i. (ar. istis^âd’dan istis^âdiy- ye). Fels. Esk. Saadeti en yüksek gaye bilen felsefe sistemi. Mutçuluk,...
i. (ar. reka- bet’ten istirkâb). Esk. Rakip kabul etme, çekememe: İkbalimizi istirkab ile idbarımı- za sebep olanlara… (Akif Paşa). ♦ istirkabât çoğl. i. Esk. Çekememeler, kıskanmalar,...
çoğl. i. İstiridyeleri ve benzerlerini kapsayan iki çenetli yumuşakçalar familyası. — ansİkl. Bu hayvanların organları diğer yumuşakçalara göre oldukça değişiktir, bunlarda ayak ve ayak sinir düğümler...
i. (istiridye>istiridyeci’- den istiridyeci-lik). İstiridye üretmek ve istiridyeleri ıslah etmek amacıyle yapılan işletmecilik....
blş. i. Zool. Kıyılarda yaşayan kuş; tüyleri genellikle beyaz benekli siyah, gagası uzun, gövdesi yandan basıktır. (Dünyanın hemen her tarafında bulunur. istiridye avcısı [Hoematopus ostra- legus] Avr...
i. (ar. redd’- den istirdâd). Esk. önceden verilmiş veya gönderilmiş bir şeyi geri isteme. || Tekrar ele geçirme, geri alma, kurtarma: Edirne üzerine mezkûr kolordu ile hareket etmiş re Dimetoka haral...
i. Denize. Kasa piyanı ü- zerine aykırı olarak yapılan ikinci piyan bağı. (Kısa piyanını sıkıştırarak sağlamlamak için yapılır.)...
