OTUZYIL SAVAŞLARI; on yedinci yüzyılda Hıristiyanlığın Avrupa kıtasındaki mezhep kavgalarının 1618-1648 yılları arasındaki safhası. On altıncı yüzyılda başlayan mezhep kavgaları, 17. yüzyılda da devam...

OTUZİKİ FARZ; İslâm dîninde, mükellef yâni akıl bâliğ, akıllı ve yetişkin kadın erkek her Müslümanın, en önce öğrenmesi gereken, otuziki dîni emir. Allahü teâlânın, İslâm dîni ile insanlara bildirdiği...

OTUZBİR MART VAK ASI; Meşrutiyetin muhâfazası için Selanik’ten İstanbul’a getirilen Avcı taburlarının 13 Nisan 1909’da çıkardığı isyan. Rûmî takvimle 31 Mart 1325’te çıktığı iç...

OTOSKLEROZ; Aim. Otosklerose (f), Fr. Otosclerose (f), İng. Otosclerosis. Orta kulaktaki kemikçikler arası eklemin donması(kireçlenmesi). Hastalık ilerleyici tipte, iletim türü bir sağırlığın yerleşme...

OTOPSİ; Aim. Otopsi, Leichenöffnung (f), Fr. autopsie (f), İng. Autopsy. Cesedin dıştan ve içten tetkik edilmesi. Ölüm sebebini ve zamanını tespit, vücuttaki organların durumunu tetkik ve kimlik belir...

OTOMOBİL; Aim. Auto (-mobil) (n), (Kraft-) Wagen (m), Fr. Automobile (m), İng. Car. Automobile. Şehir içi ve şehir dışı karayollarında, insan naklinde kullanılan kendinden tahrikli vâsıta. Otomobil, g...

OTOMATİK KONTROL; Aim. Automatische Kontrolle (f), Fr. Controle (m) automatique, İng. Automatic control. İnşam müdâhaleleri olmaksızın bir sistemde giriş ve çıkışlar arasında denge kuran, çalışmada de...

OTOMAT ÇELİĞİ; Aim. Koklenstoff-Stahl, Fr. Acier (m) â decolletage rapide, İng. Carbon Steel. Teknolojide kullanılan bir çeşit düşük alaşımlı karbon çeliği. Simgesi: 9520, C 1117, C 1120, C 1137 olara...

OTOMAT; Aim. Automat (m), Fr. Automate (m), İng. Automation. İnsan eli değmeksizin en ekonomik ve ucuz yolla malzeme imal eden, iş yapan teknolojik araçlara verilen genel bir isim. Demir bir çubuktan ...

OTOMASYON; Aim. Automation (f), Fr. Automation, automotisation (f), İng. Automation. Bir iş yerinde, iş verimini arttırmak amacıyla makinalaşma. Otomasyon sonucu emekten tasarruf edilerek, üretimde be...

OTOKLAV; Aim. Autoklav (m), Fr. Autoclave (m), İng. Autoclave. Basınçlı buhar ile yapılan sterilizasyonda (mikropsuzlaştırmada) kullanılan cihaz. Bunda esas, buharla doymuş bir ortamda ve 100°C’den yü...

OTLUKBELİ MEYDAN MUHAREBESİ; Fâtih Sultan Mehmed Hanın Akkoyunlu Sultanı Uzun Haşan ile 11 Ağustos 1473’te, Otlukbeli mevkiinde yaptığı büyük meydan muhârebesi. OsmanlI Sultanı Fâtih Sultan Mehm...

OTEL; Aim. Hotel (n), Fr. Hotel (m), İng. Hotel. Oda veya dâireleri geçici bir süre için kiraya verilen, müşteri hizmetleri, görevli personel tarafından yapılan ve ticârî gâye ile işletilen yer. Eskid...

OTARŞİ; Aim. Autarkie (f), Fr. Autarcie (f), İng. Autarky. Millî ekonominin, ihtiyaçlarını kendi bünyesinde karşılayarak, milletlerarası iktisâdî münâsebetlerini en düşük seviyeye indirmesi. Bir devle...

OTARİ (Otari byronia); Aim. Ohrenbrobbe (f), Fr. Otarie (f), İng. Otary. Familyası: İrikulaklıgiller (Otariidae), Yaşadığı yerler: Güney denizlerinde, soğuk bölge kıyılarında ve buzlar üzerinde. Özell...

OTAĞ; Aim. Grosses, prâchtiges zelt, Fr.Tente large et bien garnie, İng. Large and luxurious tent. Pâdişâhlara ve beylere mahsus büyük süslü çadır. Farsça çetr. Arapça hayme denilen otağ, Orta Asya Tü...

OT; Aim. Kraut (n), Pflanze (f); Gras (n); Unkraut (n), Fr. Herbe (f), İng. Grass, herb; weed. Dünyâ vegetasyonunda kültür bitkilerine zararlarından dolayı istenmeyen ve yüksek rekabet gücüne sâhip ol...

OŞİNOGRAFİ; Aim. Meereskunde (f); Ozeanographie (f), Fr. Oceanographie (f), îng. Oceanography. Okyanuslarda, suyun fizikî özelliklerini ve dalga hareketlerini, okyanus tabanlarının jeolojik şekilleriy...

OSTEOPOROZ; Aim. Osteoporose (f), Fr: Osteoporose (f), İng. Osteoporosis. En sık görülen metabolik kemik hastalığı. Hastalıkta kemik kitlesinin ilerleyici olarak azaldığı, trabeküllerin (kemik dokusu ...

OSMOZ (GEÇİŞME) OLAYI; Aim. Osmose (f), Fr. Osmose (f), İng. Osmosis, osmose. Bir sıvının, yarı geçirgen (semipermeabl) bir zardan geçmesi olayı. Yoğunlukları (veya konsantrasyonları) farklı olan iki ...