı yerler: Güney Doğu Avrupa, Güney Asya ile Kuzey Afrika’nın bozkırları. Özellikleri...

ÇAKA BEY; İzmir fâtihi ve Anadolu Selçuklu Devletinin müstakil beyi. Oğuzların Çavuldur boyuna mensup olan Çaka Bey, Malazgirt Zaferini tâkiben Anadolu’nun fethi işine girişen Selçuklu kuvvetler...

ÇAĞRI KUVVETİ; NATO’ya dâhil bâzı devletlerin deniz kuvvetlerinden kurulu beş gemilik bir birlik. Akdeniz’de NATO’ya bağlı devletlerin karşılaşacağı âcil ve tehlikeli bir durumda sür...

ÇAĞRI BEY; Büyük Selçuklu Devletinin kurucularından. Selçukluların ilk hükümdârı Tuğrul Beyin kardeşidir. 990 yılında doğdu. Künyesi Ebû Süleymân olan Dâvûd Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emîri idi. Tâ...