1 — İlmiyle dünyâlık istememek. Çünkü âlimlerin en küçük derecisi, Dünyânın (Allah yanında) hakir, âdi ve lezzetlerinin geçici olduğunu, âhiret’in yüceliğini, devâmını, n im etlerin in sâfîliğini ve m...
İLMİN ÂFETLERİ VE ÂHİRET ÂLİMLERİYLE FENÂ ÂLİMLERİN ALÂMETLERİ BEYÂNINDADIR İlim ve âlimlerin faziletlerini bildiren bâzı âyet ve hadîsleri yukarıda zikr etmiştik. Fenâ âlimler hakkında da, Kıyâmet gü...
Bilmiş ol ki, servet kazanmakta olduğu gibi, ilimde de inşânın dört hâli vardır. Mal sahibinin, istifâde hâli var, bu hâli ile servet kazanır. Tutumluluğu hâli var, bununla zâtını ihtiyâcdan kurtarır,...
Eğer «niçin tıb ve fıkıh ilimlerini yolcunun binit ve azığına benzettin)» dersen; bilmiş ol ki: Allahu Teâlâ’ya yakınlık için çaiışan beden değil, kalb’diı*. Kalb derken, yürek dediğimiz et parçasını ...
Allahu Teâlâ’ya mülâkatm saâdetine ve avam tabaitası ile kelâmcıların anladığı gibi değil de, Peygamberlerin anlayıp istedikleri gibi, zât’m cemâline bakmak saâdetine nisbetle, ilimler üç mertebede dü...
Öğrenci’nin riâyet edeceği bir çok âdâb ve vazifeleri vardır ki bunlar, on kısımda toplanabilir. 1 — Her şeyden evvel, kalbini bütün fenâ hâllerden ve kötü vasıflardan temizlemektir. Çünkü ilim öğrenm...
İyi bil ki: Hasmına üstünlük ve onu susturmak, insânlar arasında yücelik ve fazilet elde etmekle böbürlenmek ve bu sebeble insânları keı idine çevirmek için yapılan münâkaşalar, Allah yanında bütün kö...
Bilmiş ol ki, bunlar, insânları bu yola çekerek: «Bizim mübâhaseden gâyemiz, gerçeği açığa çıkarmaktır. Zîra aranan gerçektir. İlimde, mânâyı bulmak için, düşüncenin ve fikirleri karşılaştırmanın fayd...
İNSÂNLARIN HILÂF İLMİNE YÖNELMESİNİN SEBEBİ İLE MÜNAZARA VE CEDEL’İN ÂFETLERİNİN GENİŞ ŞEKİLDE AÇIKLANMASI VE BUNLARIN MÜBÂH OLMASININ ŞARTLARI BEYÂNINDADIR ✓\ Bilmiş ol ki, hilâfet vazifesini Peygamb...
Bilmiş ol ki ilimler bu i‘tibarla üç kısma ayrılır : 1 — Azı da, çoğu da yerilen, 2 — Azı da, çoğu da makbûl olan ve çoğaldıkça daha güzel ve faziletli olan, 3 — Yetecek kadarı makbûl, fakat fazlası m...
Bilmiş ol ki, mezmûm ilimlerin şerî’at ilimleriyle karıştırılm alarının kaynağı, fena maksatlarla, onların öğülen adlarını tahrif edip, birinci asırdaki iyi insanların murâd ettikleri mânâların hilâfı...
«Eşyayı olduğu gibi bilmek ve tanımak olduğuna ve bu da aynı zamanda Allahu Teâlâ’nın sıfatlarından bulunduğuna göre, nasıl olur da ilim mezmûm olur» dersen bilmiş ol ki, ilim bizatihi mezmûm değil, b...
A h m e d b. Ha n b e l ile S ü f y â n – ı S e v r î ’ ye (Allah onlara rahmet etsin) gelince: Bunlara uyanlar az, hele Süfyân-ı Sevrî’nin tâbî’leri daha azdır. Fakat bunların harâm’dan kaçınma...
Ebû Hanife de aynı şekilde âbid, zâhid, Allahu Teâlâ’yı bilen ve ondan korkan ve Allah rızâsını dileyen bir zât idi. Âbid olduğu İ b n M ü b â r e k ’in şu rivâyetiyle bilinir : İ b n Mübârek diyor ki...
İmâm Mâlik de (R.A.) yukarıda açıklanan beş hasletle süslenmiştir. Kendisine : — İlim talebine ne dersin? diye sorulunca: — Çok güzeldir, fakat öğreneceğin, günlük yaşayışında sana lâ zım olan ilim o...
Şu’rivâyet İmâm Şâfi’î (Allah rahmet etsin)’nin âbid olduğuna bir delildir: Merhûm, geceyi üçe taksim eder, bir kısmını ilim, dîğer kısmını ibâdet ve dîğer kısmını da uyku ile geçirirdi. Rebî‘î ...
Son haddine kadar tafsili mümkün olmamakla, berâber, eğer âbiret ilminin bir nebze tafsilini bilmek istersen âgâh ol ki: Âhiret yolunu gösteren ilim, mükâşefe ve muâmele olmak üzere ikiye ayrılır. BİR...
Bilmiş ol ki, ilimlerin kısımlarını, geriletmeden, farz olanları ile olmayanlarını ayırmak mümkün olmaz. İlimler, esâs itibariyle ikiye ayrılır: 1 — ŞER’İ İLİMLER: Yâni, hisâb gibi akıl ile, tabâbet g...
BU BÂB MAHMÜD VE MEZMÛM [ÖĞÜLEN VE YERİLEN] İLİMLERİN AKSÂM VE AHKÂMI BEYÂNINDADIR. BURADA FARZ-I AYN VE FARZ-I KİFÂYE OLAN İLİMLER İLE, KELÂM VE FIKIH İLMİ NİN, NE DERECEYE KADAR DÎN İLMİNDEN SAYILA...
Bu bahiste açıklanmak istenen, ilmin fazilet ve nefâsetidir. Faziletin ne demek olduğunu bilmiyen ve faziletten gâyenin ne olduğunu anlamıyanlann, ilimde veya ilimden gayri şeylerde bir haslet olarak ...



