Fransa İmparatoru Üçüncü Napolyon

NAPOLEON -lll; on dokuzuncu yüzyıl Fransa İmparatorlarından. 20 Nisan 1808’de Paris’te doğdu. Birinci Napoleon’un kardeşi Louis Bonaparte’m oğlu olup, annesi Hortense de Beauha...

I. Napolyon'un oğlu II. Napolyorı hiçbir zaman Fransız tahtının veliahtlığını kabul etmemişti.

N A PO LÉO N -II; Birinci Napoléon’un, daha doğduğunda Roma Kralı ünvânmı alan oğlu. Annesi Avusturya Prensesi Marie Louise’dir. 20 Mart 1811 ‘de Paris’te doğdu. Adı, François ...

Napolyon Bonoporte'ın Delaroche tarafından yapılmış portresi

NAPOLĞON-I ; Fransız İmparatoru, Bonapart Hânedanının kurucusu. 15 Ağustos 1769’da Korsika Adasının Ajaccio şehrinde doğdu. İtalyan asıllı hukukçu Charles Bonaparte ile Letizia Ru- molino’...

NAPALM

NAPALM; Alm. Napalm (rı), Fr. Napalm (m), İng. Napalm. Bir çeşit yangın çıkarıcı bomba. Bombanın yakıcı maddesi benzinle dolgu maddesinden meydana gelmiştir. Dolgu maddesi, napalm bombasına ismini ver...

Fridtjof Nansen

NANSEN, Fridtjof; Norveçli bilim adamı, diplomat, hürriyet taraftarı bir siyâsetçi ve Kuzey Kutbu kâşiflerinden. 10 Ekim 1861’de Norveç’in Fröen şehrinde doğdu. Bugünkü adıyla Oslo Ünivers...

NÂNE (Mentha); Alm. Minze, Fr. Menthe, İng. Mint, Pennroyal. Familyası: Ballıbabagiller (Labiatae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetişir. 0,5-1 m boylarında, hoş ko...

NAMIBIA DEVLETİN ADI………. ……………………Namibia BAŞŞEHRİ………………………………&...

EFLÂTUN; Alm. Plato, Fr. Platon, İng. Plato. Yunanlı filozof (M.Ö. 429-347). Asıl adı Platon olup İslâm dünyâsında Eflâtun ismi ile bilinir. Eski Yunan felsefecilerindendir. Sokratm talebesi, Aristonu...

EFLÂKİ (Ahmed Âriff); Anadolu’da yetişen âlimlerin büyüklerinden. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. Eflâkî gençliğinde iyi bir tahsil gördü. İlim için pekçok seyâhatlar yaptı. Zamânının birç...

EFLAK; Alm. Walachei (f), Fr. Valacheie (f), İng. Walachia. Eski Romanya’nın bir eyâleti. Eflak, eski Tuna Prensliği adıyla, Boğdan ile birlikte Romanya Krallığını meydana getirmişti. Bugün Efla...

EFENDİ KAPISI; Alm. Sekretariat (n), der Janiîs charen hist. Fr.Secrétariat (m) des Janissaires, İng. Secrétariat of the Janissaries. Yeniçeri kâtibinin dâiresine verilen ad. Yeniçeri kâtibine “...

EFENDİ; okuyup yazması olanlara verilen ünvan. Okumuş, molla, hoca, çelebi, seyyid mânâlarında da kullanılırdı. Efendi tâbiri Selçuklular zamanında kullanılmaya başlanmış, daha ziyâde Osm a n l I l a ...

EFEMERİD (Ephemeroidea); Alm. Ephemeroptera (pl), Fr. Ephemeropteres (m.pl.), İng. Ephemeroptera. Bir böcek takımı. Mayıssinekleri olarak da bilinirler. Çok yumuşak vücutlu, ufak veya orta boyda böcek...

EFEKTİF; Alm. Effektiv (m), Fr. Effectif, İng. Effective. Bankacılıkta, çek ve benzeri senetler dışında kâğıt ve madenî para. Türkçede genellikle kambiyo işlemlerinde kullanılmaktadır. Döviz ihtiyacı ...

EFEDRİN; Alm. Ephedrin (n), Fr. Ephedrine (f) İng. Ephedrine, Tıpta geniş kullanma alanı olan alkaloit türünden bir ilâç. Kimyasal olarak formülü C10H15NO olup, esas alkaloittir. Efedra vulgaris ismin...

EFE; özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek topluluklarının başkanına verilen isim. Halk arasında “ağabey” anlamında kullanılır. OsmanlIların son zamanlarında, devlet otoritesine karşı ...

Tanzim ât devri şâir ve yazarlarından Namık Kemal.

NÂMIK KEMÂL; Tanzimat edebiyatının meşhur gazeteci, siyâsetçi, şâir ve yazarı. 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. 1889’da mutasarrıflık yaptığı Sakız Adasında öldü. Bolayır’a gömül...

EF’ÂL-İ MÜKELLEFİN; İslâm dininde mükellef (sorumlu) kimsenin her türlü davranışlarının dindeki hükümleri. Dînin emirlerinden ve yasaklarından sorumlu kimselerin, yapmaları ve sakınmaları lâzım ...

NÂME; Alm. Brief(m), Fr. Lettre (f), İng. Letter. Mektup, risâle, kitap mânâsına Farsça bir kelime. Osmanlı pâdişâhlarının beylerine, vezirlerine ve yabancı devlet başkanlarına gönderdikleri resmî mek...

Eskiden kervanların mola verebileceği geniş bir arâzi üzerine kurulan namazgâhlar, aynı zam anda iyi bir dinlenme yeri olurdu. Her nam azgâhın ya nında abdest ve diğer ihtiyaçları karşılamak için kullanılan bir çeşme yapılır, dikilen sık yapraklı ağaçlarla yolcuların gölgelenm esi ve dinlenm esi sağlanırdı.

NAMAZGÂH; Alm. Freier Gebetsplatz (m), Fr. Place (f) ou l’on fait la prière, İng. Place of prayer. Namaz yeri, Farsça bir kelime olup lügatta, namaz kılınan yer mânâsınadır. Şehir dışında, kırda...