MÜHR-İ HÜM ÂYÛN; Alm. Kaiserliches Siégé l (n), Fr. Sceau (m) impérial, İng. impérial seal. Osmanlı pâdişâhlarının kullandıkları mühü- re verilen ad. Pâdişahlann mühürlerine ’Tuğra” denir. Mutla...
Hiç bir su damlası, parıltısım da beraber götürmez. Çünkü o parıltı başkasmdandır. Ve biçtir güzel, güzelliği alıp götürmez dünyamızdan giderken. Çünkü kendisinin değildir o güzellik. Gidenler ve gele...
MÜHLİYE (Corchorus olitorius); Alm. Chorchorus olitorius, Fr. Coréte, İng. Jew’smallow. Familyası: Ihlamurgiller (Tiliaceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney Anadolu. Hindistan ve tropik ikli...
Yer ve gök her zaman değişir. Her mevsim değişir. Hergün değişir. Her an değişir. Fakat güzellik eksik olmaz ne yerde, ne gökte. O her an haşka h ir kılıkla karşımızdadır. Bahar sabahında dünya çiçekl...
MÜHİMMAT (Cephâne); Alm. Munıtıon, Fr. Munıtıon (f), İng. Ammurıtıon. Personele, malzemeye veya askerî hedeflere zarar vermek için bir yere yerleştirilen, atılan ve havadan bırakılan, güdümlü olarak v...
Tarikat Mensuplarına Ait Mezar T aşları 1 arikat mensuplarına ait mezar taşlan kendi aralarında önemli bir grup oluştururlar. Bu taşlarda mistik sembolizm en geniş şekilde kullanılmıştır. I arikat men...
Mezar Taşlarında Hat Sanatı Ebced ile tarilı düşürme sanatı, mezar taşlarından gelişmiştir. Şiirle doğrudan ilgisi bulunan bu sanat, bir bakıma ölümden sonra yaşanmış bayatın veciz bir şifresi olarak ...
İstanbul mezarlıkları ve mezarları, sanıp oldukları mezar taşlan balemımclan, Osmanlı sanatının bellibaşlı bütün üsluplannı yansıtan Lir sanat taribi laboratuvarı veya müzesi dumnııınd^dırlar. Mezar •...
MÜHENDİSLİK; Alm. Ingenieuwissenschaf- ten (pl); Ingenieurwesen (n); Maschinenbau (m), Fr. Génie (m) civil; logistique (f) industrielle, İng. Engineering. İnşaat, makina ve cihazları, imâl usullerini,...
MÜHENDİSHÂNE-İ SULTÂNI; Sultan Üçüncü Selim Han (1789-1807) zamânında, fen bilgileri öğretmek için açılan okul. Pâdişâh olduğu andan îtibâren bir takım ıslâhatlara teşebbüs eden Üçüncü Selim Han, açtı...
Mezarlıkları şehir dışına nakledip, etrafına muhkem duvarlar, tel örgülü çitler çevirerek iyice tecrid ederken acaba, ölüm florinin ürkütücülüğünden mi uzaklaşmak istiyorsunuz? Ancak ” b a y r a...
MÜHENDİSHÂNE-İ BERR İ-İ HÜMÂYÛN; topçu ve istihkâm subayı yetiştiren okul. Osmanlı Devleti yükselme devrinden sonra, bilhassa başta 1683 Viyana bozgunu olmak üzere, birbirini tâkip eden mağlûbiyetlerl...
Azameti, fukara taşlarında iz bırakmadan sönüveren tir ömrün merareti (acılığı) okunsa da, to p rağ ın kemen kir kanş altında kıçkır dünyevi otorite n in tem in ed em iy e c e ğ i m ü t lı iş k ir müs...
MÜHENDİS HÂNE -İ BAHRİ-İ HÜMÂYÛN; Osmanlı donanmasına deniz subayı yetiştirmek için kurulan okul. On yedinci yüzyılın başından îtibâren dünyâ denizciliğinde büyük gelişmelerin ve keşiflerin ortaya çık...
MÜFTÎ (müftü); fetvâ vermek ehliyetine sâhip olan büyük İslâm âlimi. Fetvâ, bir meselenin dindeki hükmünü öğrenmek için sual soran kimseye, müctehid olan bir İslâm âliminin verdiği cevap, bildirdiği d...
MÜEYYEDZÂDELER; Osmanlı Devletinde yetiştirdiği âlimlerle meşhûr bir âile. Müeyyedzâdeler âilesinden yetişen âlimlerin en meşhûrları şunlardır: 1. Müeyyedzâde Abdurrahmân Efendi: İsmi Abdurrahmân olup...




















